Ruhittin Sönmez

Kambur kamburu gördüğünde rahatlar

Ruhittin Sönmez'in 'Kambur kamburu gördüğünde rahatlar' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

KAMBUR KAMBURU GÖRDÜĞÜNDE RAHATLAR

Hukuk Fakültesinde iken bir hocamızın söylediği sözü hiç unutmadım: "Dünya tarihinde yokluk ve yoksulluktan dolayı isyanlar olmamıştır, isyanları başlatan adaletsizliktir."

Bu söz "her adaletsizlik olan yerde isyan olacaktır" anlamına gelmiyordu.

Dr. Zülfikar Özkan ise "Beynin Mutluluğa Ayarlanması" isimli kitabında şu tespitleri naklediyor:

"İnsanı mutsuz eden, fazla şeye sahip olmaması değil, başkalarından azına sahip olmasıdır. Bir kambur, başka bir kamburu gördüğü zaman rahatlar."

"İnsan istemeyi aklından geçirmediği malların yokluğunu kesinlikle hissetmez. Bununla birlikte yüz kat fazlasına sahip bir başkası, istediği şey onda olmadığı için kendini mutsuz hisseder."

"Zenginlerin büyük serveti yoksulları huzursuz etmez. Buna karşılık zenginler bir niyetini gerçekleştiremediğinde sahip olduklarıyla avunmazlar. Zenginlik deniz suyuna benzer. Ne kadar içilirse o kadar susatır. Aynı şey şöhret için de geçerlidir. İsteklerimiz gerçekleştikten sonra onlara alışırız. Sahip olduklarımıza zamanla kayıtsız kalırız."

"İnsan başkalarıyla iletişim kurarak rahatlamak istiyor. Bir insan kendisi gibi benzer acıyı çeken kişilerle bağlantısı olduğunda daha fazla acıya dayanabiliyor. Diğerlerinden soyutlandığı zaman acısına daha zor dayanabiliyor."

Gerçekten 1999 Kocaeli depreminde diğer şehirlerden gelen hekimler depremzedelere terapi yapmaya çalışıyorlardı. Bir uzman doktor "çok ilginç, bizim insanımız bu toplu terapiyi her gün kendileri yapıyor. Bize ihtiyaçları yok. Çünkü hep deprem hakkında görüşerek terapiden beklediğimiz yararı sağlıyorlar" demişti.

***************************

KİTLELER TEPKİSİZ

Türkiye'de kitlelerin üzerinden silindir gibi geçen ağır bir ekonomik tablo var. Toplum, küçük bir kesimi hariç, enflasyonun altında ezilmekte.

Buna rağmen bırakın kitlesel eylemleri, demokratik bir tepki dahi yok. Hatta iktidardaki AKP'nin oy oranının etkilendiğine dair bir veri de yok.

Türkiye'de nüfusun yüzde 60,4'ü dolayında kesiminin yani 51 milyon 600 bin kişinin açlık sınırının altında yaşadığı tespit edildi (Tüketici Hakları Derneği, 2023)."

BM 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu'nun verilerine göre, 82,3 milyon nüfuslu Türkiye'nin 14,8 milyonu yeterli gıda tüketemiyor.

Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 2023 Aralık ayında 47 bin lirayı aştı.

Ancak ücretlerin yarıdan fazlası asgari ücret mertebesinde. Asgari ücret ortalama ücret haline geliyor. Emeklilerin durumu tam bir facia. En düşük emekli maaşının 10 bin TL olacağı "müjdelendi."

İşçi ve Bağkur emeklilerine verilen zam oranının yüzde 37,6 tutulurken memur emeklilerine yüzde 49,25 verilmesine tepki doğmuştu. CB Erdoğan İşçi ve Bağkur emeklilerine yüzde 5 ek zam verileceğini (toplam zam oranının yüzde 42,6 olacağını) "müjdeledi." Sanki tepkiler azaldı gibi. Oysaki emekli maaşları asgari ücretin ve açlık sınırının altında kaldı.

****

Bu adaletsizlik karşısında SGK ve Bağkur emeklisi olup AKP'ye oy verenler tercihlerini değiştirir mi?

Bu kadar ağır tabloya rağmen kitlelerin iktidara demokratik bir tepki dahi göstermemesi normal mi?

Adaletsizlik ne kadar büyürse büyüsün, bizde bırakın isyanı, oy kaybına bile sebep olmaz mı?

Acaba "zenginlerin büyük serveti yoksulları huzursuz etmez" tespiti Türkiye'nin yoksullarını da tarif ediyor olabilir mi?

"Yoklukta eşit" duruma gelenlerin oranı arttıkça, halkımız "kamburun kamburu görmesi gibi" rahatlıyor mu?

***************************

UYKUSUZ MUSUN, SUSUZ MUSUN?

Nasreddin Hoca, şehirlerarası yolculuk yaparken, yolunun üstündeki köyde bir köylüye konuk olmuş. Yatma zamanı gelince adam;

- "Hoca Efendi, uykusuz mu yoksa susuz musun?" diye sormuş.

Adamın yemekten söz etmediğini gören Hoca hiç bozuntuya vermeden;

- "Buraya gelirken pınar başında bir güzel uyumuştum" demiş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan emeklilere de aynı yöntemle yaklaşıyor. Hiç yemekten söz etmiyor. "Ey vatandaşım aç mısın? Ne yiyip ne içiyorsun?" diye sormuyor.

"Beka, sabır, şehitlik, cennet" gibi kavramlarla konuşuyor.

Ama çok şükürler olsun ki kendisi 2024 yılını "Emekliler Yılı" ilan etme lütfunda bulunmuşlar.

****

SABIRSIZLIK ETMEYİN

Şeyh efendi sofularına:

- Cennette elma; incir, nar, hurma var; bunlardan yiyip doyarsınız, bu dünyanın açlığına dayanmak gerek, diyormuş. Bir gün sofulardan biri Şeyhine:

- "Efendim, bugün bizde elli börek pişecek" diyerek onu yemeğe çağırmış̧. Şeyh yemek vakti sofunun evine gelip oturmuş. Bir az beklemiş, ama pişen bir şey yokmuş. Sonra dayanamayıp:

- Sofu, hani pişip gelen bir şey yok, ağzımızı sulandırdın bıraktın, demiş.

O zaman Sofu:

- Pirimiz, biz senin öbür dünyada bağışlayacağın inciri, elmayı bekleyip kapında yedi yıldır suyunu çektik, odununu getirdik. Siz ise bir günde pişecek yemeği bile bekleyemeden sabırsızlık ediyorsunuz, demiş.

****

TAZI OLUR

Ağa, kahyasına gittiği yerden kendisine bir tazı getirmesini söyler. Fakat kâhya unutur ve tam ağanın yanına gireceği sıra aklına gelir. O sırada sokakta dolaşan besili bir köpeği alıp ağanın kapısına bağlar ve içeri girer.

Ağanın "tazımı getirdin mi?" şeklindeki sorusuna, kâhya:

- Evet getirdim, işte kapıda duruyor, der ve köpeği gösterir.

Ağanın "Bu tazı değil, tazının kulağı uzun, beli zayıf olur" demesi üzerine, kâhya "Ey ağamız, bu sizin kapınızda biraz kalsa açlıktan zayıflar ve harika bir tazı olur" diye cevap verir.

 

Ruhittin Sönmez

18.01.2024

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi
Bölgesel

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, köy ziyaretleri kapsamında Merkez ilçeye bağlı Yaylabeli Köyü’nü ziyaret etti.

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”
Siyaset

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”
Siyaset

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”
Siyaset

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!
Siyaset

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.