Ruhittin Sönmez

Konuşamadığımız ekonomi

Ruhittin Sönmez'in 'Konuşamadığımız ekonomi' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

KONUŞAMADIĞIMIZ EKONOMİ

Halkımızın fiilen yaşadığı sıkıntıların en büyüğü ekonomiden kaynaklanıyor. Ancak ülkemizi yönetenler önümüze çok büyük riskleri olan siyasi konuları gündeme getirdiği için ekonomiyi konuşamıyoruz. 

Devletimizi üniter yapıdan çıkartıp çok ortaklı, etnik kimliklere göre ayrışmış federatif bir yapıya döndürme çabası var. Bunun için teröristbaşı Öcalan, PKK'nın Irak ve Suriye kolları, DEM, ABD Büyükelçisi vd aktörler üzerinden müzakereler yürütülüyor. Böyle olunca Türk Milleti kendi güncel sıkıntıları ve bunların sebepleri üzerinde düşünemiyor bile.

Aslında bu mesele bile ekonomi ile alakalıdır. Çünkü Türkiye ekonomisi bu kadar kırılgan olmasa, dışarıdan küçük müdahalelerle çökertilebilecek yapısal sorunlar barındırmasa, siyasi açıdan baskılara direnmemiz daha kolay olabilirdi.

****

Önce, ekonomimizin içinde bulunduğu durumu özetlemek için en temel göstergelerden bazılarına bakalım:

Dünya ekonomik büyüklüğü içindeki payı son on yılda yüzde 1,1 mertebesindedir. (Yüzde 0,9-1,25 arası.)  

Ekonomik büyüklük açısından Türkiye 16-19. sıralarda gezinmektedir. Kişi Başı Milli Gelir sıralamasında ise dünyada 60-65. sıralardayız.

Bu rakamlara bakınca "Türkiye şahlanıyor, uçuyor" propagandalarının da "batıyoruz" temelli iddiaların da doğru olmadığı söylenebilir. 

****************************

DERİN YOKSULLUĞUN SEBEBİ NE?

Ekonomide bir istikrar varsa, son yıllarda derin ve yaygın bir yoksulluğun olduğu, halkımızın büyük kesiminin en temel ihtiyaç maddelerine bile erişme zorluğu yaşadığı gerçeğini ne ile açıklayacağız?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan "2024 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine" göre; 

Türkiye'de her 100 kişiden 29'u yardıma muhtaç durumda bulunurken, 86 kişi ise insanca yaşam standartlarından uzak bir hayat sürüyor. (Korkunç değil mi?)

Aşırı yoksulluk sınırının altında yaşayan HANE sayısı 3,6 milyona ulaşmış durumda. Bu, yaklaşık 14 milyon BİREYİN temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak yaşadığını gösteriyor. (2024)

Dünyanın en yüksek enflasyon oranı yaşayan ülkelerinden biriyiz. Sabit gelirlilerin yüksek enflasyon karşısında gelirleri eriyor. 2025'te asgari ücret, emekli maaşları ve çalışan ücretleri artışları enflasyon oranının altında kaldığı için bu yıl yoksullaşmanın daha da derinleştiğini söyleyebiliriz.

Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin sayısında sürekli artış yaşanıyor. Vatandaşların çoğu borç sarmalı içinde.

Buna karşılık ekonomik sıkıntıları hissetmeyen bir kesim olduğunu da görmek gerekiyor. TÜİK'e göre, her 100 kişiden yalnızca 14'ü temel ihtiyaçlarını rahatça karşılayabiliyor ve insanca bir hayat sürebiliyor. Yollardaki arabaların sahipleri, kafe, restoran ve otelleri dolduranlar çoğunlukla bu kesimden.

Bu durum, iktidarın gelir eşitsizliği ve yoksullukla mücadeledeki başarısızlığını ortaya koymakta.

****************************

GELİR DAĞILIMI BOZUK

GİNİ KATSAYISI diye bir gösterge var. Gelir veya servet dağılımındaki eşitsizliği ölçmek için kullanılır. Bu katsayı, 0 ile 1 arasında bir değer alır.

Gini katsayısı arttıkça gelir dağılımındaki adaletsizlik de artar. Dolayısıyla düşük değerler eşitliğin, yüksek değerler ise eşitsizliğin göstergesidir.

TÜİK verilerine göre, 2018'de 0,40 olan Gini Katsayısı 2024'te 0,448 olmuş. Bu veri gelir adaletsizliği ve yoksulluğun daha da belirgin hale geldiğini göstermektedir. İzlenen politikalarla zenginler daha zengin, fakirler daha fakir hale getirilmiş.

****

Ayrıca, yıllar içinde Türkiye'de milli gelirden en zengin %1'lik dilimin aldığı pay düzenli biçimde artmış. 2010'da yaklaşık %9olan bu oran, son yıllarda %15'e kadar yükselmiştir.

En zengin %10'luk kesimin milli gelirden aldığı pay da 2010'da yaklaşık %31 iken, benzer şekilde artarak 2024'te %41'e ulaşmıştır.

Buna karşılık, toplumun en yoksul %20'sinin payı istikrarlı şekilde azalmış, 2010'da %6,5 civarındayken 2024'te %5,5'e kadar gerilemiştir.

Bu rakamlar orta tabakanın fakirleşerek eridiğini gösteriyor.

****************************

AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI ALTINDA YAŞAMAK

Aşırı yoksulluk ve açlık sınırı açısından durum çok daha vahim: Raporlara göre Türkiye nüfusunun yaklaşık %60'ı gıda harcamasını dahi karşılayamaz durumda.

Bu kadar yüksek oranlar, ekonomik kırılganlığın toplum geneline yayıldığını gösteriyor. Özellikle en kırılgan gruplar olan çocuklar, yaşlılar ve gençler ciddi biçimde etkilenmiş durumda.

TÜRK-İŞ 2025 Haziran 2025 verilerine göre; 

Ankara'da yaşayan dört kişilik bir aile için açlık sınırı: 26.115 TL'ye; yoksulluk sınırı) 85.065 TL'ye;  Bekâr bir çalışanın 'yaşama maliyeti' de aylık 33.586 TL 'ye yükseldi.

(Açlık Sınırı: Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarıdır. Yoksulluk sınırı: Bir ailenin gıda harcaması ile birlikte giyim, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarıdır.)

"Yoksulluk sınırı tutarı, ailenin yapması gereken insan onurunun gerektirdiği harcama düzeyidir ve bir bakıma, haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını ortaya koyan önemli bir göstergedir." 

Ancak Temmuz 2025 itibarıyla en düşük emekli maaşı:16 bin 881 TL. Asgari ücret 22.104 TL. 

Üstelik asgari ücret artık neredeyse ortalama ücret haline gelmiştir. Yani çalışanların çoğu asgari ücret civarında ücret alıyor.

****************************

GENÇLERİN DURUMU ÇOK ÜZÜCÜ

"Ev genci" denilen bir kesim türedi. Türkiye'de NEET oranı (ne eğitimde ne istihdamda olan gençler) çok yüksek, (yaklaşık %25–28).

Bu şartlarda evlenmeye cesaret edemeyen, evlendiyse çocuk yapmaya korkan gençlerin oranı bu kadar yüksekken "2025 Aile Yılı" ilan etmek ve "çocuk sayısını artırın" telkinleri işe yaramıyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Türkiye'nin doğurganlık hızı tarihimizde ilk kez 1,48'e gerilemiş durumda. Bu, bir felaket. Bu rakam, kritik eşik olan 2,1'in çok altında bir seviyedir" tespiti doğrudur. Ama Cumhurbaşkanlığı şikayet değil çare bulma makamıdır. 

Nüfusumuzun eksilme trendine girme sebeplerinin başında ekonomik sebepler geliyor. 

Ekonomi düzelmeden nüfus artışı sağlanamaz, insanlarımız sağlıklı beslenemez, çocuklarımızın zekaları gelişmez. Bilimde, sporda, sanatta rekabet edilemez, işgücüne katılım artmaz, dış baskılara direnç gösterilemez. Özetle dünya sıralamasında her alanda geri düşeriz.

 

Ruhittin Sönmez

28.07.2025

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

22
HAZİRAN

2026

İktidarın hukukçuları neden susar?

Ruhittin Sönmez'in 'İktidarın hukukçuları neden susar?' adlı köşe yazısı Devamı

11
HAZİRAN

2026

Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma

Ruhittin Sönmez'in 'Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma' adlı köşe yazısı Devamı

04
HAZİRAN

2026

HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?

Ruhittin Sönmez'in 'HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?' adlı köşe yazısı Devamı

01
HAZİRAN

2026

Türkiye uçuyor, yolcular uykuda

Ruhittin Sönmez'in 'Türkiye uçuyor, yolcular uykuda' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

KAMU-DER Genel Başkanı Baştuğ: "Kamu Çalışanlarının ve Emeklilerin Sorunları Acil Çözüm Bekliyor”
İş Dünyası

KAMU-DER Genel Başkanı Baştuğ: "Kamu Çalışanlarının ve Emeklilerin Sorunları Acil Çözüm Bekliyor”

Kamu Görevlileri Çalışanlar Derneği (KAMU-DER) Genel Başkanı Cevdet Baştuğ, NNC Haber Ankara Temsilcisi Turabi Küçük'e derneğin faaliyetleri, kamu çalışanlarının yaşadığı sorunlar, emeklilerin ekonomik durumu ve kamu personel sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baştuğ, özellikle kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücündeki düşüşe dikkat çekerek, çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı.

BTSOTAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor
İş Dünyası

BTSOTAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye'de oda ve borsalar arasında kurulan ilk tahkim ve arabuluculuk merkezi olma özelliğini taşıyan BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (BTSOTAM), tahkim alanında daha etkin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek yeni bir yapılanmayla faaliyetlerini sürdürecek.

Ümit Özdağ: “Kamyon ve TIR Şoförleri Ekonominin İsimsiz Kahramanları”
Siyaset

Ümit Özdağ: “Kamyon ve TIR Şoförleri Ekonominin İsimsiz Kahramanları”

Özdağ, üretimden tüketime uzanan zincirin en önemli halkalarından biri olan yük taşımacılığı sektöründe çalışan şoförlerin ağır çalışma şartları altında görev yaptığını belirterek, yaşadıkları sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti.

Serbest piyasada döviz fiyatları
3. Sayfa

Serbest piyasada döviz fiyatları

 Dolar 46,8170 liradan, euro ise 53,5280 liradan haftaya başladı.

TÜİK Haziran Enflasyonunu Açıkladı: Yıllık TÜFE Yüzde 32,11 Oldu
İş Dünyası

TÜİK Haziran Enflasyonunu Açıkladı: Yıllık TÜFE Yüzde 32,11 Oldu

Haziran ayında tüketici enflasyonu aylık yüzde 0,99 arttı. Yılın ilk altı aylık döneminde TÜFE'deki artış yüzde 17,76 olurken, on iki aylık ortalamalara göre artış oranı ise yüzde 32,03 olarak gerçekleşti.

Akaryakıt ve Sigarada 6 Aylık Otomatik ÖTV Artışı Durduruldu
İş Dünyası

Akaryakıt ve Sigarada 6 Aylık Otomatik ÖTV Artışı Durduruldu

Resmi Gazete'de yayımlanan kararlarla vergi düzenlemesi yapıldı. Düzenlemeyle, normal şartlarda 6 ayda bir Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) oranında yapılan otomatik ÖTV artışları belirli ürünler için uygulanmayacak.