Taceddin Akbaş

'Terörsüz Türkiye, iste-miyo-ruz' diyenlere inat, 'Terörsüz Türkiye'

Taceddin Akbaş'ın ''Terörsüz Türkiye, iste-miyo-ruz' diyenlere inat, 'Terörsüz Türkiye'' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE, İSTE-MİYO-RUZ…’ DİYENLERE İNAT, ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’

Necip milletimiz, asil halkımız; yetişkin kahramanlarımız ayrı, çocuk yaştaki askerlerimiz cepheden cepheye koşup yıllarca ‘kılıç kalkan’ savaşmış, dolayısıyla da nice koç yiğitlerini ve kınalı kuzularını şehid ve gâzi vermiş! Ancak, Ülkemiz ve insanımız, hırsızın içerden olduğu zamanlarda kapıların dayak tutmadığı gibi, teröristlerin kendileri içeriden, ancak yurt dışından beslemeli, son derece hain, Türk-Türkiye, İslâm ve Müslüman düşmanı devlet ve millet destekli, artı olabildiğince kalleş, kaypak oldukları ve hep vur kaç yaptıkları için ‘yarım asırdır’ terörden-teröristlerden çektiği kadar hiçbir şeyden ve kimseden çekmedi! Yani, kara vicdanlı ve eli kanlı terör örgütü PKK ve türevleri ve de yan yun kuruluşları, kulakları kuyrukları ve terör artık ya da atıklarına 1984 yılından beri verdiğimiz şehidlerimizin ve gâzîlerimizin sayılarını bilmiyorum. (ki, bilsem bile söyleyemeye dilim varmaz, çünkü bizim için bir şehid ve gâzîmiz bile dünyalara bedeldir!) Ancak, görünen görünmeyen kahramanlarımızın, koç yiğitlerimizin ki, bu (baba)yiğitlerden biri de askerliğini Bingöl’ün Yayladere dağlarında yapan ve aylarca terörist kovalayıp avlayan büyük oğlumuz Mehmed Akif idi; 70 binin üzerinde bir terör örgütü üyesini, bozuntusunu, kölesini, uşağını ve artığını geberttiklerini, leşlerini serdiklerini biliyorum! Dolayısıyla da ‘Terörsüz Türkiye’nin artık zamanının gelmiş olduğunu düşünüyor ve bu adla başlatılan girişimin hayırlısıyla sonuçlanmasını-sonuçlandırılmasını cân-ı gönülden diliyorum.

Ayrıca; nâçiz bir gazeteci ve sâde bir vatandaş olarak da bunun başarıya ulaşması için elimden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğumu belirtmek istiyorum.

Evet, bazı okurlarım da bana veya karar vericilere, ‘binlerce şehit ve gazimizin kanları yerde mi kalacak? Ve teröristler ülkemiz de elini kolunu sallaya sallaya gezmeye mi başlayacak, falan mı olacak, filan mı olacak?’ gibi sorular yöneltebilirler ve sorularında haksız da sayılmazlar… Ancak, ben de o sevgili okur ve dostlarıma, ‘bu ‘’Terörsüz Türkiye” girişimi başlatılmamış olsa, PKK ve benzer örgütler bir 39 yıl daha terör faaliyetlerini sürdürseler, söylemeye dilimin varmadığı bir sayıdaki vatandaşımızı-insanımızı öldürseler; asker, polis, korucu ve güvenlik görevlimizi şehid etseler o zaman daha mı iyi ya da daha mı doğru olurdu?’ diye sormak isterim! Ve gayet tabii ki, terör faaliyetlerinde bulunmuş, can almış, can yakmış olan teröristlerin hak ettikleri cezayı almalarını da diler ve beklerim!

Velhâsıl; içerde polislerimiz, jandarmalarımız, güvenlik görevlilerimiz, sınırlarda da Mehmetçiklerimiz bugüne kadar 70 binden fazla teröristin canını okumuş, köklerine kibrit suyu dökmüş, dolayısıyla da PKK’yı pes edecek, örgütü feshedecek ve silah bıraktıracak duruma getirmiş olmalı ki, hain Örgüt kendine ÖTENAZİ yapmak zorunda kaldı!

NİYET OKUMAK YERİNE, OLAYLARIN GİDİŞÂTINA BAKMAK, FERÂSET ve BASÎRETLİ OLMAK GEREK!

Evet genelde Örgütün kurulduğu yıl olan 1978 yılından bu yana, ekseri olarak da 1984 yılından beri birçok askerimizi, polisimizi, güvenlik görevlimizi, korucumuzu, öğretmenimizi, doktorumuzu, hemşiremizi, kısaca sağlık görevlimizi ve benzer durumda olan kamu çalışanımızı şehid eden PKK adlı terör örgütü; (bilindiği ya da gözlendiği gibi) şükürler, şeytan kulağına kurşun olsun ki, bir müddettir de ‘yurt içinde’ herhangi bir faaliyette bulunamıyordu! Çünkü, içerideki teröristlerin elleri kolları budanmış, köklerine kibrit suyu dökülmüştü!

Ve son zamanlarda sınırlarımız ötesinde de yolları kesilmeye, başları olmasa-olamasa bile, kolları bacakları koparılmaya, dolayısıyla da çözülmeye başlamış olan örgütün üyeleri tarla fareleri gibi girecek delik, çakal süreleri gibi kaçacak kovuk aramaya başlamış ve bulamamış ta olacaklar ki, kendi kendilerini feshetmeye ve silâh bırakmaya karar vermişler! O halde Devlet te PKK’lılara, ‘Hayır, siz kendinizi feshetmeyin, silâhlarınızı bırakmayın, dolayısıyla da terör faaliyetlerinizi sürdürün ki, sizi biz er ya da geç kendi ellerimizle temizleyelim…’ diyemezdi herhalde! O nedenle, devlete terör örgütünün bu çaresiz teslimiyetini, hattâ intiharını kabul etmek, bize de sonucu beklemek düşer… Çünkü biz Ermeni Terör Örgütü Asala, Ermeni ve Yahudi ..llerinden ve genelde Güneydoğu Bölgesinde ve sınırlarımızın kıyısında köşesinde çöreklenen yerli ve yabancı hainlerden; yani kimliklerinde T.C vatandaşı yazsa bile kendileri PKK üyesi, yandaşı, sempatizanı, dolaylı dolaysız yollardan destekçileri olan Örgüte çok şehid ve gâzî verdik maalesef! Bunun ne demek olduğunu da şehid aileleri ve gazîlerimiz ile yakınları bilir! Onun için, PKK ve benzer örgütlerin artık bundan sonra bir insanımızın bile şehid ya da gazî yapmasını ve bir vatandaşımızı bile yaralayıp öldürmesini istemiyoruz…

Evet, gerektiğinde dış ve (tıpkı 15 Temmuz 2016’da ve diğerlerinde olduğu gibi) iç düşmanlara karşı hepimiz yekvücut ve tek yürek olur, cepheye koşar ve büyük devletimizin yaşaması, cennet misali ülkemizin var olması, asil milletimizin ve millî varlığımızın korunması için gözümüzü kırpmadan canlarımızı ve arkamızı bakmadan mallarımızı mülklerimizi ortaya koyarız! Ancak, içimizden çıkan hainlerden oluşan ve dış güçlerce de desteklenen bir Örgüt olan PKK ve benzer örgütlerin nerede ne zaman ve nasıl ortaya çıkacakları belli olmayan, dolayısıyla da koç yiğitlerimizi, kınalı kuzularımızı kalleşçe, arkadan vurup öldürmelerine ya da yaralamalarına karşı da fazla bir şey yapmamız, onca gayret ve çabamıza rağmen pek mümkün ya da kolay olamadı-olamadı maalesef! O nedenle ben, Yöneticilerimizin büyük devletimizi, cennet misâli ülkemizi, necip milletimizi ve asil insanımızı daha büyük veya sonu gelmeyecek, bitip tükenme bilmeyecek şerlerden, belâlardan korumak için bazı riskleri göze aldıklarını, dolayısıyla da mezkûr kararı verdiklerini düşünüyorum! Onun için, bana bunun dışındaki anlatılanlar komplo teorisi ya da konunun yabancısı olmak gibi geliyor ve ben ‘devlet organlarının tamamının destekledikleri bu mezkur kararı biz desteklemesek bile en azından kösteklemeyelim!’ diyorum.

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; ben şahsen ‘’Terörsüz Türkiye’’ istemeyenlerden bazılarının durumunu terörden beslenen kişi ve gruplara, bazılarınınkini tabiri yerinde ise eğer, hoşaflarının yağları kesildiği için isyan çıkaran yeniçerilerin durumlarına, bazılarınınkini Donkişotlara, bazılarınınkini de terörden hiç zarar görmemiş veya teröristleri hiç tanımamış olan vatanseverlerin durumlarına benzetiyorum! Ve bunlardan bazılarına hak versem, endişelerini anlayışla karşılasam bile düşüncelerine katılmıyor, konu hakkında, tıpkı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri gibi düşünüyor ve “Hakk şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler; Ârif ânı seyr eyler, görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!’ diyor, herkese ‘terörsüz ve terörist siz!’ saygılar sunuyorum.

BENİM AYAĞIMIN ALTI DA MÜSÂİT, BAŞIMIN

ÜSTÜ DE. NEREDE DURACAĞINI SEN BELİRLE!

Necip Fazıl Kısakürek

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

14
EKİM

2026

AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!

Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'

Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!

Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı

12
EKİM

2026

Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak

Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı

Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı

07
EKİM

2026

Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor

Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!

Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım

Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı

02
EKİM

2026

'Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!

Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı

İlgili Haberler

Kurtulmuş: “Metina’daki Bazı Mağaralar ve Silahlar Devlet Kurumlarına Devredildi”
Siyaset

Kurtulmuş: “Metina’daki Bazı Mağaralar ve Silahlar Devlet Kurumlarına Devredildi”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Metina bölgesinde terör örgütünün kontrolündeki bazı mağaraların ve buralarda bulunan silahların devlet kurumlarına devredilmesi konusunda önemli bir aşamaya gelindiğini bildirdi. Sürecin kararlılıkla ilerlediğini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin sınır bölgelerinde terör örgütüne ait unsurların kalmayacağını söyledi.

Adalet Bakanı Gürlek: “Terörsüz Türkiye Sürecinden Dönüş Yok, Ok Yaydan Çıktı”
Siyaset

Adalet Bakanı Gürlek: “Terörsüz Türkiye Sürecinden Dönüş Yok, Ok Yaydan Çıktı”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Terörsüz Türkiye” süreci, fon soruşturması, futbol ve bahis soruşturmaları, faili meçhul dosyalar, Muhsin Yazıcıoğlu ve Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmalar ile İBB yolsuzluk davası hakkında açıklamalarda bulundu. Gürlek, “Terörsüz Türkiye” süreci için “Bu süreçten dönüş yok, ok yaydan çıktı” derken, fon soruşturmasında 207 kişi hakkında işlem yapıldığını ve 85 şüphelinin tutuklandığını açıkladı.

Ümit Özdağ’dan Gündem Değerlendirmesi: "Basın İktidardan Korkuyorsa Demokrasi Yoktur”
Siyaset

Ümit Özdağ’dan Gündem Değerlendirmesi: "Basın İktidardan Korkuyorsa Demokrasi Yoktur”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İskenderun’da düzenlediği basın toplantısında basın özgürlüğü, fon soruşturması, uyuşturucu ve yasa dışı bahis operasyonları, sığınmacılar, çözüm süreci, Suriye’nin geleceği ve seçim ittifaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan: Terörsüz Türkiye Hedefimizle Aramıza Kimse Giremeyecek
Siyaset

Erdoğan: Terörsüz Türkiye Hedefimizle Aramıza Kimse Giremeyecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin terörsüz bir gelecek hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediğini belirtti. Erdoğan, bölgede huzur, istikrar, refah ve barışın hakim olacağı günlere ulaşılacağını söyledi.

Cevdet Yılmaz’dan Fon Kurulu ve “Terörsüz Türkiye” Mesajı
Siyaset

Cevdet Yılmaz’dan Fon Kurulu ve “Terörsüz Türkiye” Mesajı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Resepsiyonu’nda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Yılmaz, fon piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından oluşturulan Fon Koordinasyon Kurulu’nun yarın toplanacağını açıkladı. Yılmaz ayrıca, “Terörsüz Türkiye” sürecinin Meclis üzerinden yürütüldüğünü belirtti.

Erdoğan’dan Meclis Açılışında Terörsüz Türkiye Mesajı
Siyaset

Erdoğan’dan Meclis Açılışında Terörsüz Türkiye Mesajı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşmayla başladı. Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında yaptığı değerlendirmelerde siyasette kutuplaşmanın yerine uzlaşının hâkim olması gerektiğini vurgularken, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin mesajlar verdi.