
GENELDE TÜM BAYRAMLARI, ÖZELDE DE KURBAN BAYRAMLARINI ‘İSRAF VE ET BAYRAMI’NA DÖNÜŞTÜRMEYELİM!
Sayısız kere şükürler olsun ki, bir takvim yılında kutladığımız iki dînî bayramımızdan biri olan Kurban Bayramına kavuşmamıza 3 gün gibi kısa bir süre kaldı… O nedenle ben, daha yazımın başında Cenab-ı Hakk’tan hepimizi sağ salim, sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde bu bayrama da, bundan sonraki bayramlara da ulaştırmasını ve bizlere tüm bayramları günün ruhuna-mânasına uygun bir şekilde kutlatmamızı nasip etmesini niyaz ediyor; daha sonra da mübârek Kurban Bayramını ‘israf ve et bayramına’ dönüştürmememiz, artı çevre kirliliğine neden olamamamız için bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum:
Bilindiği gibi, son yıllardaki kurban bayramları eskisi kadar zahmetli veya meşakkatli ve bizlerde yeteri kadar ihlâslı olmadığımız ve belki de kazançlarımıza haram karıştığı için olsa gerek, fazla heyecanlı ve yeteri kadar coşkulu geçmiyor. Dolayısıyla da fazla bereketli olmuyor! Yani bizim yılda iki kez kapımızı çalarak karanlık dünyamızı aydınlatan, evlerimizi yerlerimizi nurlandıran ve bazıları yılda bir de olsa et yüzü gören; o nedenledir ki, kazançlarımızı bereketlendiren-bereketlendirmesi gereken mübârek kurban bayramları artık sıradan bir bayrammış gibi gelip geçiyor maalesef! Oysa biri ramazan diğeri de kurban olmak üzere bu iki bayram Cenab-ı Allah’ın, yarattığı kullarına büyük lütuf ve ikramlarda bulunmayı vadettiği, dünya ve ahiretini kurtarma fırsatı verdiği sayılı gün ve bayramlardan ikisidir!
Ve hiç birimizin (bazı eş, dost ve uzak yakın akrabalarımız da olduğu gibi) bir dahaki bayrama ulaşmak, ulaşsak bile lâyıkıyla kutlamak-kutlayabilmek gibi bir garantisi yok! O nedenle, ben nefsim dahil, 3 gün sonra kutlamaya hazırlandığımız ve 4 gün boyunca kutlayacak olduğumuz Kurban Bayramı’nın arife günü sabah namazıyla başlayıp bayramın 4. günü ikindi namazıyla sona erecek olan teşrik tekbirlerini unutmayalım ve bu bayramı ‘son bayramımız’ imiş gibi düşünelim, dolayısıyla da lâyıkıyla kutlamaya çalışalım!’ derim.
Her neyse benim bugünkü konum Kurban Bayramı’nın dînî yönüne değinmek değil, bayram da yapılan israflara dikkât çekmek olacaktı. Ancak, bayramın müjdesi ufukta göründüğü için, bir iki hatırlatma da bulunmadan edemedim. O nedenle ben asıl konuma dönüyor ve şimdi de sevgili okurlarımın ve kıymetli yöneticilerimizin dikkâtlerini bayramlarda ve bilhassa kurban bayramlarında yapılan israflara çekmek, dolayısıyla da isrâfın asgarî düzeye çekilmesine katkı sağlamak istiyorum:
Şöyle ki; yazımın burasında hatırlatmak isterim ki, kurban bayramların da ve üzerlerine vacip olan kişilerin kestikleri ve kesecekleri kurbanlık hayvanlar hiçbir zaman bir hayvan kıyımı olmadığı gibi bundan sonra da olmayacaktır! Çünkü Kurban Bayramı’nda hâli vakti yerinde olan veya imkânı bulunan her mükellefin (ki, bu bayan da olabilir) kurban kesmesi vaciptir! Ve bu konu da Cenab-ı Hakk, Hac Suresi’nin 22/34. Âyet-i Kerimelerinde “Her ümmet için, Allah’ın (c.c) kendilerine rızk olarak verdiği hayvanlar üzerine ‘ismini ansınlar diye’ kurban kesmeyi meşru (vacip) kıldık…” buyururken; sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’de “İmkânı olup ta ya da gücü yetip te kurban kesmeyen bizim namazgâhımıza yaklaşmasın!” buyurarak kurbanın ehemmiyetine vurgu yapıyor.
Sadede geliyor ve şimdi asıl konuma dönüyorum:
Hemen her şeyde olduğu gibi, Kurban bayramlarında hayvanların sakatatlarını ve derilerini israf ettiğimiz gibi, kesim esnasında da sonrasında da hijyene dikkât etmiyoruz maalesef.
Bizim çocukluğumuz da ve çevremizde, genel olarak küçük baş ve erkek hayvanlar tercih edilirdi. Ve kesilen kurbanlıkların yenilebilir azaları ayrılır ve 3’e bölünür.., yenilmeyen azalarını ise toprağa gömülürdü! Dolayısıyla da hem kurbanın ruhuna uygun bir işlem yapılmış olunur hem de çevre kirliliğine neden olunmazdı. Derileri ise tuzlanır Türk Hava Kuru (THK) görevlilerine teslim edilirdi ki, biz teslim etmesek te onlar bir şekilde derilerimize el koyar, deri paralarıyla da zengin ve sosyete ailelerin çocukları uçak seyahati yaparlardı! Amma ve lâkin, son yıllarda küçük baş hayvanların derilerine sahip çıkan yok! O nedenle derilerin birçoğu evi yeri kokutmaması için ya toprağa gömülüyor ya da çöpe atılıyor. Nedeni ise, tuz parasının deri parasına yakın olması!
O nedenle, yetkililer bu israfın ve çevre kirliliğinin önüne geçecek planlar yapıp projeler geliştirseler hem büyük sevaba girmiş hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış olurlar. Çünkü, işin uzmanlarının verdikleri bilgilere göre, kurban sayısı geçen yıl 2,5 milyonu bulduğu gibi, bu yılda 3 milyona yakın küçük baş hayvan kurban edilmesi bekleniyormuş ve bunun parasal değeri 80 milyon TL’yi buluyormuş.
KÜÇÜKBAŞ ‘’KURBANLIKLARIN DERİLERİ BÖYLE DE ’BÜYÜKBAŞ…. KURBANLARIN’ DERİLERİ ÇOK MU FARKLI? HAYIR DEĞİL ONLARDA DA ‘’İSRAF” DİZ BOYU İMİŞ!!
TZOB yetkililerinin verdikleri bilgilere göre, büyükbaş bir kurban derisinin kilosu 30 liradan alıcı buluyormuş ve bu yıl kesilecek olan 750 bin büyükbaş hayvanın derisinden elde edilecek miktarın 700 milyon TL’yi bulması bekleniyormuş!
KURBANLIKLARIMIZI ERKEK HAYVANLARDAN TERCİH EDEREK HEM ÜRETİMİN DÜŞMESİNE FİYATLARIN ARTMASINA NEDEN OLMAYALIM AYRICA GAZZE’Yİ VB. DURUMDA OLAN ÜLKE VE ÜLKE MÜSLÜMANLARINI UNUTMAYALIM!
İHA’larını, SİHA’larını, toplarını, tüfeklerini ve daha birçok silahını kendisi üreten ve gerçek zekâsı da, yapay zekâsı da olan ve uzaya çıkma planları yapan bir devletin ve insanının yüzde 98-99’u Müslüman olan bir milletin, Allah (c.c) adına kestiği kurbanlarının etlerini ve sakatatlarını olduğu gibi, derilerini de değerlendirerek hem ekonomiye katkı sağlaması hem çevre kirliliğini önlemesi hem de sevaba girmesi yerine günaha girmesi normal bir şey olmasa gerek! Ki, hayvan eti yemekten gut hastalığına yakalanan bazı zengin ve aklıeveller, üzerlerimize vâcip olan kurban kesimlerini ‘hayvan kıyımı’ olarak yorumladıkları gibi, hijyenden uzak bir işlem olarak görüyor ve bizleri kınıyorlar. Oysa kurban bayramları, büyüklü küçüklü hayvan yetiştiricilerinin veya çiftliklerin yanı sıra aile işletmeciliği yapan ve geçimini bu yolla temin eden ailelerin dört gözle bekledikleri bir bayramdır! Çünkü, yetiştiriciler diğer zamanlarda sattıkları maldan çok daha fazlasını kurban bayramlarında ve daha yüksek fiyata satarlar! Ayrıca paralarını çek veya senetle değil, nakit olarak aldıkları ve vâcip olan bir ibadete katkı sağladıkları için aldıkları paraların daha bereketli olduğuna-olacağına inanırlar! O nedenle, ben mübarek Ramazan Bayramı’nı ‘Şeker Bayramına’ çevirdiğimiz gibi, Kurban Bayramı’nı da hem ‘Et Bayramına’ çevirmeyelim! Hem islâmiyet ve bayram karşıtlarının ellerine koz vermeyelim! Hem de bir ibâdet bayramı olan bayramı israf bayramına çevirmeyelim!’ derim. Ve konu hakkındaki yazımı noktalarken, başta sevgili okurlarım ve Filistin’de-Gazze’de ve diğer bölgelerde yaşayan Müslümanlar olmak üzere tüm inananların kurban bayramlarını şimdiden kutlarım ve Cenab-ı Hakk’ın bizleri gerçek bayramlarda buluşturması dileğiyle herkese saygılar sunarım.
UNUTMAYIN Kİ, O KURBANLARIN NE ETLERİ NE DE KANLARI ALLAH’A (c.c) ULAŞIR. SİZDEN ALLAH’A ULAŞACAK OLAN TEK ŞEY TAKVÂNIZDIR. ALLAH BÖYLECE HAYVANLARI HİZMETİNİZE VERDİ Kİ, SİZİ DOĞRU YOLA İLETTİĞİ İÇİN TEKBİR GETİREREK ALLAH’IN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ÎLÂN EDESİNİZ!
RESULÜM! ARTIK O İYİLİK EDEN VE İŞİNİ GÜZEL YAPANLARI MÜJDELE: Hac Sûresi, âyet 37
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram süresince alınacak trafik tedbirlerini açıkladı.
Meteoroloji, Kurban Bayramı süresince Burdur ve ilçelerinde sağanak yağış beklendiğini açıkladı.
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde geçirmek için yola çıkan binlerce sürücü, 43 ilin kara yolu bağlantı noktası olan "kilit kavşak" Kırıkkale'de devasa bir yoğunluğa neden oldu. Trafik akışının tamamen durmaması için Karayolları ekipleri Kırıkkale-Ankara ve Kırıkkale-Kayseri istikametindeki bazı kavşakları geçici olarak trafiğe kapattı. Peki, hangi kavşaklar kapatıldı, Kırıkkale-Ankara yolunda son durum ne?
Burdur Gölhisar Belediye ekiplerinin özveriyle gerçekleştirdiği temizlik çalışmalarının ardından mezarlık alanları temiz bir çehreye büründü.
slam aleminin en kutsal dönemlerinden biri olan 2026 Kurban Bayramı için geri sayım resmen bitti. Milyonlarca vatandaşın merakla beklediği "Arefe günü ne zaman, resmi tatil hangi gün başlıyor?" sorusu Diyanet İşleri Başkanlığı'nın takvimiyle yanıt buldu. Bu yıl Mayıs ayının sonuna denk gelen bayramda, Salı günü saat 13.00 itibarıyla resmi tatil süreci başlayacak. Peki, kurbanın 1. günü hangi gün, bayram tatili hafta sonuyla birleşecek mi? İşte gün gün 2026 Kurban Bayramı takvimi...
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kurban Bayramı süresince yurtta beklenen hava durumuna ilişkin resmi raporunu yayınladı. Üç büyükşehirde arife ve bayram günlerinde görülecek hava hareketleri netleşti. Bayramda hava nasıl olacak, sağanak yağış hangi bölgeleri vuracak?
Yorumlar (0)