
Tırımla az çok ilgilenen ve çiftçilerin dertleriyle dertlenen herkesin bildiği gibi, koca bir Tarım Ülkesi olan Türkiye’miz bu kışı kurak ve kuru ayazla birlikte don olaylarıyla geçirdi ve şiddetli don çiftçilerin tarım arazilerini ve ürünlerini vurduğu gibi; Tarım Sigortası (TARSİM) primlerinin yüksek oluşu da büyük oranda etkili… Yani, çiftçiler ya tarım sigortası yaptıramaz ya da primlerini ödeyemez, dolayısıyla da hem icralık oldular hem de sosyal güvenceden yoksun hâle geldiler.
Konu hakkında konuşan ismi bende mahfuz bir çiftçi “Ben kendim hayvancılık yapıyorum, hani diyorlar ya ‘etin kilosu şu oldu bu oldu. Ama bizim sıkıntılarımızı bilmiyorlar. Yani hayvancılık çok zor bir meslek, bir defa çoban bulamıyorsun. Yüksek ücretle çalışan bir çoban bulsan da, sınırlarımızın dörtte üçü orman olduğu için hayvanları otlatacak yer bulamıyorsun. Ve geçen yıl bir saat suya 500 TL öderken, bu yıl 700-800 TL olacağı konuşuluyor. Tarım Sigortası da ya yaptıramıyoruz ya da primlerini ödeyemiyoruz.
Ülke genelinin olduğu gibi ilimizde bu yıl kuraklık yaşandı, bunlar yetmezmiş gibi bir de don olayları meydana geldi, dolaşışıyla da biz çiftçilerin iki ayaklarını bir papuca soktuğu iddia eden çiftçiler, ‘Tarım Sigortası konusunda yeni bir düzenleme yapılmasını, yapılanmaya gidilmesini istiyorlar.
Çiftçilerin en büyük meslek kuruluşu ve Türkiye’nin en kalabalık Sivil Toplum Teşkilâtı durumunda olana Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar da, yayınladığı bir mesajda, yaşanan kuraklığın ve meydana gelen zira don âfetinin çiftçilere verdiği ve vereceği zarara-tahribata dikkat çekmiş ve “Böyle bir âfet karşısında devletimizin çiftçimizi-üreticimizi sahip çıkması gerekiyor… Çitçinin borçları için yapılandırma yapılması ve üretmeye devam etmeleri geriyor…” demiş.
Nedenine veya nasılına gelince, onu da aşağıda izah etmeye çalışayım:
Şöyle ki; çiftçi veya hayvan yetiştirici bir kişi olmasam da köylü ve çiftçi bir ailenin evlâdı, dolayısıyla da çiftçilerin ve hayvan yetiştiricilerinin, artı ormancıların sıkı takipçisi ve yakın dostu bir gazeteci olarak, ben bazı eski, hattâ şu anki Tarım ve Orman Bakanının bile yapılan bu açıklamaları ve talepleri haklı bulacağına ve TZOB Başkanı’na da bahsime konu çiftçiye de hak vereceğini düşünüyorum. Çünkü doğruları yalanlamanın o kadar kolay olmayacağına ya da haklı açıklamaların, dert yanmaların kılavuza ihtiyaç duymayacak kadar açık ve net olduğuna inanırım!
Velhâsıl-ı kelâm; yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, bendeniz şehir büyümeli olsam da köy doğumlu ve çiftçi dostu bir gazeteci olarak çiftçilerimizin dertleriyle yakından ilgilenen bir kişiyim… O nedenle, ilgili Bakanları da adları bir kaç kez değiştirilen ve şu anda Tarım ve Ormanı olan kişileri bilir ve çalışmalarını yakından takip ederim… Onun için bahsime konu Bakanlık, çoğu zaman ‘meslekleri veya eğitimleri tarım ve hayvancılıkla ilgili olmadığı için’ meyveyi ve sebzeyi manav da ya da marketlerde, hayvanı belgesellerde, ormanı piknik alanlarında gördüklerini düşündüğüm Bakanlar ve bürokratlar tarafından yönetildi maalesef. Hal böyle olunca ülkemizin tarım ve hayvancılık potansiyeli yeterince değerlendirilemiyor… Olan da benim gariban köylüme, çilekeş çiftçime, dolayısıyla da ülkeme oluyor… Bu da beni ülkesini seven her vatandaş gibi endişelendiriyor!
Daha önceleri de çok yazdım ama bugün bir kez daha yazacağım ve ‘büyük bir tarım ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Tarım ve Orman Bakanları kendileri tarım, orman ve hayvancılığın içinden, yani sektörün içinden gelmiş, ayrıca kendisini bu yola adamış kişilerden olması gerektiği gibi, geniş yetkilerle de donatılmalı ki; olumsuz tabiat olayları ve değişen iklim şartlarıyla baş edebilsinler!’ diyeceğim.
Hülâsâ-i netice; her hâlukâr da ifade etmeye çalıştığım gibi, çiftçileri-ziraatle uğraşan kişileri koruyamaz, tarımda düşüşün önünü alamaz isek, ileri de tüm tarım ürünlerini ithal etmek, satın almak gibi bir zorunluluğu esiri olabiliriz! Ki, yeniye gelene kadar petrol yüzünden çıkan savaşlar, son yıllarda doğal gaz savaşına dönüşmeye başladı… Ve bundan sonraki savaşlarda ekmek, toprak, su ve tarım ürünleri-gıda maddeleri ve benzer ürünlerin savaşına doğru evrilecek… O nedenle, ben ‘ülkemizin taşını, toprağını ve suyunu iyi değerlendirelim ki, muhtemel savaşların mağlubu değil, galibi olalım inşaAllah’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
KILIÇ VE SABAN; BU FÂTİHTEN BİRİNCİSİ
İKİNCİSİNE DAİMA YENİLDİ… Ve MİLLÎ
EKONOMİNİN TEMELİ TARIMDIR! K. Atatürk
TOPRAK AVUÇLAYAN ALTIN TUTAR… O NEDENLE
EK TOHUMUN HASINI, ÇEKME YİYECEK YASINI!
Atasözü
TARIMI SÜRDÜRÜLEBİLİR KILMAK İÇİN
YETİŞTİRİCELERİN KÂR ELDE EDEBİLMESİ GEREKİR!
Sam Farr
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Tefenni'de üretici Abdurrahman Özcan'ın kiraz bahçesinde düzenlenen hasat programına katılarak üreticilerle bir araya geldi. Programın ardından Yeşilköy Meyve Alım Merkezi'ni ziyaret eden Vali Bilgihan, üretim ve pazarlama süreçleri hakkında bilgi aldı.
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede İran ile ateşkes sürecinin sona erdiğini öne sürmüş, İranlı liderleri hedef alan sert ifadeler kullanmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, iki ülke arasındaki söz düellosunun diplomatik gerilimi daha da artırabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
İzmir'de kavşakta kontrolden çıkarak devrilen otomobilin sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 09.30 sıralarında Bayındır-Torbalı yolu üzerindeki Havuzbaşı Mahallesi girişindeki kavşakta meydana geldi.
ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla İran kentleri bombalandı, Tahran'dan dünyayı ayağa kaldıracak Hürmüz Boğazı tehdidi geldi: "Amerikan tehditleriyle değil, yalnızca bizim düzenlememizle açılır."
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği Ankara temaslarında Anıtkabir’i ziyaret etmedi. Böylece Trump, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunmasına rağmen Anıtkabir’e gitmeyen ilk ABD Başkanı olarak kayıtlara geçti.
Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinde savunma sanayi başta olmak üzere birçok kritik başlığın ele alındığını belirterek, F-35 savaş uçakları konusunda olumlu gelişmeler beklediklerini söyledi.
Yorumlar (0)