Ruhittin Sönmez

Sosyal iklimimiz çoraklaştı

Son 20 yılda yaşanan hızlı şehirleşme ve devlet yönetimindeki eksiklikler, Türkiye'nin sosyal ve kültürel iklimini olumsuz etkiledi. Süleyman Demirel'in ailesiyle ilgili sözleri ışığında, toplumdaki ahlaki çözülme ve kutuplaşmanın sebepleri. Ruhittin Sönmez'in 'Sosyal iklimimiz çoraklaştı' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

SOSYAL İKLİMİMİZ ÇORAKLAŞTI

Süleyman Demirel kendi ailesini "Hakka hukuka riayetkâr, toplumdan rahatsız olmamış, toplumu rahatsız etmemiş mesut bir Anadolu bir ailesi idik" şeklinde tarif etmişti. 

Gerçekten çoğumuzun ailesi böyleydi ve biz böyle ailelerden oluşan bir toplumduk.

Çok eski Türkiye'ye gitmeye lüzum yok, son 20 senede yaşadığımız sosyal ve kültürel değişim inanılmaz boyutta oldu. Bu değişimin olumlu yönde olan kısmı çok az, sosyal ve kültürel açıdan sorunlara yol açan olumsuz değişim miktarı çok fazla. Bunda çok hızlı şehirleşmenin, köyden şehirlere göçün büyük etkisi olduğu muhakkak. Ama devlet yönetimindeki eksik ve kusurlar daha çok etkili oldu.

Şimdi, "toplumumuz hakka hukuka riayetkar insanlardan oluşuyor" diyemiyoruz.

HAKKA HUKUKA RİAYET ETMEK kendisi için hak ettiği kadarına razı olmak demek. Kendi çıkarı için başkasının haklarını kullanmasına engel olmak ve hatta başkalarının haklarını gasp etmek hukuk devletlerinde ve semavi dinlerde asla kabul edilmez. Çünkü böyle insanlardan oluşan toplum "mesut bir toplum" olamaz.

Soru çalarak sınav kazananlar, torpil ve rüşvetle makam mevki elde edenler, rüşvet ve yolsuz ihalelerden servet kazananları görenlerin topluma aidiyet duyguları azalır.  Bunlardan bir kısmı aynı imkanları bulduğunda aynı yöntemleri kullanmaktan çekinmezler. Ahlaki çözülme genişler, toplumsal iklim giderek çoraklaşır.

"İktidar nimetleri" diye bir kavram, "Bal tutan parmağını yalar" diye bir atasözümüz var. Yakın ve yandaşlarına kamunun kaynaklarını yani 90 milyon insanın hakkını peşkeş çekenleri bilenler bile "Çalıyorlar ama çalışıyorlar" diye bir mazeret üretmiş. Müslüman ve alnı secdeli diye KUL HAKKI yiyenlere saygı duyuyor, haram paradan bir parçacık da bize versinler diye onları destekliyorlar.

Böyle bir toplumda huzur, mutluluk ve bereket olur mu?

*******************************

TOPLUMU RAHATSIZ ETMEMEK, TOPLUMDAN RAHATSIZ OLMAMAK

Toplumdan rahatsız olmayan insan oranımız çok düştü. Çünkü müthiş bir kutuplaşma yaşıyoruz. Kendi dünya görüşüne yakın ve aynı siyasi tarafta olmayanlardan rahatsız olmayan yok gibi. Görmekten, bir araya gelmekten ve birlikte iş ve sosyal faaliyet yapmaktan kaçındığımız kesimler neredeyse toplumun yarısı kadar.

Haliyle çoğumuz bizi rahatsız eden kesimleri rahatsız etmekten de çekinmiyoruz.

Sadece siyasi görüş ve yaşama biçimi farklı insanlarla ilişkilerimiz sorunlu değil. Bu türlü ayrılıkların söz konusu olmadığı ilişkilerde de davranışlarımız medeni ülkelerde yerleşmiş kurallara uymuyor. Daha doğrusu bu kurallardan haberdar bile değiliz.

Bir toplu taşıma aracına binme, inme, seyahat esnasında yaşlı, hamile, sakat gibi öncelikli oturmaları gerekenlere yer verme gibi kurallara uyma oranı çok düşük. Bu araçlara iniş binişte, yürüyüş yollarında yürürken birbirimize çarpmadan yürümeyi bile öğrenemedik.

Piknik alanlarında çöp bırakma, ormanlarda ateş yakıp, cam şişe kırıkları bırakıp yangına sebep olma gibi ilkel davranışları düzeltemedik.

ÖFKELİ VE GÖRGÜSÜZ BİR TOPLUM OLDUK. Bunda yaşadığımız ekonomik ve sosyal sorunların etkisi var. Ama ben asıl sebebin eğitim sisteminden kaynaklandığını düşünüyorum.

Eğitim sistemimiz öncelikle Türkçe'yi güzel konuşma, dinlediğini ve okuduğunu anlama yeteneği veremiyor. İnsanlarımızkendilerini iyi ifade edemediği veya karşı tarafı iyi anlayamadığı için çok çabuk öfkeleniyor. En basit konular tartışma ve kavga ile sonuçlanıyor.

Yine Eğitim Sistemimiz medeni ülkelerde yerleşmiş görgü kuralları, trafik kuralları gibi temel davranış kurallarını öğretemiyor.

Mesela bir ATM'de işlem yaparken medeni ülkelerde sizden sonra sırayı bekleyen size en az 2 veya 3 metre mesafede bekler. Türkiye'de ise arkanızdaki kişi omuzunuzun üstünden bakarak sizin hesap hareketlerinizi öğrenmeye çalışır.

Mesela Japonya'da toplu taşıma araçlarına iniş binişte belli kurallara uyarlar ve asla bir çarpışma olmaz. Bizde ise bir tramvaya bile birkaç kişiyle çarpışmadan giriş çıkış yapamazsınız.

*******************************

SELAMLAŞMAYI ÖĞRENEMEDİK

Her şey bir yana bizler aynı vatanı paylaştığımız insanlarla bile selamlaşmayı öğrenemedik. Yabancı ülkelerde birbirini hiç tanımayan insanların güler yüzle selamlaşmalarını gördüğümüzde imreniyoruz. 

"İslâm" kelimesinin köklerinden olan "silm" ifadesi barış, güven ve huzur; "selâm" ise mutluluk, esenlik ve güven demektir. Ama biz selam verme tarzından bile ayrılık ve nefret üretmeyi başardık.

Karşılaştığımız insanlarla "günaydın, iyi günler, selam, merhaba, selamünaleyküm" gibi sözlerle selamlaşırız. Ayrılırken "hoşça kal, iyi günler, sağlıcakla kal, esen kal, selametle, Allaha emanet ol, Allah'a ısmarladık" gibi sözler kullanırız. 

Bu kelimelerden herhangi biriyle selam verdiğinizde veya ayrıldığınızda, kullandığınız kelimeye göre, sizi kendine yakın veya uzak sayan insanların yüz ifadesi değişiyor. 

"Selamünaleyküm/ aleykümselam İbranice'den gelme. Merhaba'nın kökeni Arapça." Ama insanlarımızın çoğu bunların "İslami birer kavram" olduğunu sanıyor, kutsallık atfediyor.

Türkçe kullanana Türkçe, Arapça kullanana Arapça karşılığını versek yani "günaydın" diyene "günaydın" desek, "selamünaleyküm" diyene "aleykümselam" desek ne kaybederiz?

Arapça ve İbranice kökenli yerleşmiş selamlaşma ifadelerinin dinin gereği olduğuna inananlar Türkçe selamlaşanları karşı taraf (hatta dinsiz) olarak görüyor. Türkçe selamlaşmayı savunanlar da "dini geleneklere" göre selamlaşmayı savunanlarla konuşamıyor, danışamıyor, tartışamıyor.

Dilimiz de önemli, dinimiz de önemli. Ama önce konuşabilmemiz lazım. Konuşursak kim kimi ikna edebilirse etsin. İkna edemeyen de kendisi gibi düşünmeyenlerden rahatsız olmasın, kendisi gibi olmayanları rahatsız etmesin.

"Mutluluk endeksinde" dünyadaki en mutsuz insanların yaşadığı ülkelerdeniz. 137 ülke arasında 106'ncı sırada olmamız üzücü. Ama sosyal iklimi bu kadar çoraklaşmış bir toplum için şaşırtıcı değil. 

 

05 Ağustos 2024

Ruhittin Sönmez

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

Ümit Özdağ’dan İktidara “Düşman Ceza Hukuku” Tepkisi: “Vazgeçme Ferasetini Gösterin”
Siyaset

Ümit Özdağ’dan İktidara “Düşman Ceza Hukuku” Tepkisi: “Vazgeçme Ferasetini Gösterin”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye Barolar Birliği ve Eğitim İş Sendikası Genel Merkezi’ni ziyaret ederek adli yıl ve yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde açıklamalarda bulundu. Özdağ, iktidara “düşman ceza hukuku” uygulamalarından vazgeçme çağrısı yaparken, öğretmenlere de PKK affı olarak nitelendirdiği yasal düzenlemenin okullarda propagandasının yapılmasına itiraz etmeleri çağrısında bulundu.

10 Gündür Tutuklu Olan Bağımsız Maden-İş Yöneticileri Tahliye Edildi
3. Sayfa

10 Gündür Tutuklu Olan Bağımsız Maden-İş Yöneticileri Tahliye Edildi

Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile sendikanın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu hakkında tahliye kararı verildi.

Bülent Arınç’tan Melih Gökçek Soruşturmasına Dikkat Çeken Açıklama: Koşa Koşa Giderim
Siyaset

Bülent Arınç’tan Melih Gökçek Soruşturmasına Dikkat Çeken Açıklama: Koşa Koşa Giderim

Eski TBMM Başkanı ve AK Parti’li Bülent Arınç, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, 2015 yılında gündeme getirdiği iddialara ilişkin konuştu. Arınç, savcılığın kendisini tanık olarak çağırması halinde ifade vermeye hazır olduğunu söyledi.

Alihan Kuriş Soruşturmasında Yeni Gelişme: 5 Şirkete El Koyma Kararı
3. Sayfa

Alihan Kuriş Soruşturmasında Yeni Gelişme: 5 Şirkete El Koyma Kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturmada yeni bir adım atıldı. MASAK incelemelerinde şüpheli finansal işlemler tespit edilmesinin ardından İrfan Yılmaz adına kayıtlı 5 şirket hakkında el koyma kararı verildi. Yılmaz hakkında ise 3 ayrı suçtan gözaltı kararı çıkarıldı.

Bakan Gürlek: İstanbul, Mardin ve Manisa’da 3 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı
Siyaset

Bakan Gürlek: İstanbul, Mardin ve Manisa’da 3 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul, Mardin ve Manisa’da geçmiş yıllarda işlenen ve failleri uzun süre belirlenemeyen 3 cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Akın Gürlek'den Dikkat Çeken Mesaj: Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Kullanan 31 Avukat Hakkında Gözaltı Kararı
Siyaset

Akın Gürlek'den Dikkat Çeken Mesaj: Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Kullanan 31 Avukat Hakkında Gözaltı Kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı soruşturmayla ilgili açıklama yaptı. Gürlek, 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiğini, 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerinin başlatıldığını duyurdu.