
Genelde İlgilenenlerin ya da ilgililerin ve bilhassa mensuplarının bilecekleri gibi, ülkemiz de her 10-16 Mayıs tarihleri haftası “Engelliler Haftası”, 12-18 Mayıs tarihleri arası da “Hemşîreler Haftası” olarak kutlanıyor… O nedenle ben, şükürler olsun ki, kendisinde de, yakın akrabaları arasında da ciddi bir engellisi bulunmayan; ancak >Allah (c.c) hepimizi muhafaza etsin<, ‘engelli adayı bir vatandaş olarak’ engellilerin haftalarıyla birlikte genelde tüm hastalarla, özelde de engelli insanlarla ve yakınlarıyla yakından ilgilenen hemşîrelerimizin haftalarını yürekten kutluyor; sevgili, vefakâr ve cefakâr hemşirelerimizle birlikte tüm engelli bireylerimize ve ailelerine, uzak yakın akraba, eş ve dostlarına kolaylıklar, sabır ve selâmetler, tamamına sağlık, sıhhat ve afiyetler diliyorum. Şimdi de bu iki haftayı değerlendirmek istiyorum:
Hepimizin acı acı hatırladığı, hattâ hatırlamak dahî istemediği ve dünyadaki tüm varlığı 15-20 gramlarla telaffuz edilen küçücük bir koronavirüs illeti (belki de hikmeti!..) 2 yıl boyunca dünyanın en büyük, en güçlü ülkesi veya kendilerinde aşırı güç vehmeden yöneticileri, artı dünyanın en ünlü ve mesleğinde zirve yapmış hekimleri, uzman doktorları, doçentleri, profesörleri, dünyanın en güçlü kuvvetli ve en sağlıklı erkekleri, en varlıklı aileleri ve yine dünyanın en genç, en güzel kadınları, kızları ve bebekleri dahil olmak üzere herkesi evlerine yerlerine hapsettiği, yani herkesi eşitlediği gibi, kimisini aylarca hasta yatırıp yatağa mahkum etti, kimisini sakat bıraktı, daha doğrusu engelli yaptı, kimisini öldürdü, kimisini kalp krizi geçirtip ya anjiyo ya da (benim ve birçok tanıdığım insan gibi) bay-pas olmaya zorladı, hattâ zorlamaya da devam ediyor!
Demem o ki, hiçbirimizin, ama hiç birimizin, yani bu dünya da hiçbir ferdin-bireyin ve dahî ailenin bir şekilde, şöyle ya da böyle bir engelli olamamak gibi bir garantisi yok maalesef! O nedenle, ben ‘birçok konuda olması gerektiği gibi ister bedensel olsun ister zihinsel, engelleri ister az olsun ister çok, bizden ister büyük olsunlar ister küçük, tüm engellilere karşı devamlı empati yapalım, kendimizi onların ve ailelerinin yerine koyalım, onlara olan yaklaşımımızı devamlı gözden geçirelim-güncelleyelim; dolayısıyla onların kendilerine de ailelerine de engellerini unutturalım-unutturmaya veya hissettirmemeye çalışalım!’ diyorum. Ayrıca engellilerimizin kendilerinin de yakınlarının da engelleri dolayısıyla isyan noktasına getirmemelerini, hattâ mümkünse şükretmelerini sağlamalarını, çünkü beterin beteri olabileceği gibi, her şer de bir hayrın olabileceğini idrak ettirmeye çalışalım diyorum! Ve ilgili kişi, kurum ve kuruluşların yanında engelsiz kişi, aile, kurum ve kuruluşların da engelli bireylerimizi ve yakınlarını yılda bir gün ya da bir hafta değil; 52 hafta, 365 gün görüp gözetmelerini ve onların engellerini unutturmaya çalışmalarını diliyor; sözü şimdi de görevleri icabı olsa da, engelli bireylerin kendileriyle ve aileleriyle en çok muhatap olan, onların tedavileri ya da rahat etmeleri için çalışıp çabalayan sevgili hemşîrelerimize getirmek istiyorum:
Yukarıda da hatırlattığım gibi ülkemiz de 12 Mayıs tarihi ‘’Hemşireler Günü” 12-18 Mayıs tarihleri arası da ‘’Hemşireler Haftası” olarak kutlanıyor. Ve sağlık sektörünün en fedâkâr ve cefakâr görevlileri olan hemşireler için, üzerlerine devamlı beyaz önlük, (bir zamanlar) başlarına beyaz kep veya şapka giydiklerinden dolayı olsa gerek ‘’Beyaz Melek’’ yakıştırması yapılır, dolayısıyla da hemşireliğin önemi vurgulanırdı! Ve asıl anlamı süt kardeş olan hemşire sözcüğü Türkçeye Farsça’ dan geçmiş olup Türkçe de ‘diplomalı hasta tedavicisi’ şeklinde tanımlanan ve oldukça geniş bir uygulama alanına sahip olan hemşireler bakmakla yükümlü oldukları hastalarına tedavi planı uygular, tedavinin gidişatını değerlendirir, hastayı fizîkî muayeneden geçirir ve yakın takibe alır, âcil durumlarda da muayene eder ve hastanın tıbbî bakımını planlayarak doktoruna rapor ve bilgi verir…
Kısaca hemşire; birey, aile ve toplumun sağlığını koruma ve geliştirmeye odaklanan, ideal sağlık düzeyine ve hayat kalitesine ulaştırmak için çabalayan bir sağlık personelidir!
Yakın dost ve akrabalarım ile sürekli okurlarımın bilecekleri ya da hatırlayacakları gibi, ben geçtiğimiz yılın kasım ayı başında ve İstanbul’daki bir özel hastanede baypass ameliyatı oldum ve bir hafta hastanede yapıp taburcu oldum. Ve hekimlerim kalp ve damar cerrahisi Doç. Dr. Oral Bey, yine kalp ve damar cerrahisi Yrd. Doç. Dr. Betül Hanım, ayrıca dahiliye ve Kardiyoloji uzmanı Dr. Taner Bey olmak üzere hastane görevlilerinin tamamı mesleklerine, görevlerine ve sorumluluklarına müdrik kişilerdi… Ancak, bu saydığım kişilerle günün belirli saatlerinde bir beraber olsak da, asıl bir beraber olduğumuz sağlık görevlileri hemşirelerdi ve biz onlarla 24 saat bir beraber olduk, amma velâkin hiçbirinden olumsuz bir davranış görmediğimiz söz duymadığımız gibi, tam tersine yakın ilgi, alâka, sevgi ve saygı gördük ve hemşireler, kendilerini ‘keşke tüm hastalar ve hasta yakınları sizin kadar anlayışlı olabilselerdi…’ demeden alamadılar. Dolayısıyla da hastane de birkaç gün daha fazla kalmamızı istediler… Fakat, doktorlarımın ustalığı, benim de vücudumun da tedaviye uygunluğu nedeniyle olsa gerek, ben 6-7 gün gibi kısa bir sürede taburcu oldum, sonra da 2 ay kadar İstanbul’daki evlât ve torunlarımın yanında kaldıktan sonra Burdur’a dönüp geldim elhamdülillah.
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; genelde mesleğim icabı, özelde de kendimin ve yakınlarım hastalığı nedeniyle arada bir gittiğim hastanelerde (bir iki istisna hâriç) tüm doktor, hemşire ve diğer görevlilerin tamamından yakın ilgi alâka gördüm, en azından nahoş bir şey yaşamadığım gibi; İstanbul Ümraniye’deki özel Erdem Çakır Hastanesi’nde kaldığım sürede de hemşirelerin nahoş bir sözlerini ve davranışlarını görmedim, duymadım. Dolayısıyla da hastaneden genelde doktorların, özelde de hemşîrelerin hizmetlerini beğendiğimi belirterek ve bunu teşekkürle ifade ederek ve yazıya da dökerek ayrıldım!
Bugünde buradan, başta rahmetli Bacanağım Mustafa ve Baldızım Azime Erbil’in evlatları Esma’nın Şanlıurfa’daki bir hastanede çalışan sevgili kızı Emine Özge ile yine Ankara’daki bir hastanede görev yapan sevgili gelini Muazzez olmak üzere tüm hemşîrelerimizin günlerini yürekten kutluyor, tamamına sağlık sıhhat ve afiyet dileklerimle birlikte sevgiler sunuyorum.
BENİM BİLDİĞİM HEMŞÎRELER KARİYER YAPMAK
İÇİN DEĞİL, HASTALARINA BARİYER OLMAK İÇİN
ÇALIŞIP ÇABALIYORLAR! Taceddin Akbaş
DOKTORLAR SAVAŞ OYUNLARINI PLANLAYABİLİRLER,
ANCAK ÇATIŞMAYI KATLANILABİLİR KILAN HEŞİLERDİR!
Jodi Picoult
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘Kanser Haftası’ ve ‘Hemşireler Haftası’ sebebiyle Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nde hasta ve hemşireleri ziyaret etti.
Özel Hayat Hastanesi hemşireleri, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası çerçevesinde düzenlenen programda bir araya geldi.
Alanya Belediyesi, Engelliler Haftası'nda iki önemli projeyi hayata geçirdi. Mola Evi ve Engelsiz Spor Parkı, düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Genç MÜSİAD Antalya üyeleri, Engelliler Haftası dolayısıyla Down sendromlu bireylerle sabun yapımı etkinliği gerçekleştirdi.
Burdur'da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla engelli bireylere trafik güvenliği eğitimi verildi.
Şehit Akif Altay Özel Eğitim Uygulama Okulu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası'nı çeşitli etkinliklerle kutladı.
Yorumlar (0)