Ruhittin Sönmez

Hayvan Çiftliği

Ruhittin Sönmez'in 'Hayvan çiftliği' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

Dünya klasiklerinden biri olan “Hayvan Çiftliği” George Orwell’in bir eseri. 1945 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği sıralarda yayımlanmış.

“Bir çiftlikte yaşayan hayvanların kendilerini ezen ve sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum oluşturdukları; ama zamanla kurnaz ve iktidar düşkünü domuzların, devrimi yolundan saptırarak, insanların yönetiminden daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kurduklarını” anlatan bir roman.

Bu hacmi küçük, değeri büyük romanda yer alan “hayvan kahramanlar” bir toplumda tipik davranış biçimlerine sahip olan insanları temsil eder. Hayvanların ayaklanarak çiftlikten kovdukları Bay Jones despot yöneticileri, komşu çiftliklerin patronları da diğer ülkelerin liderlerini sembolize ediyor. Diğer hayvanlar ise toplumdaki farklı kültür ve karakterdeki insanları.

Bakın bu Hayvan Çiftliği’nde olanlar size tanıdık geliyor mu?

********************************

DEVRİMİN BAŞLANGICI

“Beylik Çiftlik” adlı çiftlikte baskıcı bir yönetim altında yaşayan hayvanlar “bu hayatta başımıza gelen tüm kötülükler insanların zorbalığından kaynaklanıyor. Şu insanoğlundan kurtulalım. O zaman özgür ve zengin olacağız” düşüncesiyle ayaklanırlar. Çiftliğin yönetimini ele geçirirler.

Yönetimin başına ayaklanmanın teorisini ve teşkilatlanmasını yapan domuzlar geçer. Domuzların içindeki en akıllı iki domuz (Kartopu ve Napolyon) liderliği alırken, çiftlik ahalisini ikna (propaganda) işini “karayı ak yapar” denilen parlak konuşmacı olan Muhbir (Squealer) adlı bir domuz yürütür.

İktidarı ele geçiren hayvanlar önce çiftliğin adını “Hayvan Çiftliği” olarak değiştirirler. Sonra da herkesin uyacağı 7 ilke (anayasa) belirlerler.

Komşu çiftliklerin sahipleri ve yöneticileri Hayvan Çiftliği’nde olan gelişmelerden kaygılanmışlar, benzeri ayaklanmaların kendi çiftliklerinde de olmasından korkmuşlardır.

Eski sahibinin komşu çiftliklerden aldığı yardımcılarla Çiftliği ele geçirme çabasını hayvanlar kahramanca savaşarak etkisiz bırakır. “Kartopu” da bu savaştaki mücadelesi sebebiyle kahramanlık nişanı ile ödüllendirilir.

Komşu çiftlikler ile Hayvan Çiftliği arasında şüpheci ve mesafeli bir tavır devam eder.

********************************

DAVA ARKADAŞLIĞINDAN HAİNLİĞE

Zamanla yönetimin iki domuz lideri arasında ihtilaf çıkar. Napolyon kendisinden daha zeki olan ve sürekli proje üreten Kartopu’nun üzerine, kendine sadık azgın köpekleri saldırtır. Kartopu çiftlikten kaçar.

Bundan sonra yönetimin başında Napolyon rakipsiz kalır. Ancak Kartopu’nun arkasından Napolyon’un çevresi hemen O’nun “hain”, “ajan” olduğu propagandası başlar. Kartopu’nu savunmaya kalkan herkese ağır yaptırımlar uygulanır.

Çiftlikte olan her olumsuz olay “Kartopu’nun kışkırtması, Kartopu’nun ihanetinin sonucu, Kartopu’nun dolaplarından biri” gibi sözlerle açıklanır.

********************************

YÖNETİM TARZI VE ARAÇLARI

Bu arada domuzlar, 7 Emir’deki ilkeye ters olsa da, Çiftlik Evi’ne yerleşir. Önce süt, elma daha sonra istedikleri varlıklar sadece domuzların tüketimine verilir. Başta Napolyon ve diğer domuzlar yedikleri, yattıkları yer ve yaşama tarzları ile çok farklılaşır.

Napolyon “önder” ve diğer yüceltici sıfatlarla anılır, onlarca sadık köpeği yanında olmadan ahali ile görüşmez olur.

Kafasında bazı şüpheler oluşan hayvanları da “hain” diye damgalayarak cezalandırır.

Bu arada işler umulduğu gibi iyi gitmez, üretim düşmüş zorluk başlamıştır. Napolyon’un yaptırmak için Çiftliğin kaynaklarının çoğunu kullandırttığı Yel Değirmeni inşaatı için daha çok çalışan, daha çok yıpranan Çiftlik ahalisi hayvanların (domuzlar ve köpeklerin dışında) tayınlarında kısıntıya gidilir. (Propaganda işini yapan domuzlar hiçbir zaman “kısıntı” sözcüğünü kullanmaz “yeniden ayarlama” demeyi tercih ederdi.)

Bunlara göre “yiyecek sıkıntısı varmış gibi gözükse de gerçek öyle değildi. İnsanların yönettiği eski döneme göre daha çok yediklerini, daha az çalıştıklarını” rakamlarla açıklar, geçmiş dönemi unutan hayvanlar da buna inanırlardı. Üstelik “eskiden köle şimdi ise özgürdüler.”

Daha çok çalışmalarına rağmen daha az beslenme durumunda kalan Çiftlik ahalisi için çeşitli yöntemler uygulanır:

· Çiftlik hayvanları “yeniden insanların yönetime gelmesini mi istiyorsunuz?” diye korkutulur.

· Sık sık yapılan toplantılarda “geçmişe nazaran üretimlerin arttığı, refahın yükseldiği, insanların yönettiği zamanda hayvanların baskı altında, fakir, aç olduğu, Napolyon sayesinde her şeyin iyiye gittiği, komşu çiftliklerin Hayvan Çiftliği’ni hayranlıkla izlediği” anlatılır.

· 7 Emir’de yazılı ilkeler Çiftlik Evinde konforlu bir hayat süren, otoriter domuzların yaptıklarını meşru göstermek için değişikliğe uğrar:

“Hiçbir hayvan yatakta yatmayacaktır” yerine, “Hiçbir hayvan çarşaf serili yatakta yatmayacaktır.”

“Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek” ilkesi, “Hiçbir hayvan başka bir hayvanı sebepsiz yere öldürmeyecek.”

“Hiçbir hayvan içki içmeyecek” ilkesi “Hiçbir hayvan aşırı içki içmeyecek” şeklinde tevil edilir.

Toplantılarda görevliler Napolyon ve domuzların kurallara uyduğunu, 7 Emir’deki ilkeleri çiğnemediğini anlatırlar.

********************************

BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR

Napolyon bu arada düşman belledikleri komşu çiftliklerle iyi ilişkiler kurar. Birinci çiftlikle iyi ilişki kurarken ikinci çiftliğin sahibinin en azılı düşman olduğunu söyler. “Çiftliğimizi ele geçirme planları yapıyor. Hain Kartopu’nu da o çiftlikte barındırıyor” diye öfkeyle konuşur.

Birden birinci çiftlik sahibi ile arası bozulur bu defa esas düşmanın birinci çiftlik olduğunu, ikinci çiftlik sahibinin dost olduğunu söyler. Propagandacıları bunu Napolyon’un üstün politik zekâsıolarak ahaliye aktarır.

“Artık Hayvan Çiftliği’nde yılgınlık ve korku kol gezmektedir. Hayvanlar Çiftliği’nde yönetimin hayvanlara geçtiğinde konulan 7 Emir’de “Bütün hayvanlar eşittir” ilkesi garip bir değişikliğe uğramıştır: “Bütün hayvanlar eşittir; ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.”

“Bir baskı biçiminin yerini, başka bir baskı biçimi almıştır.”

Romanın sonunda hayvanların eski efendileri insanlar ile yeni efendileri domuzlar, Çiftlik Evi’nde, bir şölen sofrasının başında toplanmışlardır. Komşu çiftlik sahipleri Hayvan Çiftliği’ni yöneten Napolyon adlı domuzu kutlarlar.

“Siz aşağı kesimlerden hayvanlarınızla uğraşmak zorundasınız; biz de bizim aşağı sınıflarımızla uğraşmak zorundayız!” sözüne kahkahalarla hep birlikte gülerek kadeh kaldırırlar.

“İçeride olanları dışarıdan izleyen hayvanlar, tam o sırada, içeridekilerin yüzlerinde bir tuhaflık sezerler. İnsanlar ile domuzları birbirlerinden ayırt edememektedirler. İnsanlar domuzlara, domuzlar insanlara dönüşmüştür…”

Ruhittin Sönmez

09 Ocak 2019

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”
Siyaset

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”
Siyaset

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”
Siyaset

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!
Siyaset

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.

Ankara Mansur Yavaş’tan Erdoğan Görüşmesi ve Siyasi Tartışmalara İlişkin Açıklama
Yerel Yönetim

Ankara Mansur Yavaş’tan Erdoğan Görüşmesi ve Siyasi Tartışmalara İlişkin Açıklama

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından kamuoyunda yapılan değerlendirmelere ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Hakkında ortaya atılan iddialara ve siyasi senaryolara yanıt veren Yavaş, önceliğinin Ankara’ya hizmet olduğunu vurguladı.