
Genelde ilgilenenlerin ya da ilgililerin, özelde de mîmarların ve yakınlarının bilecekleri gibi, 1985 yılından beri her ekim ayının ilk pazartesi günü ‘’Dünya Mîmarlar Günü’’ olarak kutlanıyor. O nedenle, ben dün, yani pazartesi günü kutlanıldı mı kutlanılmadı mı ve kutlandı ise kimin nasıl kutlandığını bilmediğim sevgili mimarlarımızın ‘geçmiş’ günlerini bugün kutluyor, kendileriyle birlikte ailelerine sağlık, sıhhat ve afiyetler diliyor, şimdi de bu kutlu ve mutlu gün hakkındaki sığ görüşlerimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum:
Bu yılki temasını bilmediğim, ancak geçtiğimiz yıl ‘’Katılımcı Kentsel Tasarımda Gelecek Nesillerin Yetkilendirilmesi’’ temasıyla genç mîmarlara odaklandığını bildiğim gün; aynı zaman da ‘’Hibitat Günü’’ne, yani ‘yaşanılır bir çevre de oturma günü’ne denk geliyor; ki, mîmarlık mesleği de insanların yaşanılabilir mekânda oturabilmelerine imkân veren, katkı sağlayan bir meslek olmalıdır…
Her mesleğin mutlaka bir pîri, ilki ve mutlaka bir mîmarı olduğu gibi, aynı zamanda mesleğinde çığır açmış, eserleri asırlarca ayakta kalmış ve hayranlıkla izlenmiş, dolayısıyla da isim yapmış, ünü dünya ya yayılmış erbapları da vardır… Ve mimarlığın en ünlü ve mesleğinde zirve yapmış isimlerinden biri, hattâ başında geleni de Mîmar Sinan; Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşamış, Kanûnî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinin baş mîmarı, mühendisi ve matematikçisi olmuş olan bir deha… O nedenle, ben yazımın burasında bir parantez açarak O’na da rahmet dilemek istiyor ve her mimarın bir Sinan olamayacağını, her ‘Sinan’ın da bir mîmar olamayacağını; ancak olmaya çalışması gerektiğini vurgulamak isterim. Hele hele teknolojinin ışık hızıyla ilerlediği ve baş döndürücü bir şekilde geliştiği bir devirde büyük bir Sinan mesleği olan mîmarlığın yerinde sayması düşünülemez… Ki, ben, bizim mîmarlarımızın da aynı görüş, düşünce ve çaba içinde olduklarını düşüyor ve kendilerine mesleklerinde kolaylıklar ve üstün başarılar diliyorum…
Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, geçtiğimiz yıl, (2024 yılında) bilhassa genç ve mesleğinin ehemmiyetine müdrik olan mimarlar; asrımızın olmazsa olmazlarından biri olan kentsel dönüşümün, kentsel planlama ve değişim ya da gelişim süreçlerindeki rollerinin oldukça önemli olduğunu biliyor olmalılar ki; Uluslararası Mîmarlar Birliği, genç yetenekleri katılımcı süreçlere dahil etmiş, dolayısıyla da sürdürülebilir bir kalkınma için yenilikçi fikirler ortaya koyabilmelerinin için çeşitli teşvikler geliştirmiş. Ve geçtiğimiz yılki temasını ‘dirençli, dayanıklı kentsel ekonomilerin güçlendirilmesi şeklinde oluşturmuş, dolayısıyla da enerji verimliliği, atık yönetimi ve sürdürülebilir malzeme kullanımı gibi konulara ağırlık vermiş. O nedenle bende ‘yaşlı mimarların tecrübelerinden-deneyimlerinden, genç mimarların da yeni dimağlarından ve öngörülerinden istifade edilmeli, yani eski yeni kuşak mîmarlar birlikte çalışmalı ve mîmarlık mesleği hem yenilenmeli hem de tecrübe oranı yükseltilmeli…
Mevlâ’ya emânet biri ikiz 3 oğlumuzdan biri lise, biri yüksek lisans mezunu, ağabeyleri ise daha lise son sınıfta iken Türk Standardları Enstitüsü’nün (TSE) efsane Başkanı (Hemşerimiz Yeşilova/Doğanba’lı) Mehmet Yılmaz Arıyörük’ün Başkanlığını yaptığı dönemde ve henüz lise son sınıfta iken işe girdi ve önce otomotiv teknisyeni, sonra da 4 yıllık üniversite bitirerek tekniker oldu ve kendisi 2024 yılının sonunda, bu yılın başında emekliye ayrılırken; biricik kızı, bizim de 1 numaralı torunumuz olan Beyza’mız Ankara-Gazi Üniversitesi’nin Kimya Mühendisliği bölümünü bitirerek Mühendisi oldu; O’da şu anda da İstanbul da ve ünlü bir ilaç fabrikasında sorumlu Kimya Mühendisi olarak çalışıyor… Ayrıca, ikizlerimizden biri olan ve O’da yıllardır İstanbul da çalışmakta olan ikizlerimizden birinin oğlu ve bizim de 2 numaralı torunumuz olan Arda’mız da İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ)’nün Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği bölümünde öğrenim gördüğü gibi, geçtiğimiz yıl Üniversite’nin dönem birincisi, yani Yıldız Teknik Üniversitesi’nin YILDIZI oldu! Yani, bizim evlat ve torunlarımız arasında bir mîmarımız henüz olmadı, ama iki tane mühendisimiz oldu elhamdülillah…
Her neyse; gün ‘Dünya Mîmarlar Günü’ olunca ve mîmarlıkla mühendislik de kardeş bir meslek olunca ben de kendi mühendislerimizi anmadan ve anlatamadan edemedim. O nedenle şimdi asıl konuma dönüyor, sözü sevgili mimarlarımıza getirerek satırlarımı noktalamak istiyorum:
Her insan mîmar olmadığı-olamadığı ya da olamayacağı, gerek te olmadığı gibi, her mîmar da bir Sinan olamaz! Ancak, tüm mîmarlar ve mîmar adayları O’nun yolunun yolcusu ve taklitçisi olmalılar!’ diyor, sevgili mimarlarımızın günlerini tekrar tekrar kutluyor, herkese ‘Mîmar-Sinanlı’ saygılar sunuyorum.
GEL YIKALIM ŞU SÜLEYMANİYE’Yİ DESEN İKİ KAZMA
İKİ DE KÜREK GEREK. HADİ GEL YAPALIM GERİ ŞUNU
DESEN BİR SİNAN GEREK BİRDE SÜLEYMAN!
Mehmed Akif Ersoy
DEĞİŞİM KENDİMİZDEN BAŞLAR. DÜN AKILLIYDIM
DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK İSTEDİM. BUGÜN BİLGEYİM
KENDİMİ DEĞİŞTİRİYORUM. Hz. Mevlâlâ
HAYIRLA YAD EDİLMEK, HAYIR DUA ALMAK, ALLAH
(c.c) RIZASINI KAZANMAK İÇİN, BEN BÜTÜN BU
ESERLERİ YAPTIM… Ve ‘İNSAN YAPABİLECEĞİNİ
SÖYLEMİLİ, SÖYLEDİĞİNİ DE YAPMALI!’ Mîmar Sinan
MÎMARLIK MÜHENDİSLİĞİN BİTTİĞİ YERDE BAŞLAR!
Walter Gropius
KAZANMMA İSTEĞİ VE BAŞARIYA ULAŞMA ARZUSU
BİRLEŞİRSE KİŞİSEL MÜKEMMELLİĞİN KAPISINI AÇAR!
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Kepez Belediyesi’nin çatısı altında hizmet veren Mimar Sinan Akademi, müziğe ilgi duyan çocuklar için yeni dönem koro seçmelerini başlattı. Başvurular 29 Ağustos tarihine kadar kabul edilecek.
Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin kente kazandırdığı, 31 bin metrekarelik alan üzerinde yükselen Mimar Sinan Parkı, kısa sürede Aydınlıların en sevdiği buluşma noktalarından biri haline geldi.
Her yıl milyonlarca ziyaretçinin akınına uğrayan o ünlü köprüyü kim, ne zaman yaptı? Devamı haberimizde...
Bursa Yıldırım Belediyesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rezerv yapı alan olarak ilan edilen yaklaşık 6 bin metrekarelik alana sahip Mimarsinan Mahallesi 8019 ada 1 parsel kentsel dönüşüm projesinde çalışmalarda sona yaklaşılıyor.
Bucak Belediyesi, Fatih ve Yörükler Mahallelerinin ardından Mimar Sinan Mahallesi'ne de mahalle konağı kazandırıyor. Mahalle konağında vatandaşlar toplantı, taziye, asker uğurlama, eğitim, kurs, nişan ve kına gibi organizasyonlarını yapabilecek.
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Mimar Sinan Spor Kompleksi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Gerçekleştirdiğimiz geniş boyutlu renovasyon çalışması çerçevesinde daha modern, konforlu ve çok amaçlı olarak ilçemize kazandırdığımız Mimar Sinan Spor Kompleksi, Spor Kenti Yıldırım’a kazandırdığımız önemli bir yatırım oldu” dedi.
Yorumlar (0)