
İlgilenenlerin bilecekleri gibi, Akşam’cılar, geçtiğimiz hafta sadece kadınlara hitâbeden bir konser gerçekleştirdiler… Ve sosyal medya fenomenleri, hemen her şeye yaptıkları gibi, sadece kadınlardan oluşan müzik grubunu da veryansın ettiler! Ki, Akşam Grubu’nun gerçekleştirdiği bu konserin dinle diyanetle de alâkalı yok, sadece fantezi ya da takiyye idi!
Kıyâmet alâmetlerinin yaklaştığı anlarda faiz alıp vermek normal görülecek; görgüsüz ve hırsızlar yüksek yüksek binalar yapma da yarışacaklar, içkiler sıradan içecek, hattâ sebil hâline gelecek, cinâyetler, toplu ve âni ölümler çoğalacak, çalgıcılara itibar, çalgılara rağbet artacak, falan filan olacak…
Her neyse, benim bugünkü konun kıyâmet alâmetleri değil, müzik aletleri ile ruhların gıdası olmaktan çıkarılıp kulakların cefası hâline gelen-getirilen müzik çeşitleri ile kulakları patlatacak kadar sesleri yükseltilen müzik sesleri olacak!
Folklorumuzun, Türk halk ve sanat müziğimizin yerini opera, pop, rap, rock gibi yabancı kaynaklı müzikler aldığı gibi, çalgılarımız bile yabancılaştı-yabancılaştırıldı maalesef.
Bizim Türk Halk ve Sanat müziğimiz tatlıdır, hoştur… Yani, bizim yerel-yerli ve millî müziğimiz ve çalgılarımız yabancı müzik ve çalgılardan çok daha farklıdır. O nedenle bizim yerli enstrüman ve millî ya da gerçek müzisyenlerimiz kafaları gözleri yormadıkları gibi, tam tersine dinlendirirler… Fakat, Batı müzikleri ve enstrümanları salt ses ve olağandışı olduğu için dinleyenlerin kafalarını ütüleyip gözlerini kulaklarını yoruyor!
Günümüzün mîmârisi göklere yükseliyor ve gökdelenlerin hem sayıları hem de katları artıyor. Ekonomisi, çarşısı pazarı hep kazan kazan üzerine kuruluyor... Hal böyle olunca müziğimiz de dikey karakterli hâle gelmiş-getirilmiş durumda. Yani, her şey dikey hâle getirildiği için müzik te dikey hâle gelmiş-getirilmiş durumda…
Demem o ki, Genel Seçimler esnasında başta parti başkanları, milletvekili ve il genel meclisi üyesi adayları, yerel seçimler esnasında da belediye başkan ve belediye meclisi üyesi adayları; diğer zamanlarda da çeşitli sivil toplum teşkilâtlarının düzenledikleri konferans ve benzer etkinliklerde dakikalar önce başlatılan ve oldukça da yüksek volümlü müzik sesleri dinleyicilerin kafalarını öyle şişiriyor, öyle şişiriyor ki, dinleyicilerin konuşmacıları, hatipleri dinleyecek halleri kalmıyor... Nişan, düğün, asker uğurlama, karşılama ve dahî sünnet, mevlit gibi etkinliklerde okunan Kur’an-ı Kerimler, mevlitler, ilâhiler, kasîdeler ve yapılan dualar esnasında ses cihazları sonuna kadar açılıyor ki, bu okumalar tek tük kişi tarafından dinlenirken, bir çok kişi tarafından dinlenmiyor ve yüksek sesli cihazlar çevrede bulunan hastaları, yaşlıları, çocukları ve iş nöbetinden çıkmış olan ve uyuması gereken kişileri rahatsız ediyor!
Avrupa ve Ortaçağda yaşayan akıl hastaları ya hapishane gibi yerlere kapatılırken ya da öldürülürken, Osmanlı da hastalar su ve müzik sesiyle tedavi ediliyor ve birçoğunda da başarılı olunuyormuş! Ancak, şimdiki acayip enstrüman, Avrupa menşeli ve yüksek volümlü müzik sesleri bırakın hastaları tedavi etmeyi, sağlam insanları hasta ediyor!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; eskiden ‘müzik ruhun gıdası’ denilir, büyük bir dikkât ve zevkle dinlenirdi. Ancak, son zamanlarda elektro sazlar, yüksek sesli ve acayip sözlü şarkılar, türküler bırakın ruhların gıdası olmayı, ruhları hasta eder hâle geldi!’ Yani, müzik her ne kadar eğlence ya da eğlenme aracı olarak görülse de aslında duygu ve düşünceleri sesle anlatan, bir düzen ve estetik anlayışı ifade eden bir çeşit sanat türüdür. O nedenledir ki, müziğin insan psikolojisi ile de ilgisi vardır. Onun için, herhangi bir müzik türü ve müzisyen, dinleyenleri dinlendirmek yerine yoruyorsa eğer ki, birçok kişiyi olduğu gibi beni de yoruyor! O nedenle müzisyenlerimizin bu gidişe bir dur demelerini veya çeki düzen vermelerini istirham ediyor’, herkese saygılar sunuyorum.
MÜZİKLER, ŞARKI VE TÜRKÜLER, YANİ SEÇTİĞİMİZ
MÜZİK GERÇEKTEN KİM OLDUĞUMUZU YANSITIR.
Jodi Picoult
MÜZİK, DUYGULARIMIZIN EN AÇIK DİLİDİR
Emin Zeig
BİR MEMLEKETİN AHLÂK BAKIMINDAN NASIL
İDÂRE EDİLDİĞİNİ ANLAMAK İSTERSENİZ,
O ÜLKENİN MÜZİĞİNİ İNCELEYİNİZ! Konfüçyus
MÛSİKÎ ZAMAN VE MAKAM İÇİNE ALINARAK
MEDENİLEŞTİRİLMİŞ YABANÎ SESLERDEN
BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. Thomas Fuller
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı, Zefir Zamanı konseriyle müzikseverlere klasik müziğin en seçkin eserlerini sundu.
İznik Belediyesi üçüncüsünü gerçekleştirdiği yaz etkinlikleri müzik ve animasyon film gösterimiyle başladı.
Eskişehirli esnaf Okan Kuruçay, dijital müzik platformlarının yükselişiyle birlikte, kaset ve CD kültürünün kalmadığını, onun yerine dükkânda müzik aletleri satışına başladığını söyledi.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşayan Pınar Osgan, yeni single çalışması ‘Yağmur' ile müzikseverlerle buluştu.
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bir elektrikli bisiklet sürücüsünün, trafik güvenliğini hiçe sayarak yaptığı tehlikeli hareketler dikkat çekti.
Burdur'un Gölhisar ilçesinde bir grup müzik öğretmeni ve öğrenciden oluşan topluluk, Yörük kültürüne ait ezgileri Batı müziği enstrümanlarıyla buluşturarak kültürleri kaynaştırdı
Yorumlar (0)