
BİR TELEFON BİR KAMERA: İKİ SAVCI
Bu hayatta önemli olan ne iş yaptığın değil, o işi nasıl yaptığındır. Meslek ister çöpçülük olsun ister devletin en kritik makamlarından biri… Fark etmez. Önemli olan, o işe gösterilen ciddiyettir. Yani bir insan bir işi “yapıyormuş gibi” yapmamalı. Gerçekten yapmalı.
Adalet işi ise çok daha kritik!
O bazen tek bir ana sığar.
Bir telefon görüşmesine…
Ya da bir kamera kaydına.
Ve o anlarda, sadece bir dosyanın değil, bir vicdanın da kaderi yazılır.
İşini hakkıyla yapana: Can kurban!
Meslek hayatımda çok şey gördüm. Ama iki olay var ki, adaletin nasıl ayakta kaldığını ya da nasıl yara aldığını bana en çıplak haliyle gösterdi.
İlk olay…
Yaklaşık 35 yıl önce. Bir cumartesi sabahı nöbetçiyim. Hastaneye yirmi yaşlarında bir genç getirildi. Ormanda ölü bulunmuş.
Prosedür gereği savcıyı aradım.
“Sayın savcım, şüpheli bir genç cesedi var.”
Savcı Bey’de tatil sabahı mahmurluğu…
“Darp, cebir, kurşun yarası var mı?”
“Yok.”
“Şikayetçi?”
“Yok.”
“O zaman verin ailesine, gömsünler.”
Bir telefon, bir karar.
Ve bir dosya kapandı.
Ama benim içimde bir soru açık kaldı:
“Ya bu gariban başka biri tarafından zehirlendiyse?”
Bu ihtimal bile araştırılmadan toprağa gömüldü.
Belki de sadece bir hayat değil… bir gerçek de gömüldü.
Bir otopsi yapılmadan…
İkinci olay:
Yıllar sonra… Denizli Devlet Hastanesi’nde başhekimlik yapıyorum. İmza evraklarının arasında değişik bir zarf.
Açtım.
Küfürler, hakaretler, aşağılık ifadeler… Ama ne imza var ne adres.
Başsavcıya gittim.
Bana yorgun bir sesle:
“Böyle bir sapık var, daha önce de yapmış. Ben de duydum. Bazı daire müdürlerine bu tür mektuplar atmış, uğraşmaya değmez. Ama istersen seni nöbetçi savcıya yönlendireyim,” dedi.
Ben de:
“Uğraşacağım,” dedim.
Hiç unutmam. Nöbetçi savcı: Halil İbrahim Bey.
Genç. Dikkatli. Kararlı
Zarfa baktı. Tarihi inceledi. Hemen PTT Müdürünü aradı:
“19 Ekim tarihli kamera kayıtlarını istiyorum.”
Gelen görüntülerde bir adam… Elinde aynı zarflardan 18 tane daha. Tek tek görevliye teslim ediyor.
Savcı iz sürdü. Adamı yakaladı.
O “önemsiz” görülen mektupların faili, meğer aslında bir suç makinesiymiş. Sonradan öğrendiğimize göre bu mektup işi onun Emniyetteki 49 dosyasından sadece birisiymiş.
Bu davadan 3 yıl hapis cezası aldı.
Şimdi düşünüyorum da…
Bir savcı görmezden geldi.
Bir savcı peşine düştü.
İşte fark bu!
Biri-belki- genç bir ölümün üzerini kapattı.
Diğeri bir mektuptan suç zincirini çözdü.
İki olay.
Birinde telefon var…
Diğerinde kamera.
Ama asıl fark ne biliyor musunuz?
Biri “yeterli” dedi ve kapattı.
Diğeri “yetmez” dedi ve derine indi.
İşte adalet tam da burada başlar… ya da biter.
Bugün…
Tunceli’de yıllar önce karartılmış bir dosya yeniden açılıyor. Susturulmuş gerçekler konuşmaya başlıyor. Bu işleri yapan da, bir itirafçının sözlerinden yola çıkarak soruşturma dosyasını tozlu raflardan indiren Başsavcı Ebru Cansu.
Ve Adalet Bakanı Akın Gürlek…
Sadece dosya inceleyen bir isim değil. Sistem kuran, mücadele eden, risk alan bir irade ortaya koyuyor. Faili meçhullerin üzerine gidiyor, Bakanlıkta yeni birimler kuruyor.
Çünkü adalet, kendi haline bırakılırsa işlemez.
Onu ayağa kaldıracak olan, ciddiyettir. Cesarettir. Vicdandır.
Şimdi bir soru:
“Bu ülkede adalet yok” diyenler…
Gerçekten yargının önüne dolu dosyalar koydunuz da şikayetleriniz hasıraltı mı edildi?
Pek sanmam…
Hiçbir vicdan sahibi savcı, ideolojiye göre karar vermez. Hiçbir dürüst savcı, olmayan bir suçu da iddianameye yazmaz.
Ama bir gerçek var:
Adalet, ancak onu ciddiye alanların elinde hayat bulur.
Bir de dipnot düşelim…
Akın Gürlek Gölhisar’da,
Ebru Cansu Çameli’nde görev yapmış.
Yani bu toprakların ekmeğini yemiş suyunu içmiş havasını solumuş insanlar…
Hep başarılı olun.
Bu millet için…
2026
Ramazan Canural'ın 'Bir telefon bir kamera: iki savcı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Fail bir kişi değil, bir çağrıdır' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Sosyal medya masalları ve gerçekler' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Nasıl da yanılmışım!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Zeynep-Kamil kadın doğum ve çocuk hastanesi' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Helal olsun Yıldız Tilbe helal olsun Çelik' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ramazan Canural'ın 'Kedi aslanla boğuşabilir mi?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Razaman Canural'ın 'Emr-i Bi'l Ma'ruf ve Nehy-i Anil Münker' adlı köşe yazısı.... Devamı
Bahçeşehir Koleji Burdur Kampüsü öğrencileri Avrasya Şampiyonası’nda 1.’lik ve 2.’lik elde etti. Takım dünya şampiyonasına katılacak.
BİM, mobil uygulamasına özel olarak DSIII PRO X model elektrikli bisikleti 27.990 TL fiyatla ve peşin fiyatına 6 taksit imkanıyla satışa sundu. Ürünün teknik özellikleri ve iade koşulları paylaşıldı.
CHP’li İzzet Akbulut, Asar Tepesi’ndeki maden sahasına karşı Karamanlı halkına destek verdi.
2026 HMGS sınavının ardından ÖSYM cevap anahtarını yayımladı. Soru kitapçığı ve cevaplara nasıl ulaşılır? İşte detaylar.
GSB 157 işçi alımı başvuruları İŞKUR üzerinden başladı. Başvuru şartları, tarih ve kura süreci detayları burada.
SAHA Expo 2026 için giriş ücretleri ve ücretsiz günler açıklandı. Hangi günler ücretsiz, giriş ne kadar? İşte tüm detaylar.
Yorumlar (0)