Taceddin Akbaş

Hemşirelerin haftaları kutlu kendileri de hastaları da mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Hemşirelerin haftaları kutlu kendileri de hastaları da mutlu olsun' adlı köşe yazısı

Taceddin Akbaş

HEMŞÎRELERİN HAFTALARI KUTLU KENDİLERİ DE HASTALARI DA MUTLU OLSUN

İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi, ülkemiz de 12-18 Mayıs tarihleri arası “Hemşîreler Haftası” olarak kutlanıyor… O nedenle ben daha yazımın başında tüm hemşîlerimizin haftalarını kutluyor, kendilerinin de şu anda bakmak ta, bundan sonra bakacak oldukları hastalarının da âcilen ve kalıcı şifaya kavuşmalarını diliyorum. Şimdi de bilmeyen ya da unutan sevgili okurlarıma, hastabakıcılığı konusunda gerekli eğitimi almış bayanlara neden hemşire denildiğini ve hemşirelerin neden kiminin kız kardeşi ya da bacısı veya kiminin ablası, kiminin annesi, kiminin ise teyzesi ya da halası olduğunu veya öyle görülüp kabul edildiğini izah etmek istiyorum. Ancak burada bir parantez açarak hemşîrelerin görev ve yetkilerini kısaca özetlemek istiyorum:

Resmî literatürde ve halk arasında adları ‘Hemşîre’ olarak geçen-bilinen ve ‘bacı veya kız kardeş’ gibi anlamlara gelen görevliler doktorların verdikleri tedâvî planlarını, tedâvînin gidişâtını kontrol eden, bakmakta yükümlü olduğu hastasını devamlı takip eden, fizîkî muayeneden veya gözden geçiren, âcil durumlarda da müdâhale eden ve tıbbî bakımı ile birlikte sağlamasını ve benzer görevleri yaparlar…

Şu an aklıma gelen, biri rahmetli bacanağımın torunu, diğeri de torununun eşi ve yine rahmetli kayın biraderimin torunu olmak üzere bizim yakın cenahta 3 hemşîremiz var ve bunlardan biri Burdur Devlet Hastanesi’nde, biri Ankara’daki, diğeri de Şanlıurfa’daki hastanelerde görev yapıyor… O nedenle ben genelde gidip geldiğim hastaneler de, sağlık ocaklarında veya sağlık evlerinde muhatap olduğum, özelde de 3 hemşîremizden öğrenebildiğim veya görebildiğim kadarıyla ya da anlayabildiğim kadarıyla hemşîrelik zor, zor olduğu kadar da kutsal da bir zanaat… O nedenle ben hemşîrelerin tamamına saygı gösterilmeli, içlerinde yanlış yapanlar varsa ki, olabilir, bu durum da, mesleğin tüm mensuplarına mâl edilmemelidir… Ve bugün itibariyle ve ebelerle birlikte sayıları 300 bin geçen hemşirelik müessesesi yıpratılmamalı!

Eskiden hemşîrelerin sağlık meslek lisesini bitirmeleri yetiyordu. Ancak benim bildiğim kadarıyla ve en son düzenlemelere göre sağlık meslek lisesini bitiren bir kişi hemşire yardımcısı pozisyonunda çalışabiliyor. O nedenle bir kişinin hemşîre olabilmesi için ön lisans eğitimi veren bir sağlık meslek yüksek okulunu bitirmesi gerekiyor... 4 yıllık hemşîrelik mezunları ise, kamu ve özel hastanelerde, özel dallardaki polikliniklerde hemşîre olarak görev alıyor ve çalışabiliyorlar. Ayrıca yönetici hemşîre olabiliyor, uzmanlık yapmak istedikleri alanlara göre yara bakım hemşîresi, yaşlı bakım hemşîresi, diyabet hemşîresi aile sağlığı hemşiresi, okul sağlığı hemşîresi vb. alanlarda çalışabiliyorlar…

Bu kadar mukaddimeden sonra şimdi sözü sevgili hemşirelerimize getirmek istiyorum:

Hemşirelikte profesyonelleşmenin en önemli şartı bilimi ve bilimsel yöntemi anlamalı ve benimsemeli, ayrıca mesleğinin maddî sorumluluğunun yanı sıra mânevî sorumluluğunu da hissetmemeli-taşımalı ve bütün bunları icraatlarına yansıtmalı; artı araştırmanın, bilimsel gelişmenin ya da gelişimin en temel aracı olduğunu unutmamalı!

HERKES HERŞEY OLABİLİR AMA HERKES HEMŞÎRE OLMAZ-OLAMAZ OLMAMALI!

Bir insanın hemşîre olabilmesi ya da olması için fıtraten soğukkanlı, ama aynı zamanda pratik ve insan sevgisine ve saygısına yatkın yaratılışlı olmalı, sabırlı, metanetli, şefkatli, merhametli, güler yüzlü ve oldukça becerikli, çok tabiidir ki sağlıklı bir yapıya sahip olmalı ve hastalar arasında din, dil, ırk ve renk ayımı yapmamalı...

Ve bir hemşirede bu vasıfların oluşması veya korunması için devletin de milletin ve yöneticilerin de onların yanında olması gerekir… O nedenle herkes her şey olabilir ama hemşire olmaz-olamaz ya da olmamalı. Ve yukarıda saymaya çalıştığım özelliklere sahip olmayan kişiler hemşire olacak olurlarsa hem kendilerine yazık ederler hem de hastalarına yazık ederler. Yetmez mesleklerine de kötülük ederler!

Velhâsıl-ı kelâm, doktorlarımızın ve yardımcı sağlık çalışanlarının ve ebelerimizin yerleri ayrı ve onlarda mutlaka çok değerlidir… Ancak bu hafta ‘’Hemşîler Haftası” olduğu için benim bugünkü konum da sevgili hemşîrelerimiz oldu. Hasta yakınlarıma refakatçilik yaptığım sıralar ayrı, pandeminin girmediği konut ve hasta etmediği kişi kalmadığı bir dönem de ben de 2 ya da 3 gece Burdur Devlet Hastanesi’nde yattım ve o oldukça sıkıntılı, hattâ korkunç dönem de dahi hemşîre hanımlardan biri hariç tamamından gerekli ilgiyi alâkayı gördüm… Ve o bir hemşîrehanım da benim gazeteci olduğu öğrence bana, ‘Siz gazeteciler hep hastaların ve yakınlarının problemlerini dili getiriyorsunuz. Oysa bizim de kendimize göre şahsi, ailevî, meslekî ve idâri problemlerimiz oluyor…’’ demiş ve sorumlu olduğu ya da bakmakla yükümlü olduğu hasta sayısının çokluğundan, hemşîre sayısının ise az oluşundan yakınmıştı! Ki o sırada insanlar, dolayısıyla da doktorlar, hemşireler, ebeler, yardımcı sağlık personeli, hattâ temizlik ve güvenlik görevlileri bile birinci derecede yakınları-akrabaları ile dahî mesâfeli duruyor-durmak zorunda kalıyorlardı…

Hülâsâ-i netice; soğanın acısını yiyenden çok doğrayanın bileceği gibi, hemşîlerin işlerin zorluklarını ancak kendileri ve yakınları bilirler… O nedenle, benim hemşîler hakkındaki bilgim, arada bir görüp konuştuğum hemşire yakınlarımıza ve az da muayene ya da kontrol için gidip gördüğüm ve konuştuğum hemşîrehanımların verdikleri bilgilerle sınırlıdır… O nedenle ben ‘vâkî hata veya bâriz yanlışlarım için tüm hemşîrelerden özür ve helâllik diliyorum…’ Ve bu konu da son olarak ‘sevgili hemşîlerimizle birlikte ailelerine sağlık, sıhhat ve âfiyet dileklerimle birlikte saygılar sunuyorum.

HEMŞÎRELER HASTALARIN GÖZLERİNE BAKIP

YÜREKLERİNİ OKŞAYAN, ŞİFALI ELLERDİR…

HEMŞÎRELER AKLIYLA BAKAR, YÜREĞİYLE

HİSSEDER, BİLGİSİYLE HAYAT VERİRLER…

HEMŞÎREYİM BEN, YERİNE GÖRE ‘SUS’ İŞARETİ

YAPAR, YERİNE GÖRE SUSARIM, YERİNE GÖRE

OTURUR DERT DİNLERİM!..

Hemşireler Haftası sözlerinden seçmeler.

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

18
MAYIS

2024

Geciken adalet adalet olmadığı gibi! Geciken tasarruf da tasarruf olmaz

Taceddin Akbaş'ın 'Geciken adalet adalet olmadığı gibi! Geciken tasarruf da tasarruf olmaz' adlı köşe yazısı Devamı

17
MAYIS

2024

Bir farenin kurtardığı yuva

Taceddin Akbaş'ın 'Bir farenin kurtardığı yuva' adlı köşe yazısı Devamı

16
MAYIS

2024

Aile günü, hava şehitleri anma günü ve gençlik haftası hakkındaki düşüncelerim

Taceddin Akbaş'ın 'Aile günü, hava şehitleri anma günü ve gençlik haftası hakkındaki düşüncelerim' adlı köşe yazısı Devamı

15
MAYIS

2024

Hemşirelerin haftaları kutlu kendileri de hastaları da mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Hemşirelerin haftaları kutlu kendileri de hastaları da mutlu olsun' adlı köşe yazısı Devamı

14
MAYIS

2024

Dünya çiftçilerin günleri kutlu bizim çiftçiler hep mutlu olsun(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Dünya çiftçilerin günleri kutlu bizim çiftçiler hep mutlu olsun(!)' adlı köşe yazısı Devamı

13
MAYIS

2024

Vakıflar haftamız kutlu hayatımız vakıf olsun(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar haftamız kutlu hayatımız vakıf olsun(!)' adlı köşe yazısı Devamı

12
MAYIS

2024

Anneler Günü'nü kutlarken analarımızı unutmayalım!

Taceddin Akbaş'ın 'Anneler Günü'nü kutlarken analarımızı unutmayalım!' adlı köşe yazısı Devamı

11
MAYIS

2024

Anneler Günü'nü kutlarken analarımızı unutmayalım(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Anneler Günü'nü kutlarken analarımızı unutmayalım(!)' adlı köşe yazısı Devamı

10
MAYIS

2024

Genelde '365 gün ve 52 hafta', özelde de haftalarında engellileri unutmayalım!

Taceddin Akbaş'ın 'Genelde '365 gün ve 52 hafta', özelde de haftalarında engellileri unutmayalım!' adlı köşe yazısı Devamı

09
MAYIS

2024

Bu yaz yoğun bir haşere tasallutuna maruz kalabilir ve zamanından önce arı ölümlerine şahit olabiliriz!

Taceddin Akbaş'ın 'Bu yaz yoğun bir haşere tasallutuna maruz kalabilir ve zamanından önce arı ölümlerine şahit olabiliriz!' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

 Başkan Bozbey’den Onkoloji Hastanesi’ne ziyaret
Sağlık

Başkan Bozbey’den Onkoloji Hastanesi’ne ziyaret

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘Kanser Haftası’ ve ‘Hemşireler Haftası’ sebebiyle Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nde hasta ve hemşireleri ziyaret etti.

Burhaniye Devlet Hastanesi Doktorları ve Hemşireleri Koro Kurdu!
Etkinlik

Burhaniye Devlet Hastanesi Doktorları ve Hemşireleri Koro Kurdu!

Burhaniye ilçesinde, Burhaniye Devlet Hastanesinde görevli doktor ve hemşirelerin oluşturduğu koronun düzenlediği Şifalı Ezgiler Konseri yoğun ilgi gördü. Reha Yurdakul Salonunda düzenlenen konseri yaklaşık 300 kişi izlerlerken izleyiciler türkülere eşlik etti.

Özel Hayat Hastanesi hemşireleri, hemşireler günü dolayısıyla bir araya geldi
Etkinlik

Özel Hayat Hastanesi hemşireleri, hemşireler günü dolayısıyla bir araya geldi

Özel Hayat Hastanesi hemşireleri, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası çerçevesinde düzenlenen programda bir araya geldi.

SANKO Üniversitesi Hastanesi Başhemşiresi Ceylan Özyılmaz'dan Hemşirelik haftası için mesaj
Bölgesel

SANKO Üniversitesi Hastanesi Başhemşiresi Ceylan Özyılmaz'dan Hemşirelik haftası için mesaj

SANKO Üniversitesi Hastanesi Başhemşiresi Ceylan Özyılmaz, “Mesleğimizin temel değerleri ışığında özveri ve insan sevgisiyle çalışan hemşirelerimizin Hemşirelik Haftası kutlu olsun” dedi.

Şanlıurfa'da Kaza Sonucu Yaralanan Hemşire Hastanede Yaşamını Yitirdi - Haberler
3. Sayfa

Şanlıurfa'da Kaza Sonucu Yaralanan Hemşire Hastanede Yaşamını Yitirdi - Haberler

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde, otomobilin ağaca çarpması sonucu ağır yaralanan hemşire, görev yaptığı hastanede hayatını kaybetti.

Fazilet Hemşireden Acı Haber Geldi
Yaşam

Fazilet Hemşireden Acı Haber Geldi

Aydın Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan 35 yaşındaki Fazilet Oktan tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.