
KARA ŞEHİDLERİNİ AN(MA), PİLOTLAR
TASARIM…, İŞ SAĞLIĞI İLE GÜVENLİĞİ
LABORANTLAR, DİLEK ve DÜRÜSTLÜK
GÜNLERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ::::!
Az çok ilgilenenlerin ya da ilgili kişilerin bilecekleri gibi, ülkemiz de her 25 Nisan tarihi ‘’Kara Şehitlerini Anma Günü’’, 26 Nisan tarihi ‘‘Pilotlar’, ‘Veterinerler ve Kıskançlık Günü’’, 27 Nisan tarihi ‘’İletişim Tasarımı Günü’’, 28 Nisan tarihi ‘’İş Sağlığı ve İş Güvenliği’’ ile birlikte ‘’Laborantlar Günü’’, 29 Nisan tarihi ‘’Dünya Dilek Günü’’, 30 Nisan tarihi de Dürüstlük Günü’’ olarak kutlanıyor veya değerlendiriliyor. Ve sevgili okurlarımızın bilecekleri gibi pilotlarımızın, ‘İletişim tasarımcılarımızın Gün’lerini ve ‘Kıskançlık Günü’ hakkındaki düşüncelerimi önceki günkü yazımda kısa birer değerlendirmesini yapmıştım. Bugünkü köşemi de ‘‘Kara Şehitlerimizi Anma Günü’’ ile birlikte ‘’İş Sağlığı ve İş Güvenliği’’ne, lâbaratuvarlarımıza, artı Dilek ve Dürüstlük Gününe ayırdım… Onun için, daha yazımın başında, bir Çanakkale şehidi torunu olarak, genelde gelmiş geçmiş ve gelecek olan tüm şehitlerimizi, özelde de kara şehidlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; biz mücrimlere bu dünyadaki haklarını helâl etmelerini, öte dünyada bizler için şefaatçi olmalarını, dolayısıyla da bizleri cennetteki köşklerinin kıyısında köşesinde komşu etmelerini diliyorum… Çünkü, ben şehidlerin yakınlarından ve sevdikleri kişiler arasından 70 kadar kişiye şefaat etme yetkisi verildiğini ya da verileceğini biliyor ve buna inanıyorum. Çünkü bunu herhangi biri değil, peygamberler peygamberi, inananların iki cihan serveri ve Cenab-ı Allah’ın sevgili Resûlü, Elçisi, Habibi, Nebisi ve sevgililer sevgilisi olan Hz. Muhammed Mustafa (sav) buyuruyor!
Sözü şimdi de ‘İş Sağlığı ve İş Güvenliği’ ve Labaratuvarlar Günü’ ile Dilek ve Dürüstlük Günü’ne getirmek istiyorum:
Özelde vatandaşlar, genelde de biz gazeteciler sağlık çalışanlarının hasta bakıcısından tutun hekimine-başhekimine, hattâ profesörüne varıncaya kadar tamamını tanır, ne iş yaptıklarını ve nasıl çalıştıklarını ya duyar ya da görürüz. Dolayısıyla da bu konuyu ve az çok biliriz… O nedenle, ben bugün laborantların ne gibi işler yaptıkları ve nasıl, hangi zor şartlar altında çalıştıkları konusuna girmek istiyorum. Onun için, ben bugün, önce ‘görünmeyen kahraman, hep vefakâr ve devamlı cefâkar olarak’ gördüğüm ya da öyle değerlendirdiğim lâborantlarımızı-sağlık görevlilerimizi tanıtmak; onların ne gibi ya da nasıl ve ne kadar zahmetli, bir o kadar da rahmetli bir iş yaptıklarını sevgili okurlarıma aktarmak; bilen okurlarıma hatırlatmak, sonra da kendileri ve çalışmaları hakkındaki sığ bilgilerime ve haklarında hüsnü zan beslediğim düşüncelerime geçmek istiyorum:
Benim bildiğim kadarıyla lâborantlar; Sağlık kurumları bünyesindeki çeşitli laboratuvarlarda ve hep karanlık, havası az, radyasyonunu ve hastalık bulaşma riski yüksek olan odalarda çalışır ve hastaların genel ve özel durumları, artı mahremleri ile ilgili olarak hekimlerin gerekli gördükleri tüm tıbbî analizleri, tespit veya tekkikleri yapan birer teknik eleman, dolaysıyla da görünmeyen kahramanlardır! Çünkü onlar insanların kanlarından ve yağlarından tutun idrarlarına, dışkılarına varıncaya kadar birçok değerlerini ölçer ve ilgili doktorlara rapor ederler… Ancak, ben sevgili laborantlarımızı yanlış tanımamak ve de yanlış tanıtmamak için bu konuyu burada noktalıyor; noktalarken de tamamına sağlık, sıhhat ve afiyetleri diliyor; şimdide ‘İş Sağlığı ve İşi Güvenliği’ konusuna değinmek istiyorum:
ÖNCE TEDBİR, SONRA TEVEKKÜL!
Kanûnî Sultan Süleyman Hazretleri, ‘’Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi…” diyerek sağlığın-sıhhatin önemine dikkât çekerken; merhum Necip Fazıl Kısakürek de “Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değildir!’’ diyor. Bendeniz de ‘Verdiğimiz küçük nefesi bile geri almaya muktedir değilsek, biz hiçbir şey değiliz! O nedenle sayılı olan nefeslerimizin kıymetini iyi bilelim, dolayısıyla da heba etmeyelim! Yani hiçbir şeyi israf etmeyelim!’ derim.
Ara başlığımda da dikkât çekmeye çalıştığım gibi, tedbirsiz tevekkül olmaz… Çünkü bu konuda Cenab-ı Allah Nisâ Sûresi’nin 71. Ayet-i Kerîmesinde “Ey îman edenler! Düşmana karşı korunma tedbirinizi alın. Duruma göre bölükler hâlinde sefere çıkın veya gerektiğinde topyekün savaşın!’’; sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) “Evinin damında korkuluklarla tedbir almadan uyuyandan Allah (c.c) koruması kalkmıştır!’’ ve “Önce deveni (sağlam kazığa) bağla, sonra Allah’a tevekkül et!’’ buyururken, atalarımız da ‘önce sağlık ve güvenlik’ derler. Dolayısıyla da sağlık ve güvenlik olmadan hiçbir şeyin tadı olmayacağına vurgu yaparlar!
Bendeniz de günümüz dünyasında teknolojinin, ulaşım ve iletişim araçlarının kendisi baş döndürücü bir şekilde geliştirildikçe ve sayıları kontrolsüzce arttıkça, iş alanlarının kapsamı ve sayıları çoğaldıkça genelde çalışanların, özelde de insanların riskleri de artıyor! Ayrıca, bırakın büyüklü küçüklü şehirleri ve ilçeleri, bugün en küçük kasabalarda, hattâ köylerde bile motorlu araçtan, zirai elet ve edevattan geçilmiyor. Ve bu araçlarda hem trafik, iş ve ev kazalarının hem sayılarını ve kapsamlarını hem de maddî mânevî tahribatlarını artırıyor! O nedenle iş verenler çalıştırdığı kişilerin iş güvenliklerini sağlamak ve sağlıklarını korumak için ellerinden geleni yapmalılar, hiçbir masraftan kaçınmamalılar. Çünkü sağlık olmadan hiçbir şey olmuyor! Ayrıca çalışanlarının ücretlerini terleri soğumadan ve bihakkın vermeleri gerekir’ diyorum.
DİLEKLERİMİZ HAYIRLI OLMALI, DÜRÜSTLÜĞÜZ
HER YERDE, HER AN VE HAYAT BOYU SÜRMELİ!
Diyor, herkese sağlıklı ve güvenli, dileklerimiz hayırlı, dürüstlüğümüz ise hayat boyu sürmeli…’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
CÜMLELER DOĞRUDUR SEN DOĞRU İSEN
DOĞRULUK BULUNMAZ SEN EĞRİ İSEN!
Yûnus Emre
TEDBİR DAİMA BİLGELİĞİN ARACIDIR..!
Patrick Rothfuss
EN İYİ ZIRH HEDEFTEN UZAK DURMAKTIR!
Horace
BİZ FARKINA VARMASAK DA HER FIRTINAYI
HAZIRLAYAN TABİAT ŞARTLARI MUTLAKA
ÖNCEDEN BİRİKMİŞTİR. FIRTINA BİR SONUÇTUR.
AKIL DA FIRTINA TOPLANIRKEN ONU GÖRMEK
VE TEDBİR ALMAK İÇİN (Cenab-ı Allah) TARAFINDAN
BİZE VERİLMİŞ OLAN BİR ARMAĞANDIR…
Buket Uzuner
BİR GERÇEĞİN FARKINA VARDIM, DÜNYANIN HİÇBİR
TERTİP VEYA TEDBİRİ İMANA GİDEN YOLLARI KESEMİYOR,
ORAYA AÇILAN CADDELERİ TIKAYAMIYORDU!
İskender Pala
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Afyonkarahisar’da bir kişinin ölümü, bir kişinin ise yaralanmasıyla sonuçlanan dolmuş durağındaki kanlı kavganın ardından polis ekipleri adeta nefes kesen bir operasyon düzenledi.. Dehşete düşüren kavganın sebebi ise herkesi şoke etti
Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine bağlı Çatallı köyü kavşağında iki aracın çarpışması sonucu feci bir kaza meydana geldi. Can pazarının yaşandığı kazada 2'si çocuk olmak üzere toplam 7 kişi yaralanırken, olay yerine çok sayıda acil servis ekibi sevk edildi.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Yunt Yaylası Şenliği'nde talihsiz bir kaza yaşandı. Şenlik alanında düşerek ayağı çıkan kadın için bölgede görevli jandarma ekipleri adeta zamanla yarıştı. Genç kadın, jandarma devriye aracıyla hastaneye yetiştirildi.
15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü öncesinde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildi. İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, detaylar haberimizde
Aksaray'da 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray'da elektrikler kesilecek mi? Aksaray'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)