
Konu ‘jandarma’ olunca, kendimden ve ailemden örnek vermeden edemiyorum. Çünkü ben, soğanın acısını yiyenden çok doğrayanın bileceği gibi; jandarmanın hâlinden de eski(mez) bir jandarmanın daha iyi bileceğine inanıyorum. O nedenle ben ‘arada bir yaptığım gibi’, bugünkü konuma da eski günlerimi yad ederek, dolayısıyla da tezimi güçlendirerek girmek, sonra da asıl konuma dönmek istiyorum:
Bendeniz, vatanî görevime bundan daha 8-9 yıl kadar önce vefat eden dönemin Zonguldak Jandarma Tugay Komutanı ve aynı zamanda eski bir komşumuz olan Tuğgeneral Muzaffer Bayraktar Paşamın Komutasındaki Karabük Jandarma Tabur Komutanlığında başladım. Sonra yine Muzaffer Paşamın delâletiyle Kütahya Jandarma Alay Komutanlığı’ndaki Onbaşı Kurs Bölüğüne gönderildim; bura da gördüğüm 2 aylık sıkı bir öğretim-eğitim sonunda ve iyi dereceyle Kıta Onbaşı rütbesi aldım. Ve onbaşı olduktan sonra da vatanî görevimin kalan 14 aylık bölümünü kendi tercihim doğrultusunda, (o sırada Yüksek İslâm Enstitüsü öğrencisi olan İsmet Ağabeyimin yanına) yani, Konya Bölge Jandarma Komutanlığına, oradan da Yarma Nâhiyesi’ne bağlı İsmil Jandarma Asayiş Karakol Komutanı olarak, sonra yine Konya’nın Kadınhanı İlçesine bağlı Kurthasanlı Nahiyesinde Karakol Komutan muavini ve vekili olarak tamamladım.
Ayrıca bizim babamız, en büyük ağabeyimiz, eniştemiz ve evlâtlarımızdan biri de askerliklerini Jandarma çavuşu olarak yaptıkları gibi; biz biri ikiz 3 oğlumuzdan birinin Üniversite tecilini bozdurarak >3’ünü birden ve ülkemiz de terörün kol gezdiği bir dönem de!< asker eyledik ve aylarca asker yolu gözledik…
Kısacası, bizim ailenin erkekleri, askerliklerini genelde sevdikleri ve istedikleri jandarma sınıfında yaptılar. Amma velâkin, çok istemelerine rağmen, (İHL çıkışlı oldukları için!) müesses nizamın bekçileri veya dönemin lâikçileri evlâtlarımızın bir tanesinin bile polis, subay ya da astsubay olmasına izin vermediler… Ancak, biz yine de Ordumuza kırılsak bile darılmadık ve cennet misâli vatanımızı, büyük devletimizi ve asil milletimizi olduğu gibi, kahraman ordumuzu ve emsalsiz yurdumuzu sevmeye saymaya; dolayısıyla da canımız ciğerimiz durumunda olan Mehmetçiğimizin-askerimizin ve polisimizin hiç birinin ayağına taş, gözüne yaş değmemesi için dualar edip temennilerde bulunduk… Çünkü, biz kent merkezlerimizde polisler, köylerimiz ve kasabalarımızda jandarmalar, sınırlarımızda, hattâ sınır ötesindeki köy ve kasabalarda, dağlarda taşlarda şehâdeti ve gâzîliği göze alan kahraman Mehmetçiklerimiz olmasa; dünyanın stratejik ve en çetrefilli coğrafyasında bulunan güzelim vatanımızı hârici düşmanlarımıza karşı; içeride de vatandaşlarımızı, ailelerimizi kanunsuzlara ve bilhassa teröristlere karşı kim nasıl koruyabilir? Can ve mal emniyetimizi kim sağlayabilir?’ diye düşündük!
Hâsılı; askerliğinin büyük bir bölümünü (Kâht-ı komutan da) Jandarma Karakol Komutanı olarak yapmış bir vatandaş ve yarım asırlıkta bir gazeteci olarak, kent merkezlerinde polisin, kırsal kesimde hep jandarmanın yanında yer aldığım, dolayısıyla da kendilerinin çalışmalarına nezâret ettiğim olmuştur. Ancak, Burdur jandarmasıyla dönemin İl Jandarma Komutanı Albay, daha sonra da Tuğgeneral olan ve Antalya İl Jandarma Komutanı iken ‘yaş haddinden’ emekliye ayrılan Yavuz Özfidan Paşamın döneminde daha yakından ilgilendim, dolayısıyla da jandarmayı daha çok sevdim ve baydım.
Her neyse; bu kadar geniş tafsilât, tahşîdat ve uzun girizgâhtan sonra sözü şimdi de yaklaşık iki yıldır İlimiz de Görev yapmakta olan ve asker sivil herkes tarafından sevilen sayılan İl Jandarma Komutanımız Kıdemli Albay Mehmet Balcı Beyefendiye getirmek istiyorum:
JANDARMA KIDEMLİ ALBAY ‘MEHMET BALCI
YA BURDUR’DA KALMALI YA GENERAL YA DA
GENERAL OLARAK BURDUR’DAN AYRILMALI
Okurlarımdan bazıları ‘bütün bunlardan sana ne..?’ diyebilirler!
Ancak, ben de onlara ‘genelde ülkemizin, hattâ gönül coğrafyamızın, hattâ hattâ dünyamızın, özelde de ilimizin her olumlu ya da olumsuz icraatı bizi ilgilendirir-ilgilendirmelidir! Çünkü biz cennet misalî ülkemizin Gadın Burdur’unda doğduk, Burdur’da yaşıyor, Burdur’da da (ve şerefimizle namusumuzla) ölmeyi yeğliyoruz!
Onun için, doğma Karadenizli, yâni bir Anadolu insanı-Samsunlu (ve Babasının tayine tâbi bir devlet memuru olduğunu zannettiğim) Rize ilkokullu, Samsun ortaokullu, İzmir liseli, Ankara Üniversiteli ve şerefli bir jandarma subayı olduğunu öğrendiğim Mehmet Balcı; ülkemizin doğusunda, batısında, güneyinde kuzeyinde ve değişik rütbe ve kademelerde başarılı görevler îfâ etmiş; dolayısıyla da önce Bosna Hersek/Saraybosna, Banja Luka ve Afganistan-Kabil’deki uluslararası misyonlarda görevlendirilmiş; daha sonra Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Birleşmiş Miletler (BM) Nev York Dâimî Temsilciliği İçişleri Müşavirliği gibi önemli bir göreve getirilmiş; 16 Ağustos 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle de İlimizin Jandarma Komutanlığına atanmış ve burada da oldukça başarılı çalışmalarıyla dikkât çekmiş olan bir subay ve değerli bir komutan. Ve Mehmet Albay, İlimizin başta Valisi, ilçelerimizin kaymakamları, askerî ve sivil personeli, STK temsilcileri olmak üzere mahiyetinde çalışan tüm subay, astsubay, erbaş ve erler tarafından da sevildiği gibi, sorumlu olduğu köy ve kasaba muhtarları, azaları ve vatandaşları tarafından da sevilip sayılıyor. Dolayısıyla da ya en az bir(kaç yıl daha İlimiz de kalması ya da İlimizden Paşa-Tuğgeneral olarak gitmesi arzulanıyor! Ki, benim gözlemleyebildiğim kadarıyla Vali Tülay Bilgihan denetimindeki ve Mehmet Albay yönetimindeki Burdur jandarması İl Emniyet Müdürlüğü ile de koordineli çalışıyor, başarılı operasyonlar ve birbirinden değerli icraatlar yapıyor…
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; büyüklerimiz veya yöneticilerimiz daha iyi bilirler, ancak ben eski bir jandarma onbaşısı ve yıllarında bir gazetecisi olarak ‘İl Jandarma Komutanımız Kıdemli Albay ve muhtemel Tuğgeneral Mehmet Balcı’ya, diğer subay, astsubay, erbaş ve erlere ‘hayırlı’ görevlerinde üstün başarılar ve kolaylıklar diliyor; tamamına sağlık, sıhhat ve afiyet dileklerimle birlikte herkese saygılar sunuyorum.
KENDİSİNE BEDENÎ, MÂLÎ VE İLMÎ
HERHANGİ BİR İYİLİKTE BULUNULAN KİŞİ,
O KİŞİYE, KENDİSİNE YAPILAN İYİLİK
TÜRÜNDEN BİR KIRŞILIK VERSİN!
Hz. Muhammed (SAV)
BAŞARILI İNSANLAR, BAŞARILI OLMAK İÇİN
FIRSATLAR OLUŞTURURLAR. DİĞERLERİ İSE
YA ONLARI BEKLER YA DA MÂZERET ÜRETİRLER!
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'RTÜK 'Denetleme kurulu mu' yoksa 'kınama kurulu' mu?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çocuklara uzanan eller de uzattıran ellerde kırılsın!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Jandarma Komutanımız ya general olup gitmeli ya da ilimiz de... kalmalı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bizim günümüz kutlu Ankara'daki tanıtım günlerimiz verimli olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Şii İran, Emperyalist ABD'yi ve Siyonist İsrail Devletini abandone etmiş durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kalp sağlığı haftası ve bu haftanın düşündürdükleri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bir zamanlar biz de millet hem nasıl milletmişiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Fruktozlu, GDO'lu ve inorganik gıdalar sağlığımızı tehdit ediyor! Ancak, kimse buna 'Dur' demiyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Taş devri 'ABD'nin puştlarının şerlerinden daha ehvendir!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Polislerin teşkilatları 181 yaşında olsa da kendileri 18,1'lik delikanlı kadar genç, dinç ve heyecanlılar' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur’un Çavdır ilçesine bağlı Küçükalan Köyü’nde yaşanan acı olay, büyük üzüntüye neden oldu
Muğla'da 26 Nisan 2025 Pazar Günü elektrik kesintisi var mı? Muğla'da yarın elektrikler kesilecek mi? Muğla'da yarın yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. Detaylar haberimizde..
Gazze’de saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 585’e çıktı.
Afyonkarahisar'da 26 Nisan 2026 Pazar günü elektrik kesintisi var mı? Afyonkarahisar ve ilçelerinde elektrikler kesilecek mi? Afyonkarahisar'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. Detaylar haberimizde.
Sosyal medyada viral olan Nalaka şarkısını kim söylüyor? İşte şarkının sahibi ve popülerlik nedeni.
Denizli'de 26 Nisan 2026 Pazar günü elektrik kesintisi var mı? Denizli'de yarın elektrikler kesilecek mi? Denizli'de bugün yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. Detaylar haberimizde.
Yorumlar (0)