
Evin en küçük çocuğu yemek esnasında ninesine, ‘’Senin gözlük her şeyi büyütüyor muş öyle mi nine?” diye bir soru yöneltir… Ninesi de “Evet çocuğum, büyütüyor ve ben birçok şeyi sadece gözlükle görebiliyorum…’’ der! Torun da ‘’Nineceğim! N’olursun benim tabağıma tatlı koyarken gözlüğünü çıkar olur mu..?’’ der!
Bendeniz de hanıma, ‘Allah’a (c.c) emânet 3 erkek evlât, 3 gelin ve 5’i erkek 6 torun dedesi olarak bundan sonra sadece tatlıları değil, yemekleri tabaklara, içecekleri bardaklara koyarken gözlüğünü tak…’ diyeceğim herhalde! Nedenine gelince bizim evde olmaz-olamaz ama, evlatlarımızın evlerinde olduğumuz zamanlarda tabaklar dolu dolu geliyor, dolayısıyla da tamamı yenemiyor ve az da olsa israf ediliyor! Ki, bizim evlâtlar şükürler olsun çok tasarruf etmeseler de fazla israf etmiyorlar… Ancak, günümüz de ve mutfakların genelinde yangın olduğu ve yakınmaların arşı âlâdan duyulduğu halde, askerî birliklerdeki ve benzer yerlerdeki israflar ayrı bir konu, günümüzde bir çok evde, lokanta da ve yemekhanede ve bilhassa sünnet, düğün ve mevlid gibi toplu yemekler de yiyecek ve içeceklerin neredeyse yarısı israf ediliyor maalesef… Oysa A’raf Sûresi’nin 31. Ayeti Kerimesinde “Yiyiniz içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah (c.c) israf edenleri sevmez...’’ buyruluyor!
Büyükler bir yana, günümüz de her çocuğun, hattâ bebek yaştaki çocuğun elinde bile sözde akıllı, aslında akılsız bir telefon, tablet ve benzer aygıt vardı! Şimdi bu aygıtlara bir de yapayzekâ eklendi. Dolayısıyla da çocukların evlerinde yerlerinde, hattâ aynı sandalyelerinde oturmaları-çakılıp, hareketsiz şekilde kalmaları sağlandı. Dolayısıyla da yemek yemeleri unutturuldu veya geciktirildi! Hal böyle olunca bazı çocuklar gıdasız kalmaktan veya zamansız beslenmekten etkilendiler; bazı çocuklar da obez oldular! Ama, anneler babalar çocukların zamanlı zamansız isteklerinden, yemelerinden içmelerinden ve bilhassa evi yeri dağıtmalarından kurtuldular! O nedenle, devlet bundan sonra her çocuğa birer dijital aygıt almalı ve çocukları da annelerini babalarını da çocuk büyütme, yetiştirme veya geliştirme zahmetinden kurtarmalı!
Demek istiyorum ki, çocuklar dijital aygıtlarla ve bilhassa yapayzekâlarla meşgul olmalılar ki, katkılı ve zararlı yiyecekleri içecekleri unutsunlar, dolayısıyla da hem obezite, hem şeker ve benzer hastalıklar azalsın hem de gıda israfının önüne geçilsin daha iyi!…
Dijital aygıtların ve onların başında geçen sürelerin insan sağlığına ve bilhassa çocukların sağlıklarına verdiği vereceği zararlara ise, ileri de ona da bir bakarız!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; mutfakların genelinde çıkan yangınlar orman, otel ve benzer mekânlarda çıkan yangınlara benzemez..! O nedenle devletin, dolayısıyla da milletin mutlaka bir mutfak politikası olmalı ve mutfaklarda çıkması muhtemel yangınların önüne geçilmeli! Nasılına gelince onu da devletin yetkilileri ve konunun uzmanları düşünmeli ve bu konu da araştırma yapıp fikir geliştirmeli… Yani ben, ‘birçok dijital materyali icat eden ve yapayzeka gibi bir aygıtı bulup kişi ve kurumların hayatlarına sokan uzmanlar bahsime konu hakkında da bir çalışma yapabilirler! Onu da yapamazlarsa yapayzekaya sorabilirler!’ diye düşünüyorum.
Teknolojinin gelişmesi ve her yere girmesi birçok kişisinin işsiz kalmasına neden olduğu gibi, yapayzeka’nın icadı ve yaygınlaşması da işsiz sayısını artıracaktır-çoğaltacaktır… Çünkü, bu alet, edavat ve cihazlar 10’larca, 100’lerce, hattâ 1000’lerce kişinin yapabileceği işleri daha kolay ve daha seri ve çabuk bir şekilde yapıyor-yapabiliyorlar! Dolayısıyla da işleri hem serileştiriyorlar hem de hîle hurda yapmıyorlar… Yani yapayzekâlar hangi emri verirsen ver hiç geciktirmeden-vaktinde ve ezip bozmadan yapıyorlar!
Bilindiği gibi, zincirlerine her gün zincir ilâve eden ve sayılarını önce 101’e çıkarmayı planlayan, ancak, son zamanlardaki sayıları binlerle ifade olunan marketlerde böyle bir uygulama ya yok ya da benim haberim yok! Ama İstanbul ve Ankara’daki 28 mütevazi ancak insaf ve îzan sahibi, Hakk ve halk düşkünü zincir market, mübârek üç ayların son ayı olan ramazan ayında kırmızı et fiyatlarını sabitleme kararı almış… Ben de 2 büyük ilde ve büyüklü küçüklü 28 zincir marketin aldığı bu yerinde kararın diğer, sayıları binlerle ifade olunun marketlere, kasaplara ve AVM’lere de örnek olmasını; dolayısıyla da kırmızı et fiyatlarının sadece Ankara ve İstanbul da değil, Ülke genelinde de sabitlenmesini ve fiyatların diğer gıda maddelerine, hattâ ihtiyaç maddelerine de yansımasını diliyorum…
Ayrıca bu 28 zincir marketin yerinde kararının başta tavuk, daha doğrusu piliç fiyatlarına, hatta diğer bir çok gıda maddesine de yansımasını diliyor ve yansıyacağına da inanıyor-inanmak istiyor, bu marketlerin yerinde kararlarını gönülden destekliyor, müşteri, kazanç ve bereketlerinin artarak devam etmesini diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
KENDİNİ HAKK İLE MEŞGUL ETMEZSEN
BÂTIL SENİ İŞGAL EDER! İmam Şâfî (r.aleyh)
HAYALLER SİZE GÜCÜNÜZÜN OLDUĞUNU
GÖSTERİR… Helen Schucman
BELKİ DE İNSAN HER ŞEYİ İÇİNE ALMAKTAN
BOĞULUYOR ZAMANLA… Stefan Zweig
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Çocuk Evleri Sitesi’nde kalan çocuklar tarafından hazırlanan geleneksel Yemek Yapma Yarışması programına katıldı.
Kanal D’nin reyting rekortmeni yarışması Gelinim Mutfakta’da 25 Mayıs Pazartesi günü haftanın ilk çeyrek altınını kazandıran efsane lezzet belli oldu: Tavuklu Osmanlı Sarması! Saray mutfağından günümüze gelen bu nefis tavuk sarmanın tüm püf noktaları ev hanımları tarafından merak ediliyor. Peki, Tavuklu Osmanlı Sarması nasıl yapılır, malzemeleri nelerdir? Kağıdı kalemi hazırlayın; işte adım adım fırında Tavuklu Osmanlı Sarması tarifi ve yapılışı...
Burdur Bucak'ta Dönerci Kadir Usta ayın 16’sına özel kampanya başlattı.
Zuhal Topal'la Yemekteyiz programının yeni haftasında, Mardinli yarışmacı Vahide Hanım hem yöresel mutfak bilgisi hem de samimi hayat hikâyesiyle dikkatleri üzerine çekti.
Yemekteyiz yarışmacısı Onur Can’ın yaşı, memleketi ve mesleği merak ediliyor.
Yemekteyiz İmren Altun kimdir? Yaşı, memleketi ve mesleği nedir?
Yorumlar (0)