Ruhittin Sönmez

DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA

Ruhittin Sönmez'in 'DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

Seçime bir hafta kala AKP kanadının stratejisinin, Ekrem İmamoğlu’nu itibarsızlaştırmak üzerine kurgulandığı iyice açığa çıktı.

Çünkü Ekrem İmamoğlu kendisine saldırılar ve “Pontus, Yunan” gibi iğrenç iftiralara rağmen kullandığı pozitif dili bozmayan, herkesi kucaklayıcı tavrını değiştirmeyen bir üslup ortaya koymaktaydı.

Bu tavrın aldığı oylara yansıdığı, İmamoğlu’nun CHP’yi aşan bir marka haline geldiğini gören AKP son haftalarda şu tezi işlemeye çalıştı: “İmamoğlu esasen bu değil, bakın şimdi maskesi düştü, gerçek yüzünü gösterdi.

Gerçek yüzünü gösterdi” dedikleri konuların başında “Ordu Valisine it dedi” iddiası geliyor. İmamoğlu her ne kadar “it demedim, basit dedim” dese de bu iddia sürdürüldü.

Ortaya çıkan videoda İmamoğlu’nun ağzı görülmüyordu. Videoda teknik bir montaj hilesi yapıldığı, “basit” kelimesinin ilk kısmının sönümlendirilip, ikinci kısmının kuvvetlendirildiği açıklandı. Zaten olay adli inceleme sonucu ortaya çıkabilir ama bir dava açılmış değil. Açılsa bile siyasi malzeme olarak kullanmak için yargı sürecini bekleyemezler.

Kaldı ki, bu kaba kelimeyi sarf etmiş olsa, bunu ahlaki bir zafiyet olarak gösterenlerin geçmişine bakmak gerekir.

Biz bunların “başörtülü bacıma işediler, elimizde kaset var” sözünün yalan olduğu anlaşıldığı zaman, söyleyenlerin özür dilediğine, bir tepki gösterdiklerine şahit olmadık.

Devlet Bahçeli’nin Erdoğan hakkında söylediklerinden bir demet sunalım: “Sayın Erdoğan aklı ile arasını açmış, klinik bir vakıa haline gelmiştir.” / “Senin yaptıklarına ancak İblis teşebbüs edecektir. Erdoğan ya kandil yetiştirmesidir, ya da Türk düşmanıdır.” / “Alçaksın ve şerefsizsin.” / “sen nasıl bir insansın?” / “”Sende şeref ve mertlik işportaya düşmüş, hurdaya çıkmış” gibi yazımızın içinde anmaktan hicap duyduğumuz ifadeleri hatırlarımızdadır.

Bahçeli bu sözleri için özür dilemiş midir?

Tayyip Erdoğan’ın Bahçeli için kullandığı benzer ifadeler de az değil. “Devlet Bahçeli’nin acınacak bir hali var. Bir araya ikili geldiğinizde melek yüzlü zannedersiniz. Sen zaten ….. özürlüsün!” / “Sen önce bu milletin edebinden nasipleneceksin, bu milletin adabını öğreneceksin. Sen haddini bileceksin.” / “Ey Bahçeli bunları ispat edemezsen alçaksın, adisin… Namertsin” / “Bahçeli aile nedir bilmez. Onun öyle bir derdi yok. Çoluk nedir çocuk nedir bilmez.” / “Ağzından salyalar akıyor.”

Tayyip Erdoğan bu sözleri için özür dilemiş midir?

Tayyip Erdoğan kendi partisinin yetkililerinin İmamoğlu ve Trabzonluları “Yunan, Pontus” olarak niteleyen beyanları için özür dilemiş midir?

“Ananı da al git” ifadesi ile “vatandaşı tekme ile dövmek” gibi filleri ve benzerlerini yazmaya lüzum yok.

Ekrem İmamoğlu Vali’ye böyle bir hakarette bulunmuşsa eğer, herhalde bu ifadelerin yanında çok hafif kalır. Şimdi bu sözleri ettiğinden şüphe olmayan zat-ı muhteremler ve yandaşları, İmamoğlu’nun ispatlanamamış bir sözü üzerinden ahlak ve etik kurallarından bahsediyor.

“İmamoğlu Validen özür dilemezse, seçimi kazansa bile o makama oturamaz” diye hüküm veriyor.

Elbette ispatlanırsa İmamoğlu bu sözü ettiği ve daha da önemlisi inkâr ettiği için özür dilemelidir.

Ama ilk özürleri, örneklerini verdiğimiz ve canlı yayınlarda izlediğimiz, çirkin sözler ve yalanlar için beklersek herhalde haksız sayılmayız.

***************************************

EŞİTLİK VE ADALET İSTEYENE BAKIN

Pazar günü iki adayın katılımıyla yapılan TV açık oturumundan AKP beklediğini bulamadı.

Şimdi programın moderatörü İsmail Küçükkaya’nın program öncesi her iki adayın danışmanlarıyla programın formatını konuştuğu toplantılar yaptığı, ortaya çıktı. İmamoğlu’nun danışmanlarıyla görüşürken de 3-5 dakika İmamoğlu ile de görüştüğü de anlaşılınca, bunu fırsata dönüştürmek istediler.

Binali Yıldırım, “Bu gayri ahlaki bir durumdur. Burada açıkça bir eşitsizlik vardır. Eşitsizliğin ötesinde de burada bir gayrimeşru durum vardır” dedi. Karşı taraf üzerinde şaibe şüphesi oluşturmak istedi. Oysaki bu görüşmeden Binali Yıldırım’ın danışmanı hemen haberdar olduklarını söyledi. Program öncesi bu konuda itiraz veya çekince ortaya konulmadı.

Üstelik programı hepimiz izledik, sürpriz bir soru hiç olmadı. Hangimiz 50 soru hazırlasak programda sorulan 20 soru içinde olurdu.

Hatta moderatör adayların birbirine birer soru sormasını istediğinde, İmamoğlu’nun soracağı soruyu bulmak için biraz düşündüğü görüldü. Yıldırım ise oldukça hazırlıklı tarzda soru sordu.

***

Binali Yıldırım’ın “eşitsizlik var” tepkisini duyunca acı bir gülümseme kapladı yüzümü. Eşitlik isteyen Yıldırım’ın 31 Mart öncesi TV kanallarını ne kadar adaletsizce kullandığını, yandaş kanalların İmamoğlu’na ambargo uyguladığını hatırladım.

Yıldırım’dan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın kendine destek vermek için devlet imkanları ile onlarca TV kanallarından günde üç dört defa canlı yayınlar kesilerek yaptığı propagandaların eşitsizlik yarattığına dair bir sözünü duymadık.

Yandaş kanallara çıkan İmamoğlu’na karşı Ahmet Hakan, Nagehan Alçı, Turgay Güler, Okan Müderrisoğlu gibi kişilerin saygısız ve saldırgan tavırlarının kendisine hiç gösterilmediğini aklına bile getirmedi.

Ama biz bunları da, Belediye Başkanı adayı olduğunda Binali Yıldırım’ın uzun süre TBMM başkanlığından istifa etmek istemediğini de unutmadık.

Adaletsizlik ve eşitsizliği en koyu şekilde uyguladıktan sonra “mağdur” rolünü oynamak ne kadar ahlaki bir davranıştır?

Gerçi AKP’nin fetvacıları “harpte hile mubahtır” diyerek bu tür davranışları meşrulaştırıyorlar.

Binali Yıldırım çok tecrübeli bir siyasetçidir. Siyasilerin kullandığı kavramların kimi ve neyi hatırlattığının çok önemli olduğunu iyi bilir.

“Adaletsiz, eşitliksiz, gayrimeşru işler, çaldılar” gibi kavramları kullananlar özellikle çok daha fazla dikkatli olmalıdır.

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

22
HAZİRAN

2026

İktidarın hukukçuları neden susar?

Ruhittin Sönmez'in 'İktidarın hukukçuları neden susar?' adlı köşe yazısı Devamı

11
HAZİRAN

2026

Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma

Ruhittin Sönmez'in 'Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma' adlı köşe yazısı Devamı

04
HAZİRAN

2026

HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?

Ruhittin Sönmez'in 'HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?' adlı köşe yazısı Devamı

01
HAZİRAN

2026

Türkiye uçuyor, yolcular uykuda

Ruhittin Sönmez'in 'Türkiye uçuyor, yolcular uykuda' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Avrupa Konseyi'nden İmamoğlu Davasına İlişkin Adil Yargılanma Uyarısı
Siyaset

Avrupa Konseyi'nden İmamoğlu Davasına İlişkin Adil Yargılanma Uyarısı

Komiser, yargılama sürecinde yaşanan gelişmelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan temel haklar bakımından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Dilek Kaya İmamoğlu: “Ekrem İmamoğlu Savunmasını Yapmak İstedi, Buna İzin Verilmedi”
Siyaset

Dilek Kaya İmamoğlu: “Ekrem İmamoğlu Savunmasını Yapmak İstedi, Buna İzin Verilmedi”

Toplantıda konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, önceki gün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında yaşananları eleştirerek, eşi Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellendiğini savundu.

İBB Davasında 64. Duruşma: Savunmasına Başlayamayan İmamoğlu Salondan Çıkarıldı, Yeni Soruşturma Açıldı
Siyaset

İBB Davasında 64. Duruşma: Savunmasına Başlayamayan İmamoğlu Salondan Çıkarıldı, Yeni Soruşturma Açıldı

İmamoğlu'nun duruşma salonuna getirilmemesi üzerine avukatı, karar yazılmadan bu işlemin yapılamayacağını savunarak itiraz etti. Mahkeme başkanı ise itiraza, "Arada yazarız" yanıtını verdi.

İmamoğlu Davasında Ara Kararın Ayrıntıları Netleşti: Mahkemeden Jammer ve Sayıştay Raporları Talebi
Siyaset

İmamoğlu Davasında Ara Kararın Ayrıntıları Netleşti: Mahkemeden Jammer ve Sayıştay Raporları Talebi

Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası olarak bilinen yargılamanın 8 Temmuz'da gerçekleştirilen 64. duruşmasında verilen ara kararların ayrıntıları belli oldu. Mahkeme heyeti, hem delillerin toplanmasına yönelik yeni müzekkereler yazılmasına hem de bazı sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

 SON DAKİKA!!!     İmamoğlu Hakkında "Kamu Görevlisini Tehdit" İddiasıyla Resen Soruşturma
Siyaset

SON DAKİKA!!! İmamoğlu Hakkında "Kamu Görevlisini Tehdit" İddiasıyla Resen Soruşturma

Soruşturmaya konu olan açıklamanın, İmamoğlu'nun duruşma sırasında sarf ettiği, "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım. Yargılayacağım merak etmeyin. Ben iddianameyi yapanları yargılayacağım." şeklindeki sözler olduğu aktarıldı.

İBB Davasında Duruşma Gerildi: İmamoğlu İle Mahkeme Başkanı Arasında Savunma Tartışması
Siyaset

İBB Davasında Duruşma Gerildi: İmamoğlu İle Mahkeme Başkanı Arasında Savunma Tartışması

İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunma süresi ve yargılama usulü konusunda tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, CMK'nın 203. maddesi kapsamında İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.