Ruhittin Sönmez

İman etmeyen Müslümanlar

Ruhittin Sönmez'in 'İman etmeyen Müslümanlar' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

İMAN ETMEYEN MÜSLÜMANLAR

Bu günlerde adalet, hak, hukuk duygusundan; ahlak, edep ve estetikten çok uzak bir siyaset ikliminde yaşıyoruz. Hem de Ramazan ayının son günlerini ve mübarek Kadir Gecesini idrak ettiğimiz bir zaman diliminde.

Zihnimde Nisa Suresi 136. ayetin meali çınlıyor: EY İMAN EDENLER İMAN EDİN!

Ayetin tam meali şöyle: "Ey iman edenler, Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba, iman edin!"

Demek ki ben "müminim", "Müslümanım" demekle iman etmiş/ inanmış olunmuyor. Allah'a, peygamberine gerçekten inanmak ve Kur'an'da bildirilenlere uygun bir hayat yaşıyor olmak gerekiyor.

"Kur'an'daki İslam'a uymak nasıl olur?" diye düşündüğümde İslam'ın en önemli emirlerinden birinin "ADALET" olduğu aklıma geliyor. Bakınız şu ayeti her Cuma hutbesinde hocalar tekrar ediyor:

"Muhakkak ki Allah, ADALETİ, İYİLİĞİ, akrabaya YARDIM ETMEYİ EMREDER, ÇİRKİN İŞLERİ, FENALIK VE AZGINLIĞI YASAKLAR." (Nahl Suresi 90. Ayet)

Ancak toplumumuzdaki ADALET anlayışından en uzak kesimin Müslüman kimliğini öne çıkaranlar olduğunu gözlemliyorum. Belki de gücü (iktidar, para vd güçleri) ele geçiren ve gücünü asla kaybetmek istemeyen herkesin davranışı böyledir. Bu yüzden dinî olmayan yönetim sistemlerinde kuvvetler ayrılığı uygulanır. Yanlış yapanlar "bağımsız ve tarafsız yargı" tarafından cezalandırılır.

Ancak "inanan insanlar" için ek olarak bir de iç denetleme mekanizması getirilmiştir. Bütün hukuk sistemlerinde ve semavi dinlerde hatta çoğu felsefi düşünce ekollerinde ADALET, İYİLİK, KİŞİ VE KAMU HAKKI gibi kavramlarla insanlar aynı hedefe yönlendirilir. Cinayet, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, iftira gibi "fenalıklar" azaltılmak istenir.

Böylece herkesin hakkına kavuştuğu, canından, malından ve özgürlüğünden emin olduğu huzurlu, mutlu ve refah içinde yaşayan toplumlar inşa edilmeye çalışılır.

Yukarıdaki ayete göre, "Müslümanım" diyen kişiler eğer adalet ve iyilikten uzaklaşır; yalan, iftira, hakaret, tehdit, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet gibi çirkin işler yaparsa, azgınlık ve zulüm gibi fenalıklara / kötülüklere bulaşmışsa yeniden İMAN ETMELİDİR.

Öncelikle toplumda kanaat önderi, siyasi veya dini lider olanlardan başlamak üzere, hepimiz için geçerli bir buyruk bu.

*********************************

GERÇEKTEN MÜSLÜMANSAK İMAN EDELİM

Günümüzde genellikle Müslüman olmayan gelişmiş ülkelerde ADALET mekanizması düzgün çalışıyor. Yani güç sahiplerinin etki ve baskısından uzak, bağımsız ve tarafsız yargılama yapılabiliyor. Vatandaşlar sadece insan olmaktan, vatandaş olmaktan kaynaklanan haklarını ve mülkiyet hakkı, inanç ve ifade özgürlüğü gibi temel haklarını eksiksiz kullanabiliyor. Herkes canından, malından ve özgürlüğünden emin bir şekilde huzur, mutluluk ve refah içinde yaşıyor.

Oysaki bizim mübarek günler ve bayramlarımızda bile toplumumuzda neşe yok, huzur yok, birlik yok! Gündemimizde bilim yok, ahlak yok, sanat yok, estetik yok! Ve bunların doğal sonucu olarak refah yok, servet dağılımı adil değil, derin yoksulluk içinde yaşayan milyonlarca insan var.

****

Türkiye Cumhuriyeti 23 yıldır "dindar, Müslüman" kimliğini en çok öne çıkaran iktidar tarafından yönetiliyor.

Böyle bir dönemde İslam'ın en temel kavramları olan 1- Adalet (Adil olmak) 2- Emanet (Güvenilir olmak) 3- Ehliyet (Ehil kişileri göreve getirmek) 4- Maslahat (Kamu yararını gözetmek) 5- Meşveret (Danışarak iş yapmak) konularında en iyi dönemi yaşıyor olmamız beklenirdi.

Ancak bugün toplumumuzda Adalete güven duygusunun en düşük olduğu, devlet görevlerine ehliyetli kişiler yerine liyakatsiz partililer ve akrabaların getirildiği, ortak akıl ve meşveret ile yönetme yerine tek kişinin iradesine tabi olunduğu genel kanaattir. Mahkemelerin bile siyasi gücün emrinde adaletsizlik üreten birimler haline geldiği inancı hakimdir.

Gelişmiş ülkelerde (ki maalesef hepsi de Müslüman olmayan ülkelerdir) devlet vatandaşlarına, vatandaşlar devletine, vatandaşlar birbirine güvenirler. Ülkemizde ve diğer Müslüman ülkelerde bu "güvenilirlik" kalmamıştır.  Peygamberinin sıfatı "güvenilir Muhammed" (Muhammed ül Emin) olan bir dinin mensupları arasındaki "güvensizlik" ibret vericidir. "Müslüman herkesin elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir" tanımını teorik olmaktan çıkarmak zorundayız.

Mübarek Ramazan ayında bile sağlıklı ve doğal gıda bulmakta zorlanıyoruz. Zararlı katkı maddeleri ile tağşiş edilmiş (etsiz sucuk, yağsız tereyağ gibi) gıda ürünlerinin hem de fahiş fiyatlarla satılıyor olması güvenilmezliğin simgeleridir. Araç satın alırken satıcının sözüne güvenen kalmadı. Ekspertiz raporları bile sahte çıkabiliyor.

Toplum sağlığını tehdit eden ahlaksızlar, depreme, yangına dayanaksız bina yapan müteahhitler, bunlara ruhsat veren yetkililer, adaleti katleden bir kısım hâkim ve savcılar, halkına zulmeden bir kısım yöneticiler, görünüşte "alnı secdeli Müslümanlar" olsa da, "iman ediniz" emrinin muhatabı olduklarını unutmamalıdır.

Bir kişinin gücünü muhafaza etmesi için, devletin ve milletin zarar görmesine yol açabilecek her türlü kararı alan ve bunlara destek verenler de İslam'ın şartlarından olan Maslahata (kamu yararına) aykırı davranıyor demektir.

Bu mübarek günlerde inanan Müslümanlar olarak hepimiz halimizi bu gibi ölçütlere göre gözden geçirelim. "EY İMAN EDENLER İMAN EDİN!" emrine uyalım.

Eğer "gerçekten iman etmiş" bir toplum yaratabilirsek, demokratik hukuk devletinin tam da bize göre olduğunu anlayacağız.

"Gerçekten iman etmiş" bir toplum yaratamadığımız ortada. O halde, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, yasama, yürütme ve yargının ayrı olduğu, kuvvetler arasında denge ve denetim mekanizmalarının kurulduğu, demokratik ve laik bir hukuk devleti kurmaktan başka çaremiz kalmadığını artık anlamalıyız.

 

27.03.2025

Ruhittin SÖNMEZ

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 2
    BEĞENDİM
  • 1
    KIZDIM
  • 1
    BEĞENMEDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi
Bölgesel

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, köy ziyaretleri kapsamında Merkez ilçeye bağlı Yaylabeli Köyü’nü ziyaret etti.

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”
Siyaset

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”
Siyaset

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”
Siyaset

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!
Siyaset

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.