
Hemen herkesin gördüğü, dinlediği ya da duyduğu gibi, Burdur’un Cumhuriyet Meydanı ‘geçtiğimiz cuma gecesi’ İstanbul’un Kur’an bülbüllerini ağırladı.
Yani, hizmete girdiği günden beri hep konser, miting ve benzer etkinliklere sahne olan Burdur’un Cumhuriyet Meydanı, geçtiğimiz cuma akşamı; ‘Mevlid-i Nebî Haftası’ dolayısıyla düzenlenen bir program da Kur’an bülbüllerine ev sahipliği yaptı.
Cumhurbaşkanlığı’nın himâye ve İl Müftülüğünün organize ettiği gece de İstanbul Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerifi Başimamı Kurra Hâfız Ferruh Muştuer ve Müezzin Kayyımı Hâfız Selman Kızmaz, Büyük Çamlıca Câmii Müezzin Kayyımı Hâfız Mustafa Alphayta, Burdur Ulu Camii İmam Hatibi Kurra Hâfız Celalettin Sevimli isimli hocalar mükemmel ses, sedâ ve kıraetleriyle Kur’an tilâvet ederek; müezzin kayyımlar çifte ezan, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Öğretim Görevlisi ve Sâzende Furkan Ceylan ile arkadaşları da birbirinden güzel ilâhi ve kasîdeler okuyarak katılımcıların kulaklarının paslarını sildiler! Dolayısıyla da Burdurlulara Mevlid-i Nebî Haftası’nın ruhuna uygun ve uzun süre unutamayacakları bir gece yaşattılar…
Şöyle ki; bir din görevlisi olmasam-olamasam da nâçiz bir din gönüllüsü ve Müslüman bir gazeteci olarak bu programı önce gazetem de, haber ajansım da ve sosyal medya sayfam da haber yaparak okuyucularıma duyurduğum gibi, programın icrasını da başından sonuna kadar takip ettim elhamdülillah ki; ben mücrim, bu sevgi ve saygıdeğer hocaları-hâfızları görev yaptıkları İstanbul’daki câmi-i kebirlerinde, kürsülerinde, mihrap, minber ve mahfillerinde, bizzat ve büyük bir hayranlıkla-memnuniyetle, hattâ bâzen nefesimi tutarak dinlemiş ve izlemiştim… Ancak, bu birbirinden güzel sesli sedâlı hocaları-hâfızları bir arada ve İlimizin Cumhuriyet Meydanı’nda görmek ve dinlemekten daha çok haz aldım ve memnuniyet duydum… O nedenle, ben nâçiz, ‘böyle özel ve güzel bir haftayı ve programı himâye eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Haftayı programına alan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’a, Kentimizin en geniş ve en hareketli meydanı olan Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilmesi için çaba gösteren İl Müftümüz Ali Hayri Çelik’e ve buna izin veren idarecilerimize ve çok tabiidir ki birbirinden güzel ses ve sedâlarıyla Kur’an tilâvet eden, dolayısıyla da ilimizin semalarını çınlatan, gökyüzünü aydınlatan ve sath-ı mailini nurlandıran hafız hocalarımız ve müezzinlerimizle birlikte okudukları ilâhi ve kasidelerle gönüllerimizi fetheden Sazende Furkan Ceylan ve arkadaşlarına; ve, ve, ve Şehrimizin Cumhuriyet Meydanı’nı doldurup taşıran tüm Burdurlulara ve diğer katılımcılara yürekten teşekkür etmek istiyor, bu ve bu gibi programların sık sık yapılması diliyorum… Çünkü, genelde hepimizin, özelde de gençlerimizin batı, pop, raks ya da dans müziği türü gürültüleri ya da lüzumsuz-gereksiz ve faydasız lâkırtıları dinlemekten kulaklarımız paslanıyor, gözlerimiz yoruluyor ve kalplerimiz köreliyor maalesef! O nedenle ve arada bir de olsa ve genelde hepimize, özelde de gençlerimize ‘bu tür’ programlar izlettirilerek ve dinlettirilerek mânevî havalar teneffüs ettirmemiz, temiz kokular aldırmamız ve tâbiri yerinde ise şarj yaptırmamız gerekiyor!
Böylesi anlamlı, kapsamlı ve geniş katılımlı bir programı kusursuz organize etmek ve aksamadan icrâ etmek tabii ki kolay bir şey değildir… Hele hele Burdur gibi küçük bir İl Müftülüğünün; İstanbul’un, hattâ Türkiye’nin en ünlü, en güçlü, en güzel sesli sedâlı hocalarının-hâfızlarının katılacağı ve binlerce kişinin de dinleyip izleyeceği bir programı Cumhuriyet Meydanı gibi bir meydanda organize etmek ve kusursuz gerçekleştirmek pek kolay olmasa gerek… Ve ara başlığımda da belirtiğim gibi, bu tür programların icrâları 2 saat kadar sürse de, hazırlıkları günler alıyor, ayrıca katılımın nasıl ve ne kadar olacağı da belli olmuyor… O nedenle olsa gerek, o güzel programı izleyenlerin yarısı kadarı sandalye bulabilse bile bir o kadarı da ayakta ama programı pürdikkat ve sonuna kadar takip ettiler. Ki, bunların arasında yaşlılar, ihtiyarlar, hastalar ve engelli kişiler bile vardı… Ayrıca, sahnenin görüntüsü hoş olmadığı gibi, ışıklandırması da loştu! O nedenle, ben neyse ne amma, programı canlı yayınlamak ya da videoya alıp haber merkezlerine göndermek isteyen gazeteci arkadaşlar doğru dürüst çekim yapamadıkları gibi, izleyiciler de hocaların mübârek yüzlerini görmek ve kendilerini tanımakta zorlandılar…
Her neyse; bu program bir ilk olduğu ve Cumhuriyet Meydanı da böyle geniş katılımlı, kapsamlı ve anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı için olsa gerek, bu iki noksanlık bir nazarlık oldu herhalde! O nedenle, ben bu programın ‘her şeye rağmen’ mükemmel gerçekleştirildiğini düşünüyor; bu ve bunun gibi mâneviyat yüklü programların sây ve sayılarının artarak devam etmesini diliyor, herkese >Kur’anî< saygılar sunuyorum.
İLİM VE SANAT TAKDİR GÖRMEDİĞİ YERDEN GÖÇ EDER!
İbn-i Sînâ
ETRAFINCA TAKDİR GÖRMEYEN, BESLENMEYEN HER
DUYGU ÖNCE ZAYIFLAR SONRA DA YOK ULUR GİDER…
Sait Çamlıca
DAİMA GERÇEKLERİN SAVUNUCUSU OL. TAKDİR
EDEN OLMASA BİLE, VİCDANINA HESAP VERMEKTEN
KURTULURSUN… H. G. Welis
BAŞKALARININ İYİ TARAFLARINI BULUP TAKDİR ETME
ALIŞKANLIĞI, İNSANIN RUHUNU ZENGİNLEŞTİRİR!
C.W Hall
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
2024 yılı Ramazan ayında hatimle teravih namazı kıldıran hafızlara Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından teşekkür belgeleri hazırlandı. Bucak Müftülüğüne gönderilen belgeler, devamı haberimizde
Erzincan’da 14 asırlık mukabele geleneği, genç hafızlar tarafından yaşatılmaya devam ediyor.
Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen mesleki yarışmaların Erzincan il finali İl Milli Eğitim Müdürlüğü Din Öğretimi Şubesi tarafından gerçekleştirildi.
Yatılı hafızlar gençlik kampına katıldı.
Burdur'un Bucak ilçesinde gezmek için araçla Kestel Dağı'na çıkan 4 kişi mahsur kalırken bölgeye sevk edilen ekiplerce kurtarıldı.
Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Elsazı köyünde aşırı yağışların tetiklediği toprak kayması sonrası devletin tüm birimleri teyakkuza geçti. Bölgede incelemelerde bulunan Burdur İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Asım Ertilav, koordinasyonun en üst seviyede olduğunu belirtti.
Yorumlar (0)