
BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN
BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ!!!!
Bizim bilmeyip Cenab-ı Hakk’ın bildiği sayılar adedince şükürler ve dualarımız O’nun kabul edeceği dualardan olsun ki; bu yılda ve bir takvim yılı içinde kutladığımız iki dînî bayramımızdan biri olan Kurban Bayramı’na kavuşmamıza saatler kaldı elhamdülillah… Ancak bu yıl, önceki yıllara göre daha buruk bir Kurban bayramı kutlayacağız maalesef. Nedenine niçinine gelince, çünkü bu yılki Kurban Bayramı; gönül coğrafyamız da yaşanan savaşlar ile benzer olumsuzluklar ve Ülkemiz de yaşanan kazalar, büyüklü küçüklü âfetler ayrı; bundan 66 yıl önce, yani 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbenin ve 2’si bakan 1’i de Başbakan olmak üzere 3 masum devlet adamının îdam fermanlarının yazıldığı tarihe denk geliyor! O nedenle ben, daha yazımın başında yine de, her şeye rağmen, bu bayramı kutluyor ve Cenab-ı Hakk’tan hepimizi sağlıklı sıhhatli, inançlı imanlı, dinli diyânetli ve ibâdetli taatli bir şekilde bu bayrama da bundan sonraki bayramlara da ulaştırmasını ve bizlere tüm bayramları günün ruhuna-mânasına uygun, sevinçlerinin yağmalanmayıp paylaşıldığı bir şekilde kutlatmamızı nasip etmesini niyaz ediyor; daha sonra da mübârek Ramaz Bayramının bir Şeker Bayramı olmadığı gibi; Kurban Bayramının da bir et ve israf bayramı ve çevre kirliliği bayramı olmamalı!’ diyorum.
Bilindiği gibi, son yıllardaki kurban bayramları eskisi kadar zahmetli veya meşakkatli ve bizlerde yeteri kadar ihlâslı olmadığımız ve belki de kazançlarımıza haram karıştığı için olsa gerek, fazla heyecanlı ve coşkulu geçmiyor. Dolayısıyla da fazla bereketli olmuyor! Yani bizim yılda bir kez kapılarımızı çalarak karanlık dünyamızı aydınlatan, evlerimizi yerlerimizi nurlandıran ve bazılarının yılda bir de olsa et yüzü görmesine vesile olan; o nedenle olsa ‘et bayramı’ olarak adlandırılan ve kazançlarımızı bereketlendiren-bereketlendirmesi gereken mübârek kurban bayramları artık sıradan bir bayrammış gibi gelip geçiyor maalesef! Oysa biri ramazan diğeri de kurban olmak üzere bu iki bayram Cenab-ı Allah’ın, yarattığı kullarına büyük lütuf ve ikramlarda bulunmayı vâdettiği, dünya ve ahiretini kurtarma fırsatı verdiği sayılı gün ve bayramlardan ikisidir!
Ve hiç birimizin bir dahaki bayrama ulaşmak, ulaşsak bile lâyıkıyla kutlamak-kutlayabilmek gibi bir garantisi yok! O nedenle, ben ‘salı günü ve sabah namazıyla başlayıp cuma günü ikindi namazıyla sona erecek olan (23 vakitlik) teşrik tekbirlerini unutmayalım ve nefsim dâhil bu bayramı ‘son bayramımız’ imiş gibi düşünelim, dolayısıyla da lâyıkıyla kutlamaya çalışalım!’ derim.
Her neyse benim bugünkü konum Kurban Bayramı’nın dînî yönüne değinmek değil, bayram da yapılan israflara dikkât çekmek olacaktı. Ancak, bayramın müjdesi ufukta göründüğü için, bir iki hatırlatma da bulunmadan edemedim. O nedenle ben asıl konuma dönüyor ve şimdi de sevgili okurlarımın ve kıymetli yöneticilerimizin dikkâtlerini bayramlarda ve bilhassa kurban bayramlarında yapılan israflara, dolayısıyla da isrâfın asgarî düzeye çekilmesine katkı sağlamak istiyorum:
Şöyle ki; yazımın burasında hatırlatmak isterim ki, kurban bayramların da ve üzerlerine vacip olan kişilerin kestikleri ve kesecekleri kurbanlık hayvanlar hiçbir zaman bir hayvan kıyımı olmadığı gibi bundan sonra da olmayacaktır! Çünkü Kurban Bayramı’nda hâli vakti yerinde olan veya imkânı bulunan her mükellef Müslümanın kurban kesmesi vaciptir! Ve bu konu da Cenab-ı Hakk, Hac Suresi’nin 22/34. Âyet-i Kerîmelerinde “Her ümmet için, Allah’ın (c.c) kendilerine rızk olarak verdiği hayvanlar üzerine ‘ismini ansınlar diye’ kurban kesmeyi meşru (vacip) kıldık…” buyururken; sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’de “İmkânı olup ta ya da gücü yetip te kurban kesmeyen kişi bizim namazgâhımıza yaklaşmasın!” buyurarak kurbanın ehemmiyetine vurgu yapıyor!
Sadede geliyor ve şimdi asıl konuma dönüyorum:
Hemen her şeyde olduğu gibi, Kurban bayramlarında eskisi kadar hijyen problemi yaşanmıyor, ancak hayvanların sakatatlarını ve derilerini israf etmeme konusunda gerekli hassasiyeti ve yeterli dikkâti göstermiyoruz maalesef…
Bizim çocukluğumuz da ve çevremizde, genel olarak küçük baş ve ‘neslin devamı için’ erkek hayvanlar tercih edilirdi. Ve kesilen kurbanlıkların yenilebilir azaları ayrılarak 3’e bölünür, yenilmeyen azaları ise toprağa gömülürdü! Dolayısıyla da hem kurbanın ruhuna uygun bir işlem yapılmış olunur hem de çevre kirliliğine neden olunmazdı. Derileri ise tuzlanır Türk Hava Kuru (THK) görevlilerine teslim edilirdi ki, biz teslim etmesek te onlar bir şekilde derilerimize el koyar, deri paralarıyla da zengin ve sosyete ailelerin çocukları uçak sefası sürerlerdi! Amma ve lâkin, son yıllarda küçük baş hayvanların derilerine sahip çıkan yok! O nedenle derilerin birçoğu evi yeri kokutmaması için ya çöpe atılıyor ya da cami avlularına bırakılıp gidiliyor. Nedeni ise, tuz masrafının deri parasına yakın olması!
O nedenle, yetkililer bu israfın ve çevre kirliliğinin önüne geçecek planlar yapıp projeler geliştirseler hem büyük sevaba girmiş hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış olurlar. Çünkü, işin uzmanlarının verdikleri bilgilere göre, kurban sayısı geçen yıl 2,5 milyon küçükbaşı geçtiği gibi, bu yıl 3 milyonu geçmesi bekleniyormuş.
KÜÇÜKBAŞ ‘’KURBANLIKLARIN DERİLERİ
BÖYLE DE ’BÜYÜKBAŞ…. KURBANLARIN’
DERİLERİ ÇOK MU FARKLI? HAYIR DEĞİL
ONLARDA DA ‘’İSRAF” DİZ BOYU İMİŞ!!
Benim gördüğüm ve bildiğim kadarıyla büyükbaş hayvan derileri de yeterince değerlendirilmiyor, dolayısıyla da hem ekonomiye kazandırılmıyor hem de sırat köprüsü binitimiz olan kurbanlık hayvanlara haksızlık yapılıyor!
KURBANLIKLARIMIZI ERKEK HAYVANLARDAN
TERCİH EDEREK HEM ÜRETİMİN DÜŞMESİNE
FİYATLARIN ARTMASINA NEDEN OLMAYALIM
AYRICA GAZZE’Yİ VB. DURUMDA OLAN ÜLKE
VE ÜLKE MÜSLÜMANLARINI UNUTMAYALIM!
İHA’larını, SİHA’larını, toplarını, tüfeklerini ve daha birçok silahını kendisi üreten ve gerçek zekâsı da yapay zekâsı da olan ve uzaya çıkma planları yapan bir devletin ve insanının yüzde 98-99’u Müslüman olan bir milletin, Allah (c.c) adına kestiği kurbanlarının etlerini ve sakatatlarını olduğu gibi, derilerini de değerlendirerek hem ekonomiye katkı sağlaması hem çevre kirliliğini önlemesi hem de sevaba girmesi yerine günaha girmesi kabul edilebilir bir şey değil! Ki, hayvan eti yemekten gut hastalığına yakalanan bazı zenginler ve sözde hayvanseverler üzerlerimize vâcip olan kurban kesimlerini ‘hayvan kıyımı’ olarak yorumladıkları gibi, hijyenden uzak bir işlem olarak görüyor ve bizleri kınıyorlar. Oysa kurban bayramları, büyüklü küçüklü hayvan yetiştiricilerinin veya çiftliklerin yanı sıra aile işletmeciliği yapan ve geçimini bu yolla temin eden ailelerin dört gözle bekledikleri bir bayramdır! Çünkü, yetiştiriciler diğer zamanlarda sattıkları maldan çok daha fazlasını kurban bayramlarında ve daha yüksek fiyatlarla satarlar! Ayrıca paralarını çek veya senetle değil, nakit olarak aldıkları ve vâcip olan bir ibâdete katkı sağladıkları için aldıkları paraların daha bereketli olduğuna-olacağına inanırlar! O nedenle, ben mübarek Ramazan Bayramı’nı ‘Şeker Bayramına’ çevirdiğimiz gibi, Kurban Bayramı’nı da hem ‘Et Bayramına’ çevirmeyelim! Hem islâmiyet ve bayram karşıtlarının ellerine koz vermeyelim! Hem de bir ibâdet bayramı olan bayramı bir âdet ve israf bayramına çevirmeyelim!’ derim. Ve konu hakkındaki yazımı noktalarken, başta sevgili okurlarım ve Filistin’de-Gazze’de ve diğer bölgelerde yaşayan Müslümanlar olmak üzere tüm inananların kurban bayramlarını şimdiden kutlarım ve Cenab-ı Hakk’ın bizleri gerçek bayramlarda buluşturması dileğiyle herkese saygılar sunarım.
UNUTMAYIN Kİ, O KURBANLARIN NE ETLERİ NE DE KANLARI ALLAH’A (c.c) ULAŞIR. SİZDEN ALLAH’A ULAŞACAK OLAN TEK ŞEY TAKVÂNIZDIR. ALLAH BÖYLECE HAYVANLARI HİZMETİNİZE VERDİ Kİ, SİZİ DOĞRU YOLA İLETTİĞİ İÇİN TEKBİR GETİREREK ALLAH’IN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ÎLÂN EDESİNİZ!
RESULÜM! ARTIK O İYİLİK EDEN VE İŞİNİ GÜZEL YAPANLARI MÜJDELE: Hac Sûresi, âyet 37
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Afyonkarahisar’da bir kişinin ölümü, bir kişinin ise yaralanmasıyla sonuçlanan dolmuş durağındaki kanlı kavganın ardından polis ekipleri adeta nefes kesen bir operasyon düzenledi.. Dehşete düşüren kavganın sebebi ise herkesi şoke etti
Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine bağlı Çatallı köyü kavşağında iki aracın çarpışması sonucu feci bir kaza meydana geldi. Can pazarının yaşandığı kazada 2'si çocuk olmak üzere toplam 7 kişi yaralanırken, olay yerine çok sayıda acil servis ekibi sevk edildi.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Yunt Yaylası Şenliği'nde talihsiz bir kaza yaşandı. Şenlik alanında düşerek ayağı çıkan kadın için bölgede görevli jandarma ekipleri adeta zamanla yarıştı. Genç kadın, jandarma devriye aracıyla hastaneye yetiştirildi.
15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü öncesinde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildi. İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, detaylar haberimizde
Aksaray'da 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray'da elektrikler kesilecek mi? Aksaray'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)