Ruhittin Sönmez

Milletimizin yüreğini sızlatan savurganlıklar

Ruhittin Sönmez'in 'Milletimizin yüreğini sızlatan savurganlıklar' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

MİLLETİMİZİN YÜREĞİNİ SIZLATAN SAVURGANLIKLAR

“İster merkezi idare ister yerel yönetim olsun, milletin vergilerini harcayan hiçbir kurum, insanımızın yüreğini sızlatacak bir savurganlık içinde olamaz.”

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın savurganlıklar konusunda söylediği bu söz ve bu kapsamda diğer ifadeler içinizi rahatlatmıştır umarım.

Cumhurbaşkanının “Milletin, çoluk çocuğunun rızkından keserek oluşturduğu, kıt kaynakların birilerinin şahsi reklam bütçesine dönüşmesini hoş karşılayamayız. Son dönemde eş, dost ve hısım atamalarıyla birlikte maalesef kamu imkânlarının kişisel amaçlar için kullanıldığını üzülerek görüyoruz” şeklinde ifade ettiği tespite katılmamak mümkün mü?

“Atanmış veya seçilmiş fark etmeksizin tüm makam sahipleri daha dikkatli, daha hassas davranmalı, kamu malına özen göstermelidir.” Doğru değil mi?

Benim içimi rahatlatan bu cümleleri duyduğumda, yanlış anlama gibi bir hataya düşmemek için, CB’nın konuşma metnini İletişim Başkanlığı’nın resmi sitesinden bulup okudum. Her okuduğumda şaşırmadım desem yalan olur. Ama eylemler ile söylem ne kadar farklı da olsa, ülkem adına sevindim.

****************************

O NE SÖYLEDİ, BEN NE ANLADIM?

Mademki “asrın liderimiz” böyle koydu sınırları, buna herkes uyacaktır. Öyleyse ülkemizde iktidar yeni bir “reform” yapacak ve şu gelişmeler yaşanacaktır:

Artık, milletimizin kıt kaynakları israf edilmeyecek, verimli alanlarda kullanılacak, kamu hizmeti olarak halkımıza geri dönecek.

Artık Meclis Başkanı veya bakanlar (kim bilir, belki de Cumhurbaşkanı bile) aileleri, ekipleri veya basın mensuplarıyla yaptıkları ülke içi ve dış gezilerinde özel uçaklar kullanmayacak, tarifeli uçaklarla uçacaktır. Bunun için “itibardan tasarruf olmaz” ilkesi rafa kaldırılacaktır.

Artık, makam uçağı ve makam aracı saltanatı sona erecektir. Gerçi Almanlar bizi kıskanmaz olurlar ama kamu uçağı ve makam aracı konusunda Almanya standartlarına inilecektir. Araç kullanılması çok gerekli olan hizmetlerde, Alman arabaları yerine “yerli ve milli” araçlar kullanılacaktır.

Artık, her dereceden kamu yöneticileri, hem de atanmış veya seçilmiş olduğuna bakılmaksızın, kamu parası ile yapılmış yatırım ve hizmetleri kendi reklam aracı olarak kullan(a)mayacak.

Belediyenin veya merkezi idarenin kamu parası ile yaptığı yatırımları tanıtan afiş ve pankartlarda belediye başkanlarının, bakanların veya Cumhurbaşkanının ismi ve resmi ön planda gözükmeyecek.

Artık, kamu kurumlarında sadakat değil, liyakat esas alınacak; eş, dost, hısım kayırmacılığına son verilecek.

Yanlış anladıysa özür dilerim.

****************************

KAMU PERSONELİ SAYISI

AKP iktidara gelmeden kamuda çalışanların sayısını azaltmayı vaat etmişti. Fakat 21 yıllık AKP iktidarları döneminde kamu personel sayısı yüzde 71 oranında arttı. Yani kamu personel sayısı 3 milyon 12 binden, 5 milyon 176 bin kişiye çıktı. Türkiye’de, kamu çalışanlarının toplam istihdama oranı, yüzde 12,6 idi, yüzde 16,1’e yükseldi.

(Hadi biraz ironi yapalım.) İktidar, kendi parti programına rağmen, böyle bir uygulama yaptıysa “savurganlık” veya “eş, dost, hısım kayırması (nepotizm) ya da partizanlık” düşüncesiyle yapmamıştır. Ülkede bu kadar çok seçim olursa “seçim ekonomisi” denilen bir uygulamadan kaçamazdı herhalde .

Önümüzde 4 sene seçim yok. Tabii muhalefet “erken seçim” diye tutturup hükümeti bir “seçim ekonomisi” uygulamaya zorlamazsa. Yakın zamanda seçim ihtimali kalmazsa, bakın bakalım kamu personel sayısı azalacak mı artacak mı?

Hele bir de seçimi anlamsız kılacak bir Anayasamız da olursa… O zaman bakın hiç eş, dost, akraba atamaları kalacak mı? Parti referansıyla veya nepotizm sebebiyle alınmış olup verimsiz çalışan kamu personeli yine millete yük olmaya devam edecek mi?

*****************************

VERİMSİZ VE PAHALI YATIRIMLAR

“Kamuda tasarrufu sadece harcamaların kısılması olarak göremeyiz. Mevcut kaynakların verimli hizmetlere yöneltilmesi ve hizmetlerin mümkün olan en düşük bütçeyle yapılması da önemlidir.”

Bu sözün sahibi olan kişinin var olan kamu hastanelerini kapatıp şehir hastaneleri yapmak, “Kanal İstanbul” gibi getirisi olmayan rant projeleri, uçak inmeyen hava limanları, başka ülkelerde yapılan benzerlerinin 10 katı maliyetle köprü, tünel, yollar yapmak gibi yanlışlar yapmayacağını beklemek çok mu saflık olur?

*****************************
SAYIŞTAY DENETİMİ

Muhalefetin “kamu harcamalarının denetimden kaçırıldığı, en önemli kamu kurumlarının harcamalarını Sayıştay denetiminden kaçırıldığı” iddialarına karşılık devletimizin başı bakın ne diyor?

"Kamu kaynaklarının mevzuata uygun olarak harcanabilmesi açısından da Sayıştay'ın denetimleri daha da önem kazanmıştır.”

Parlamenter düzende yasama organı yürütme organına gelir elde etme ve harcama yetkisi verir. Dönem sonlarında ise verdiği yetkinin nasıl kullanıldığının hesabını sorardı. Sayıştay eskiden bu ihtiyacı karşılardı. Düzenlediği denetim raporlarıyla Meclisi bilgilendirirdi. Meclis bu raporlara dayanarak yürütme organını aklar ya da aklamazdı. Hatta bütçesi reddedilen hükümet düşerdi.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ne Meclis denetiminin önemi kaldı ne de Sayıştay raporlarının.

Cumhurbaşkanı artık Sayıştay denetiminin önemine vurgu yapıyorsa, iflah olmaz bir iyimser olarak, beklentimi söylesem tuhaf karşılamazsınız umarım:

Bundan böyle Sayıştay denetiminden muaf tutulan TOKİ, SGK, Varlık Fonundaki en büyük şirketlerimiz vd kurum ve kuruluşlar yeniden Sayıştay denetimine tabi tutulabilir.

Aynı şekilde Kamu İhale Kanunu’nda yapılan değişikliklerle enerji, su, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler; KİT’ler, Belediye Şirketleri yasanın kapsamından çıkartılarak denetimden muaf tutulmuştu. CB’nın sözlerinden, herhalde bu kurumun denetiminin de önemini kavradığını düşünmek istiyorum.

Hatta bu anlayışa evrilirse, TCMB, DDK, TÜİK, BDDK gibi bağımsız ve tarafsız olması gereken kamu kuruluşlarına bağımsız ve tarafsız olma imkanını verecek yasal/ anayasal değişiklikleri de yapıverir.

Bu kadar da iyimserlik olmaz demeyin. Hayali bile güzel düşüncelerden zarar gelmez.

03/06/2024

Ruhittin Sönmez

 

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 2
    BEĞENDİM
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi
Bölgesel

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, köy ziyaretleri kapsamında Merkez ilçeye bağlı Yaylabeli Köyü’nü ziyaret etti.

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”
Siyaset

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”
Siyaset

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”
Siyaset

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!
Siyaset

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.