
MEHTER TAKIMINA SIRT DÖNMEK
ATALARIMAZA SIRT DÖNMEKLE
EŞ DEĞERDİR!
Ülkemizin dört bir yanında olduğu, asıl, asil ve necip milletimizin görüp duyduğu ve ülke genelinde olduğu gibi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı kutlamaları Gaziantep’te de ve devlet erkanının, siyasi parti ve STK temsilcilerinin, çok tabiidir ki gâzî Antep halkının katılımıyla gerçekleştirilmiş ve kutlamalara Enes Yılmaz Kaan Anaokulu çocuk Mehter Takımı’nın birbirinden güzel marşları, ilâhileri ve nat-ı şerifleri damgasını vurmuş. Yâni, bahsime konu Çocuk Mehter Takımı’nın kendisi ayakta karşılanmış, gösterileri beğenilerek izlenmiş ve coşkulu bir şekilde alkışlanmış; ancak Takım, CHP Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar başta olmak üzere kutlamalar sırasında orada bulunan CHP’lileri rahatsız etmiş ve CHP’liler, küçük öğrencilerin büyük ve birbirinden güzel gösterilerine sırtlarını dönerek ve mûsikîlerine kulaklarını tıkayarak protesto etmişler… Oysa, CHP’lilerin sırtlarını dönerek ve kulaklarını kapatarak protesto ettikleri Mehter Takımı’nın kendisi büyük bir Osmanlı ürünü ve kültürü, güzel bir geleneği olan ve asırlardır (727 yıldır) ülkemiz de, Türk Devletlerinde varlığını sürdüren, bestesi, güftesi ve enstrümanlarıyla izleyen ve dinleyenleri êdetâ büyüleyen; Mehteranları ise keskin bakışlarıyla, tok ve Davudî sesleriyle, düzgün kılık ve kıyafetleriyle, yâni kendilerine özgü, takımlarına has sarık ve cübbeleriyle, sünnet sakallarıyla, heybetleri, vakarlı duruş ve yerleri titreten yürüyüşleriyle, görkemleri ve ihtişamlarıyla dosta güven veren, düşmana ise korku veren millî, millî olduğu kadar da yerel-yerli bir bando takımıdır…
Kısacası; Mehter Takımı Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan bugüne kadar (CHP’nin engellediği dönemler hâriç) varlığını sürdüren ve o gün bugündür büyük bir heyecanla izlenip dinlenilen ve dünyanın en eski, en köklü ve en ünlü bando takımlarının başında gelir!
Ve kökeni Yeniçeri Ocağına dayanan bu yapı, askerî, millî ve dînî müzik icrâ etmenin ötesinde, savaş öncesinde ve esnâsında bizim ordumuza, komutanlarımıza ve askerlerimize büyük moral desteği verirken, düşman ordularının gözlerine kulaklarına ve kalplerine korku salmış olan ve psikolojik etkisi veya mânevîyatı da bulunan büyük bir bando takımıdır!
Daha da kısacası; 14. yüzyılda kurulan ve Mehteran-ı Hümâyün adı verilen Mehterhane, 1826 yılında II. Mahmud tarafından ve Yeniçeri Ocaklarıyla birlikte kapatılmış ve mehteranları dağıtılmış olan; ancak, 1914 yılında da Enver Paşa tarafından yeniden oluşturulmuş-kurulmuş olan ve Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde faaliyet göstermekte olan bir bando takımıdır; yarı askerî yarı sivil ve yüzde yüz yerli ve millî olan bir teşkilattır, sivil ve askeri bir toplum kuruluştur!
KÂBE’DE HACILARIN ’HU…’ DEYİŞLERİNE
MİLLÎ BAYRAMLARDA MEHTERANLARIN
KENDİLERİNE VEYA MARŞLARINA KARŞI
ÇIKAN POLİTİKACILAR, ÇEVRELER YA DA
KİŞİLER NEYE KARŞI ÇIKMAZLAR ACABA
İstiklâl Marşımızı dinlerken şahsen benim tüylerim diken diken olduğu ve Marşın izâfe ettiği, atıfta bulunduğu değerler için gözümü kırpmadan canımı veresim geldiği gibi; Mehter Takımının birbirinden millî ve yüzde yüz yerli kılık kıyafetlerini gördüğüm, artı marşlarını, ilâhîlerini ve nât-ı şeriflerini duyduğum anda da ecdadım; mini mini minnacık çocukların, tamamı birer melek görünümünde olan yavruların ‘Kâbe’de hacılar ‘hu’ derler…’ ilâhilerini duyunca da İslâm’ın 5 temel şartından biri olan hac ibâdeti, hacılar ve sevgili Peygamberim sünnetleri, Yüce Rabbimizin emir ve yasakları aklıma geliyor ve beni ziyâdesiyle mutlu ediyor! Yani, Mehteranların dînî değerleri-dinden olan hiçbir şeyleri, millî ve ahlâkî icraatları beni rahatsız etmediği gibi, tam tersine mutlu ediyor!
Demem o ki, kökü Osmanlı Devleti’ne, yâni atalarımıza, ecdâdımıza dayanan ve her şeyiyle yerli ve millî olan, dîni de sayılan bir Mehter Bölüğünün hele hele mehteranları miniklerden oluşan-oluşturulan bir Mehter Takımının varlığı ve gösterileri beni hiç rahatsız etmediği gibi, sevinçten mutluluktan göklere çıkarıyor! Çünkü onlar benim ecdadımın hatıralarını, iyi güzel gelenek görenek, âdet ve millî kültürlerini yaşatıyorlar, dolayısıyla da millî duygularımızı, kişisel heyecanlarımızı ve moral değerlerimizi yükseltiyorlar! Artı çeşitli olumsuzluklardan dolayı bozulan psikolojilerimizi düzeltiyor, bizleri mânen tedavî ediyorlar! Bütün bunların yanında unuttuğumuz ya da ciddiye almadığımız millî değerlerimizi, kültürümüzü, dînimizi îmânımızı ve kulluğumuzu hatırlatıyorlar!
ÇOCUKLARDAN MEHTER TAKIMI OLUŞTURMAK
ONLARI ‘SARAY KÜLTÜRÜNE ALIŞTIRMAKMIŞ!!’
Her şey ortada iken ve İl Başkanları yaptıkları protestoyu ikrar ederken, Genel Başkanları bile inkâr etti-etmek zorunda kaldı! Yani, Özgür Özel, yapılan yanlışı kabullenemedi ve ‘’mutlaka bir yanlış anlaşılma ya da arkadan çekim vardır…” diyerek geçiştirmeye çalıştı!
BEETHOVEN’IN ‘KONÇERTOSU’NDAN YA DA
BİLMEM KİMİN SENFONİ ORKESTRASINDAN
RAHATSIZ OLMADIKLARI GİBİ, TAM TERSİNE
MEMNUN OLAN KİŞİ VE ÇEVRELERİN MİNİK
ÖĞRENCİLERİN MEHTER GÖSTERİLERİNDEN
RAHATSIZ OLMALARI AKLA MANTIĞA ZİYAN
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; ben şahsen ‘adının başında Gâzî olan bir şehrin Merkezinde kutlanmakta olan millî ya da ulusal bir bayram gününde tamamen millî, yarı askerî yarı sivil bir bando takımını temsil eden minik mehteranların büyük bir heyecan ve aslına uygun bir şekilde icra ettikleri bir gösteriye sırtlarını dönen kişilerin; yanlış yapıklarını veya maksatlarını aşan bir davranışta bulunduklarını itiraf etmeleri, dolayısıyla da önce o yavrulardan, aileleri ve öğretmenlerinden; sonra asil, necip ve büyük bir Mehter tutkunu olan Türk Milletinden özür, kendi atalarından, asıllarından ve cetlerinden de halâllik dilemeleri gerekir!’ diye düşünüyorum. Çünkü, ‘gelenekler, kuşaklar boyu tekrarlanan pratikler yanında önceki kuşakların yaşamış oldukları hâfıza izleri vasıtasıyla kuşaktan kuşağa ve imbikten süzülür gibi süzülmesiyle, aktarılmasıyla oluşan kurallardır! Ancak, Batılılaşma, dolayısıyla bâtıllaşma.. tutkunu olan kişi ve çevreler millî olan birçok şeye olduğu gibi, mehter takımlarına ve mehteranlara da karşı çıkıyorlar. Dolayısıyla da hem milliyetçi muhafazakâr veya dindar olan milletimize karşı, hem de birbirinden yakışıklı büyük mehteranlara ve mini mini minnacık çocuklara karşı ayıp ediyorlar!’ diyor, herkese ‘mehter marşlı ve has duruşlu’ saygılar sunuyorum.
MİLLÎ MÜCÂDELELERE ŞAHSÎ HIRS DEĞİL, MİLLÎ İDEAL
MİLLÎ ONUR SEBEP OLMUŞTUR… K. Atatürk
BİR ZAMANLAR BİZ DE MİLLET, HEM NASIL MİLLETMİŞİZ
GELMİŞİZ DÜNYAYA MİLLİYYET NEDİR ÖĞRETMİŞİZ…
M. Akif Ersoy
TÜRK TÖRESİ, TÜRK ÖYKÜSÜNÜN AYRILMAZ PARÇASIDIR
Alparslan Türkeş
MİLLİYETLER MÂZÎDEN AKIP GELEN SELLERDİR!
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Mehter takımına sırt dönmek atalarımıza sırt dönmekle eş değerdir!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Emektar bilgisayarımı torunum emekliye ayırdı, oğlum yenildi ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'RTÜK 'Pilotların günleri kutlu kıskanmalar islami, tüm tasarımlar insani olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'RTÜK 'Denetleme kurulu mu' yoksa 'kınama kurulu' mu?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çocuklara uzanan eller de uzattıran ellerde kırılsın!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Jandarma Komutanımız ya general olup gitmeli ya da ilimiz de... kalmalı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bizim günümüz kutlu Ankara'daki tanıtım günlerimiz verimli olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Şii İran, Emperyalist ABD'yi ve Siyonist İsrail Devletini abandone etmiş durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kalp sağlığı haftası ve bu haftanın düşündürdükleri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bir zamanlar biz de millet hem nasıl milletmişiz' adlı köşe yazısı... Devamı
Fenerbahçe kongre üyesi Oktay Uludoğan kimdir, ne iş yapıyor, serveti ne kadar? İşte merak edilenler.
Eskişehir’de 29 yıl hapis cezası bulunan firari şahıs polis operasyonuyla yakalandı.
AK Parti Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz, Ulaştırma Bakanı Uraloğlu ile Burdur yatırımlarını görüştü.
Tekstil ve ham maddeleri ihracatı ilk çeyrekte düşüş yaşadı. Avrupa Birliği en büyük pazar oldu.
Ankara Çankaya’da takla atan araçtaki yaralıya yoldan geçen doktor ilk müdahaleyi yaptı.
Antalya Serik’te çıkan yangında balıkçı dükkanı kullanılamaz hale geldi, kasap dükkanı zarar gördü.
Yorumlar (0)