
Hemen herkesin bildiği ya da bilmesi gerektiği gibi, bugün biz; önceki adı Konstantiniyye olan ve yaşı küçük (21 yaşında) ancak akıl ve îman yaşı oldukça büyük bir Komutanın ile kahraman ordusunun fethiyle İslâmbol’a çevrilen ve 1453 yılından 1923 yılına kadar, yani tamı tamına 470 yıl Osmanlı İmparatorluğu’nun Başkentliğini ve Bayraktarlığını yapan bir şehrin fethinin 572. Yıldönümünü kutlayacağız inşaAllah.
Ve ben bugün, oldum olası bizim-bizim olması lâzım gelen, çünkü büyük bir İslâm kenti ve karışıksız-katıksız bir mû’min beldesi olmasının yanında, Hz. Muhammed (sav)’in 1400 küsur yıl önce müjdelediği ve “Konstantiniyye elbet fetholunacaktır. Onu fetheden emir (komutan) ne güzel emir, (komutan) onu fetheden asker ne güzel askerdir!’’ dediği bir konuya değineceğim ve kutlayacağım için oldukça sevinçliyim! Ancak, cennet misali Ülkemizin en stratejik, en güzel, en büyük ve en kalabalık bir İslâm Kenti-Müslüman Şehri olan-olması lâzım gelen İstanbul’u İslâmbol olmaktan çıkaranlara veya çıkarılmasına neden olanlara ve bu duruma göz yuman Müslümanlara biraz sitem de bulunacağım!
Kısacası, bugün biz inananlar, İslâm’ın Başkenti durumunda olan İstanbul’un fethinin, İstanbul’un, küffarın-Bizans’ın elinden kurtarılışının 572. yıldönümünü kutlayacağız… Yani, biz bugün kurtuluş veya fetih konusuna girmeden önce, Fethin Başkomutanı ve “Ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni!’’ diyen ve yaşı henüz 21’ine girmişken koskoca İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin kendisini, askerlerini ve hocalarını rahmet, minnet ve şükranla anacağız inşaAllah.
Demem o ki; bugün biz inanmış bir millet ve büyük bir devlet olarak, tarih de emsali hiç görülmemiş, duyulmamış bir şekilde, biçimde ve olabildiğince büyük bir gizlilik içinde gemilerini karadan yürütüp denize indirerek; dolayısıyla da düşmanların negatif bakışlarını, fulü görüşlerini, gayriislâmî feraset ve basîretlerini bağlayarak, artı hem şaşırtarak hem de korkutarak ve gayet tabiidir ki, Kendisinin ve askerlerinin îman güçlerini harekete geçirerek kazandığı büyük bir zaferle çağ açıp cağ kapatan Cennetmekân Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerini, komutanlarını, askerlerini ve hocalarını (Molla Gürânîleri, Ak Şemseddin Hazretlerini ve diğerlerini) anacağız inşaAllah. O nedenle ben, yazımın burasında haddimi aşarak Hz. Fatih ve sahabî emsalindeki askerleri ile birlikte tüm âlimlerini.. rahmet, minnet ve şükranla anıyor; biz torunlarının da Rahmetliye İstanbul’u fethettiğine pişman etmemelerini, yani fethin maddî manevî değerinin idraki içinde olmalarını, kadir kıymetini iyi bilmelerini dileyeceğim! Ancak, hemen herkesin üzülerek gördüğü, duyduğu ve bildiği gibi, bugünkü İstanbul’un, maalesef ki maalesef, fethin mânasından, ruhundan ve maksadından uzak bir şehir hâle geldiğini-getirildiğini söylemeden de geçemeyeceğim!
Bilindiği gibi, Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, İstanbul’u fethe karar vermeden önce; bir gün sabah tebdili kıyafetle çarşıya çıkar, dolaşır ve esnaflardan bazı alışverişler yapmak ister. Ancak, alışveriş için girdiği esnafların birçoğu, ‘’Biz bugün siftah yaptık, ama şu karşıdaki veya yanımızdaki komşumuz henüz siftah yamadı!” derken, bazı esnaflar da Hazretin birinci alışverişinden sonra ikincisini yapmak istediğinde, bu siftah bugün bize yeter! Kalan ihtiyaçlarınızı da hiç siftah yapamayan komşulardan yaparsanız daha iyi olur efendim!” şeklinde cevap verirler. Çarşı esnafının büyük bir âlîcenaplığına, birçoğunun da digergamlığına şahit olan 21 yaşındaki Fatih Hazretleri de ‘’Benim esnafım ve sanatkârım bu kadar kanaatkâr ve bu kadar diğergam, âlîcenap olduktan sonra, ben İstanbul’u rahatlıkla fethedebilirim..!’’ der, dediği ve bilindiği gibi de İstanbul’u fetheder!
Bizim İstanbul’un 572 yıl önceki, yani Bizans’ın elindeki hâlini, yaşantısını bilmemiz mümkün değil; ama bugünkü İstanbul’un (görüntü ve yaşantı itibariyle) Bizans’ın 21. Asırdaki atıkları durumunda olan Batı ülkelerinden pek farkı yok maalesef! Yani, Bizans artığı olan Batılı ülkelerde hangi günâhlar işleniyorsa, aynı günahlar bugünkü İstanbul’da da işleniyor! Ki, bugün İstanbul da benim 4’ü evladım, 4’üde torunum olmak üzere 8 nüfusum yaşıyor… Ve ben bu durumu kendi evlât ve yetişkin torunlarıma bile anlatmakta zorlandığım için, dışımdaki kişilere bir şey diyemiyorum ve sâdece ‘Cenab-ı Allah, başta ben, evlâtlarım ve torunlarım olmak üzere hepimize Fâtih ahlâkı, Fâtih ruhu ve fetih bilinci versin!’ diyor, herkese ‘fetih’ saygılar sunuyorum.
EY KOCA ŞARK! EY EBEDÎ MESKENET!
SEN DE KIMILDAMAYA BİR NİYET ET.
KORKUYORUM, GARBI ELİNDEN YARIN,
KALMAYACAK ÇEKMEDİĞİN MEL’ANET!
GAMSIZ İNSANLARA EĞLENCE GELİRMİŞ YAŞAMAK
YÜREĞİN HİSLİ Mİ, İŞKENCEDESİN TÂLİHE BAK!
Mehmed Âkif Ersoy
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Polatlı’ya kazandırdığı Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi’nde inşaat çalışmaları tamamlandı. Polatlı Belediyesi’nden yüzde 40 seviyesindeyken devralınan merkezin, ekim ayı sonunda hizmete açılması planlanıyor.
Bucak Fatih Sultan Mehmet İlkokulu'nda çevre bilincini artırmak amacıyla hazırlanan "Doğayı Kurtaran Eller" sergisi ile öğrenciler için oluşturulan "Anasınıfı Açık Alan Sınıfı" düzenlenen törenle açıldı.
AK Parti Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz, Bucak FSM İlkokulunda 2-B sınıfı öğrencisi Öykü Naz Baki’nin sınıf başkanlığı vaadini yerine getirmesine eşlik ederek sınıfı gezdi ve öğretmenlerden bilgi aldı.
Burdur Bucak’ta tadilatı tamamlanan Fatih Sultan Mehmet İlkokulu eğitim öğretime açıldı. Kaymakam Bayram Gale ve yetkililer okulu ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde sergilenen Fatih Sultan Mehmet'in hayatına dair 77 eser, yoğun ilgi nedeniyle Eylül ayına kadar ziyaretçilere açık olacak.
- İstanbul'un Fethi'nin 571’inci yıl dönümünde, Fatih Sultan Mehmed Han, kabri başında dualarla yad edildi.
Yorumlar (0)