Ruhittin Sönmez

Silkeleme operasyonları

Ruhittin Sönmez'in “Silkeleme operasyonları" adlı köşe yazısı.

Ruhittin Sönmez

SİLKELEME OPERASYONLARI

Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, belediyelerin SGK borçlarına yönelik verdiği "silkeleyin" talimatının üzerinden 22 ay geçti. Silkeleme talimatının çok boyutlu olduğu bu süre içinde CHP’li belediyelerin başına gelenlerden belli oluyor.

Bu süre içinde onlarca belediye başkanı ya hapis veya AKP’ye katılma seçeneği ile silkelendiler. Bir yandan transferlerle AKP’lileştirilen belediyeler; diğer yandan hapse atılanların yerine kendi belediye başkanlarını seçmek için yapılanlar utanç verici. AKP’li adaya yeter sayıda oy çıkarmak için muhalif Meclis üyelerinden tutuklamalar, yetmezse diğer üyelerden bazılarının “ikna edilmesi” suretiyle AKP’li adayın seçilmesi sağlanıyor.

En çarpıcı örneği Adalar belediyesinde CHP’den seçilmiş 10 üye varken, 2 üyeye sahip AKP’nin adayı belediye başkanı oluverdi.

Bunun gibi örnekler çoğalırken, büyük hedefin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının AKP’lileştirilmesi olduğu söyleniyor. Ekrem İmamoğlu’nun “ahmak” davasının Yargıtay’da onanması halinde İstanbul Belediye Başkanlığı boşalmış olacak. Bu durumda Belediye meclisinden sadece 6 kişi ikna edilip, AKP adayına oy verdirilebilirse, AKP’li aday seçilebilecek. Böylece AKP İstanbul’u yeniden kazanmış olacak.

CB Erdoğan “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” özdeyişini dilimize kazandırmıştı.

Peki, devlet gücünü kullanarak, millet iradesine aykırı bir şekilde “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır mı?”

Yetmezse, silkeleme devam edecek mi?

İzmir BŞB Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye transferi ile AKP uzun yıllar sonra İzmir’i “kazanmış” oldu (mu?)

Milli iradeye tamamen aykırı bu tür transferler AKP’nin Türkiye’yi kazanmasına katkı sağlar mı?

******************************

MİLLİ İRADEYİ SİLKELEME

Son genel ve yerel seçimlerin ardından, muhalefet partilerinden (veya bağımsızlardan) AK Parti'ye katılan milletvekili sayısı 14'e ulaştı. (Bu milletvekillerinin 11’i İYİ Parti’den seçilmişti.)

Belediyelerde ise, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile birlikte, AK Parti'ye geçen belediye başkanı sayısı toplamda 45'e ulaştı. Transferlerde CHP, Yeniden Refah Partisi, DEM Parti ve bağımsız kökenli pek çok il, ilçe ve büyükşehir ismi yer almakta. Bunlar arasında dikkat çekici isimler şunlar: Cemil Tugay (İzmir Büyükşehir), Özlem Çerçioğlu (Aydın Büyükşehir), Burcu Köksal (Afyonkarahisar), Mesut Özarslan (Ankara Keçiören).

Milletvekili transferlerinin ilk amacı, gerekirse Anayasa değişikliği ile, Cumhurbaşkanının yeniden aday olmasının yolunun açılması olabilir. İkinci amaç ise “Çerçeve Yasa” sonrası beklenen yasal ve anayasal değişikliklerle Türkiye’nin üniter-milli devlet yapısının değiştirilmesi olabilir.

Peki, Belediyelerin “ele geçirilmesi” için silkeleme operasyonlarının amacı ne olabilir?

AKP’nin uzun yıllar en büyük meşruiyet kaynağı ve elde ettiği siyasi gücü, seçilerek gelmiş olmaktan kaynaklanıyordu. Şimdi seçilerek gelenlerin silkelenerek düşürülmesi veya devşirilmesi “milli iradeye saygı” devrinin kapandığını gösteriyor.

Silkeleme sonucu transfer olanların iktidar partisine katılması utanç vericidir. Çünkü onları halk mevcut iktidarı seçim yoluyla devirip kendi siyasi görüşüne göre yönetsinler diye seçti. Transferler bu yüzden hem ahlaki değil ve hem de kendisini seçen halkın iradesine saygısızlıktır.

Ama bu transferleri yapanların, halk iradesini çiğneyerek yaptıkları silkeleme ve transferler aynı derecede utanç vericidir.

Halkı “biz kimi seçersek seçelim anlamı yok” bezginliğine sevk eden bu davranışlar milletimize yapılan çok büyük kötülüklerdir.

******************************

AKP’LİLERİN BİRBİRİNİ SİLKELEMESİ

FON SOYGUNU (Fon Dolandırıcılığı) ile yaşadığımız olaylar silkeleme talimatı üzerinden kendilerine vazife çıkaranlar ve çok geniş yorumlayanlar olduğunu gösteriyor.

Meğer, siyasetin görünmeyen kısmında milletin cebini silkeleme operasyonları tam gaz devam ediyormuş.

Yapılan operasyonlar ile 455 bin vatandaşımızın cepleri silkelenmiş. Fonların kurucu ve yöneticilerinin tamamının AKP’li olduğu ifade ediliyor. Bunlardan bir kısmı AKP’nin çok önemli isimlerinin çocukları. Zaten bu ikinci neslin hepsi, zengin olmanın sırlarına vakıf çok yetenekli gençler.

Yatırımcıların çoğunluğu da AKP seçmeni. Yatırımcılar arasında iktidar partisinin üç Genel Başkan Yardımcısı da var. Fon yetkililerinin devlet büyükleriyle içli dışlı olduğunu gösteren resim ve belgeler sosyal medyada uçuşuyor.

Bu yüzden yapılan soygunun “aile içinde” olduğu yani “AKP’li seçkinlerin orta direk AKP’lileri soyduğu” yorumlarına yol açıyor. Ancak skandalın ortaya çıkmasıyla ekonomiye verilen zarar tüm vatandaşlarımızı ilgilendiriyor.

****

ZARARIN BOYUTU: Manipülasyon yapılan fonlar 25 milyar dolarlık batık bırakmış. Skandalın ekonomiye verdiği zarar 100 Milyar dolara yakınmış.

Fatih Altaylı’nın hesabına göre; 25 Milyar dolarlık zarar İş Bankası, Garanti Bankası ve Akbank’ın toplam değeri kadar.

25 milyar dolar ile tam tamına 416 adet F-16 uçağı alabiliriz. Şu anda Türkiye’nin envanterinde olanın iki katı. İsrail’in toplam savaş uçağı sayısının 2,5 katı.

Başka kıyaslamalar yapılırsa, 25 milyar dolar demek, 227 F-35, 100 şehir hastanesi, 10 Çanakkale, 16 Osmangazi, 31 Yavuz Sultan Selim Köprüsü demek.

Ekonomideki 100 milyar dolarlık toplam kayıp ise K. Maraş merkezli asrın en büyük deprem felaketinin maliyetine eşit.

****

Yaklaşık bir yıldır bilinen bu dolandırıcılık olaylarında devletin gözetim ve denetim kurullarının görevlerini yapmadığı, felaketin göz göre geldiği anlaşılıyor.

İktidara yakın gazeteci Abdülkadir Selvi yazdı: İstanbul Borsası 2025 yılında ilgili birimleri 130 kez uyarmış. Bu uyarılara rağmen işlem yapılmamış.

Selvi’nın yazdığına göre, Tera’nın borsaya açılma talebine iki SPK üyesi “yeterli şartları taşımıyor” diye red oyu veriyor. Bu iki üye 30 Ekim 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı imzasıyla görevden alınıyorlar. 2 ay sonra yani 2022 yılının aralık ayında Tera borsaya açılıyor.

Bu kişiler görevden alınmasa veya bunların uyarısı dikkate alınsa idi, Tera zararı ya hiç olmayacak veya bu boyutta olmayacaktı deniyor.

O halde bu kişiler neden görevden alındı ve Tera’ya ve diğerlerine yol açıldı?

 

Ruhittin Sönmez

08.10.2026

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

09
EKİM

2026

Silkeleme operasyonları

Ruhittin Sönmez'in “Silkeleme operasyonları" adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Saraya bağlı bilim insanları

Ruhittin Sönmez'in “Saraya bağlı bilim insanları” adlı köşe yazısı. Devamı

01
EKİM

2026

Doyumsuzluk sınırı ölçebilir mi?

Ruhittin Sönmez'in “Doyumsuzluk sınırı ölçebilir mi?” adlı köşe yazısı. Devamı

28
EYLÜL

2026

AKP Dindarlığının boyası döküldü

Ruhittin Sönmez'in “AKP Dindarlığının boyası döküldü” adlı köşe yazısı. Devamı

24
EYLÜL

2026

Göz göre göre gelen felekatler

Ruhittin Sönmez'in “Göz göre göre gelen felekatler” adlı köşe yazısı. Devamı

22
EYLÜL

2026

Hukukun bittiği yerde seçimin meşrutiyeti

Ruhittin Sönmez'in “Hukukun bittiği yerde seçimin meşrutiyeti” adlı köşe yazısı. Devamı

14
EYLÜL

2026

İyi ki Bossland'da yaşamıyoruz

Ruhittin Sönmez'in “İyi ki Bossland'da yaşamıyoruz ” adlı köşe yazısı. Devamı

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Bucak'ta İmam Hatip Okulları Yıl Dönümü Söyleşisi
Etkinlik

Bucak'ta İmam Hatip Okulları Yıl Dönümü Söyleşisi

Burdur'un Bucak ilçesinde İmam Hatip Okullarının kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen söyleşide Başkanlık Vaizi Mehmet Fatih Tunç öğrencilerle buluştu.

CHP Dış Politika Kurulu’ndan Azerbaycan, Karadeniz ve Doğu Akdeniz Mesajları
Siyaset

CHP Dış Politika Kurulu’ndan Azerbaycan, Karadeniz ve Doğu Akdeniz Mesajları

CHP Dış Politika Kurulu, 9 Ekim 2026 tarihli toplantısında Türkiye’nin dış politika gündemindeki önemli başlıkları değerlendirdi. Azerbaycan ile ilişkiler, Mekke Anlaşması taslağı, Suudi Arabistan-Husi çatışmaları, İran Savaşı, Karadeniz’de Türk ticaret gemilerinin güvenliği, Doğu Akdeniz’deki GSI projesi ve Kıbrıs meselesi toplantının öne çıkan konuları arasında yer aldı.

Berfin Karan’dan Üniversite Öğrencilerinin Barınma ve Beslenme Sorunlarına Tepki
Siyaset

Berfin Karan’dan Üniversite Öğrencilerinin Barınma ve Beslenme Sorunlarına Tepki

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Berfin Karan, üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme, ulaşım ve eğitim giderleri nedeniyle yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti.

MATSO Yeni Başkanı Belli Oldu! Önem Gök 22 Oyla Seçildi
Ekonomi

MATSO Yeni Başkanı Belli Oldu! Önem Gök 22 Oyla Seçildi

Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) başkanlık seçiminde Önem Gök 22 oyla yeni başkan seçildi. Seydi Tahsin Güngör 19 oy aldı. İşte seçim sonuçları.

Ümit Özdağ’dan Fon Soruşturması İçin Muhalefete Ortak Komisyon Çağrısı
Siyaset

Ümit Özdağ’dan Fon Soruşturması İçin Muhalefete Ortak Komisyon Çağrısı

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon soruşturmasının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla muhalefet partilerine ortak komisyon kurma çağrısı yaptı. TBMM’de araştırma komisyonu kurulması teklifinin reddedilmesini eleştiren Özdağ, soruşturma kapsamında gazetecilere yönelik adli işlemler ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de tepki gösterdi. Özdağ, YENİ Parti’ye seslenerek fon yolsuzluğuyla bağlantılı olduğu öne sürülen isimlerin açıklanmasını istedi.