
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias; Güney Kıbrıs’a yaptığı resmi bir ziyaret esnâsında dünyanın en şerefli, en izzetli, en dirayetli, en güçlü kuvvetli, en merhametli ama aynı zamanda da en heybetli ordusu olan Kahraman Ordumuzu ‘Kıbrıs’ta işgalci’ olarak nitelemiş ve tezviratlar da bulunarak şunları söylemişti:
“Bugün Kıbrıs’ta pusu da bekleyen işgalciye sızma noktasının kapılarını açan etnik bir darbenin tarihi olan 15 Temmuz 1974’ün üzerinden tam 50 yıl-yarım asır geçti. Demokrasinin Kıbrıslı (Güney) ve Yunan savaşçılarına ve 1974 işgaline karşı eşit olmayan mücadele de en derin saygımı ve vatansever şükranlarımı sunuyorum. Kardeş katili suç darbesinin ağırlığı altında çok üstün askeri güçlerle karşı karşıya kaldılar. Onları saygıyla anıyor ve katkılarını sonsuza kadar onurlandırıyoruz. Ve elbette, Kıbrıslı Türklerin utanç şenliklerini ve işgalci Türk Ordusunun yarım asırdır Kıbrıs’ta hukuk dışı varlığını en kesin şekilde kınıyoruz. Helenizm’in birliği Yunanların hayatta kalmaları için gerekli bir şattır. Biz Yunanlılar tarafından tarihsel olarak bilinen bölünme, her zaman bizi rahatsız eder; bu, ulusal felaket ve çöküşün güçlü ve yeterli bir şartıdır. Tarih her ikisini de kanıtlamıştır. Ve bu günkü yıldönümü bize bunu en trajik şekilde hatırlatıyor…”
O haddini ve kendini bilmez Bakan Müsveddesine Millî Savunma Bakanlığımız ağzının payını lâyıkıyla ve fazlasıyla vermiş! Ama, Ordusunu-askerini, devletini milletini seven bir vatandaş, millî ve dînî hassasiyetleri olan bir gazeteci olarak ben vermesem olmazdı! O nedenle ben bu ne idüğü belli olmayan kişiye, kendini bilmez Yunan Bakan’a, İstiklâl Marşımızın Yazarı, Millî Şairimiz, edep ve edebiyat insanı, Burdur’umuzun da ilk Milletvekili, dolayısıyla da fahri hemşerimiz olan Mehmed Akif Ersoy’un
DONANMA, ORDU YÜRÜRKEN MUZAFFERAN İLERİ
ÜZENGİ ÖPMEYE HASRETTİ GARB’IN ELÇİLERİ…“ dizesinin iki satırını hatırlatmak ve şimdi de art ayağı ile kulağını kaşıyan hadsize yine Mehmed Akif Ersoy’un, ‘ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM…’ başlıklı şiirinden alıntılar yaparak cevaplandırmak istiyorum:
ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM, ZÂLİMİ ASLA SEVEMEM
GELENİN KEYFİ İÇİN GEÇMİŞE KALKIP SÖVEMEM
BİRİ ECDADIMA SALDIRDI MI, HATTÂ BOĞARIM,
BOĞAMAZSIN Kİ!
HİÇ OLMAZSA YANIMDAN KOVARIM.
ÜÇ BUÇUK SOYSUZUN ARDINDAN ZAĞARLIK YAPAMAM
HELE HAKK NAMIMA HAKSIZLIĞA TAPAMAM!
DOĞDUĞUMDAN BERİDİR AŞIĞIM, İSTİKLÂLE
BANA HİÇ TASMALIK ETMİŞ DEĞİLDİR ALTIN LÂLE!
YUMUŞAK BAŞLI İSEM, KİM DEDİ UYSAL KOYUNUM?
KESİLİR BELKİ, FAKAT ÇEKMEYE GELMEZ BOYUNUM…
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; bundan tam 50 yıl-yarım asır önce Kıbrıslı soydaşlarımızı Yunan destekli Rumların katlinden kurtarmak üzere Adaya bir çıkarma yapan ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in ‘Biz Adaya savaşmaya değil, barış yapmaya gidiyoruz. Ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmeye gidiyoruz’ şeklinde konuşan ve öyle yapan kahraman Türk Silâhlı Kuvvetlerimizi (TSK) işgalci olarak nitelemesi tam bir haddini ve kendini bilmezliktir… O nedenle ben bu haddini ve kendini bilmez Bakan müsveddesine ‘GİT BİRAZ TARİH OKU veya ATALARINI DİNLE!’ demekle yetiniyor, konu hakkındaki yazımı yine Mehmed Akif’in, Alparslan Türkeş’in, Necip Fazıl’ın ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun ünlü sözleriyle noktalamak istiyor, herkese saygılar sunuyorum.
CEHENNEM OLSA GELEN, GÖĞSÜMÜZDE
SÖNDÜRÜRÜZ. BU YOL Kİ HAKK YOLUDUR
DÖNME BİLMEYİZ YÜRÜRÜZ…
ŞARKA BAKMAZ, GARBI BİLMEZ, EDEPTEN
YOK PÂYESİ BİR KIZARMAZ YÜZ. BİR YAŞARMAZ
GÖZ, BÜTÜN SERMAYESİ…
DEĞİL Mİ ORTA DA BİR SÎNE ÇARPIYOR. YILMAZ
CİHANDA YIKILSA EMİN OL BU CEPHE SARSILMAZ!
GELECEĞİ KARANLIK GÖREREK AZMİ BIRAKMAK
ALÇAKCA BİR ÖLÜM VARSA, EMİNİM BUDUR ANCAK!..
ASLINI GİZLEYEMEZ İNSAN, GİYDİĞİ KAFTANLARLA,
BİLMEZ AMA KENDİNİ KANDIRIR SÖYLEDİĞİ YALANLARLA
Mehmed Akif Ersoy
TÜRK DEVLETİ YENİLMEZ, ZİNDE HAYAT GÜCÜ VE TÜRK
MİLLETİNİN TEMİNÂTI VE İSTİKBÂLİ GENÇLİKTİR!..
Alparslan Türkeş
DENİLDİ Mİ BİR YERE TÜRK BELDESİ. GÖZÜM ALBAYRAKTAN
BAŞKASINI ARAMAZ, KULAĞIM DA SADECE EZAN SESİNİ…
Necip Fazıl Kısakürek
KAN DÖKÜLMESİNİ SEVEN BİR MİLLET OLMASAK DA SÖZ
KONUSU VATAN OLDUĞU ZAMAN DÜNYA’NIN BİLE ŞAH
DAMARINI KESEBİLECEK BİR GÜÇTEYİZ!
Muhsin Yazıcıoğlu
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Gazze'ye insani yardım götüren Global Sumud filosundaki aktivistlere yönelik müdahale, uluslararası arenada bardağı taşırdı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in ülkeye girişinin tamamen yasaklandığını duyurdu. Paris yönetimi ayrıca Avrupa Birliği’ne de çok kritik bir çağrıda bulundu. Peki, Fransa'nın aldığı bu tarihi kararın arkasında ne var? İsrailli Bakan Ben-Gvir neden hedef tahtasına oturtuldu?
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram süresince alınacak trafik tedbirlerini açıkladı.
Kurban Bayramı süresince vatandaşların güvenli yolculuk yapabilmesi amacıyla ülke genelinde geniş kapsamlı trafik ve asayiş tedbirleri hayata geçirilecek
TBMM’de kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle apartman ve sitelerde aidat belirleme süreçleri yeniden şekillendirildi
Resmi Gazete'deki kararlarla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda atamalar yapıldı. Görevine son verilen üst düzey bürokratların listesi haberimizde yer alıyor.
TBMM’de kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlanan torba kanun kapsamında, deprem bölgesindeki yerinde dönüşüm projelerine ilişkin önemli düzenlemeler hayata geçirildi
Yorumlar (0)