
GIDA NÎMETLERİNİN BEŞTE
BİRİNİ İSRAF EDEN-ÇÖPE ATAN
BİR MİLLET ASLA İFLÂH OLMAZ!
Yüz de 98-99’u Müslüman olduğu var sayılan bir ülkenin vatandaşı, temizliği îmandan sayan bir milletin ferdi ve “Akan bir nehir ya da ırmak kenarında abdest alırken dahî suyu israf etmeyin… Komşusu açken tok yatan bizden değildir(!)” buyuran bir Peygamberin ümmeti olarak biz üretilen her 5 gıdadan birini israf ediyor-çöpe atıyor muşuz maalesef! O nedenle, ben yazı başlığımda da vurgulamaya çalıştığım gibi ‘biz, Allah’ın (c.c) kullarına bahşettiği ve yiyip içip şükretmelerini emrettiği gıda maddelerinin, hele hele dünya da milyonlarca çocuğun ve masum insanın açlık ve susuzluktan bir deri bir kemik kaldığı, birçoğunun öldüğü bir dünya ve zaman diliminde; tamamına yakını Müslüman olan ya da öyle bilinen, ancak elindeki nîmetlerinin beşte birini israf eden bir milletin iflâh olması mümkün olmaz-olamaz, olmuyor-olamıyor da zaten!’ diyor, dolayısıyla da endişeye kapılıyor, dehşete düşüyorum!!
Bizim asil, necip ve Müslüman milletimiz kar ve yağmura ‘rahmet’, gıda maddelerine ise ‘nîmet’ der, ekmek ve benzer gıda maddelerini göbeğinin üstünde taşır… Dolayısıyla da insanların, hattâ canlıların yaşayabilmeleri için gerekli-elzem olan yağmura, dolayısıyla da ekmeye suya, kısaca canlıların olmazsa olmazı durumunda olan gıda maddelerinin hayâtî önemine vurgu yapar! Amma velâkin, son yıllarda bu nîmetlere öyle kör ya da şaşı bakar hâle gelmiş olmalıyız ki; zaman ve mekânlarımız da, giyinip kuşandığımız giysilerimiz ve kullandığımız eşyalarımız da yaptığımız israf ve savurganlık bir yana; tüketicisi her geçen gün artarken, üreticisi azalan ve üretim maliyeti yükselen, kalitesi de düşen gıda maddelerimizin beşte birini israf ediyor ve Afrika başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölge ve noktalarında açlık ve susuzluktan, kısaca gıdasızlıktan ölen ya da hastalanan insanların ve bilhassa sabî-günahsız çocukların, mâsum, birbirinden güzel ve tatlı yavruların ahlarını alıyor, dolayısıyla da Cenab-ı Hakk’ın gazabını ülkemizin veya insanımızın üzerine çekiyor-çekmiş oluyoruz!
Saadet Partisi tarafından yayınlanan haftalık ‘Sosyal Gündem Analiz Raporu’nda, Türkiye de her yıl milyonlarca ton gıda maddesinin israf edildiği ve israfın sadece ekonomik değil; su, enerji, emek ve tabii kaynaklarının da kaybına yol açan çok yönlü bir problem olduğu belirtilmiş ve üretimden tüketime varıncaya kadar hemen her şeyi kapsayacak şekilde tedbir alınmasını istenmiş…
İSRAF, ÜRETİM DE BAŞLIYOR
TÜKETİMLE DEVAM EDİYOR!
EN ‘FAZLA İSRAF’ DÜĞÜN VE
BENZER PROGRAMLARDA!!!
SP’nin raporunda gıda israfının sadece kişi ve hâne bazında yaşanmadığı hatırlatılırken, israfın ‘üretim aşamasından toptancıya veya perakendeciye varıncaya kadar her nokta da yaşandığı vurgulanmış ve üretim aşamasında şekil, renk ve boyut bakımından piyasa standardlarına uymayan ürünlerin tarlada bırakılabildiği, düşük piyasa fiyatları, yüksek işçilik maliyetleri ve yanlış hasat planlamasının, hasat sonrasında da uygun olmayan depoların ve depolama şartlarının, sıcaklık ve nem kontrollerinin yetersizliği, ambalajlama usul ve yöntemleri, soğuk zincirdeki eksikliklerin özellikle yaş meyve ve sebzelerde ciddi kayıplara neden olduğu’ hatırlatılmış…
Rapor da ayrıca, marketlerde estetik görünümün öne çıkarılmasının da tüketilebilir durumda olan ürünlerin satış dışı kalmasına neden olduğu belirtilirken; stok yönetimi, açık büfe uygulamaları ve son tüketim tarihi yaklaşan ürünlerin değerlendirilmemesi ise israfın başlıca nedenleri arasında sayılmış.
BİZ ‘KÖLE GİBİ ÇALIYOR, EFENDİ GİBİ
ÜRETİYOR’ BEY GİBİ ALIP SATMASINI
VE TÜKETMESİNİ BİL-Mİ-YO-RUZ(!!I)
Bizim milletimiz ve bilhassa köylümüz çok çalışkan ve üretken insanlardan oluşuyor. Ancak ne ürettiği ürünleri gerektiği gibi saklayabiliyor ne yeterince değerlendirebiliyor veya satabiliyor ne de kazancını artırabiliyor… (Emeğinin ve kârının büyük bir kısmını tüketici yerine aracıya tefeciye yediriyor!)
EN ÇOK İSRAF DÜĞÜN VE DAVETLER
İLE BENZER ETKİNLİKLER DE OLUYOR
Asker uğurlama ve karşılama gibi etkinlikler ayrı, genelde yaz aylarında gerçekleştirilen söz kesme, nişan, nikâh, düğün, sünnet ve mevlid okutma gibi merasimler de verilen yemek ve yapılan ikramlarda da büyük israflar oluyor maalesef…
MEVLİD, SÜNNET VE DÜĞÜNLERDE
VERİLEN YEMEKLER DE ‘TOPLU KAP
UYGULAMASINA’ SON VERİLMELİ!!
Korona ve benzer bulaşıcıların kol gezdiği ve insanların yüzlerini, ağızlarını burunlarını maske ile ellerini de eldiven ile korumaları tavsiye edildiği, hattâ (bir ara) zorunlu hâle getirildiği bir dönem de ve bilhassa köy ve kasabalarda ve mahalle aralarında okutulan mevlid, yapılan sünnet ve düğün gibi davetlere icabet eden davetlilere ortak kaplar da veya birden fazla kişiye aynı kaptan yemek ikram edilmemeli! Hatta bu uygulama yasaklanmalı!
Yani, tabldot porsiyon uygulamasına geçilmeli. Ayrıca, davetliler de kaplarına yiyebilecekleri kadar yemek koydurmalı… Dolayısıyla da toplu yemeklerde yapılan israflar asgarî seviyeye düşürülmeli..!
Ayrıca; ‘Kişinin doldurduğu en zararlı kabı midesi veya karnıdır!’ düsturu unutulmamalı’ diyor, herkese ‘israfsız’ saygılar sunuyorum.
EY ÂDEM OĞULLARI! YİYİNİZ İÇİNİZ,
FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ. ÇÜKÜ ALLAH
(c.c) İSRAF EDENLERİ SEVMEZ…
Âraf Sûresi, âyet 31
KİBRE DÜŞMEDEN VE İSRAFA KAÇMADAN
(dilediğiniz gibi) YİYİN, İÇİN, SADAKA VERİN
HARCAYIN VE GİYİNİN. Hadis-i Şerif
BULUT AĞLAMAZSA YEŞİLLİK NASIL GÜLER?
Hz. Mevlânâ (r. aleyh)
BOL BOL YİYEN İÇEN, BÖN BÖN BAKAR!
Atasözü
2026
Taceddin Akbaş'ın “Tv'ler 'Reyting uğruna' eşlerin ve ailelerin tüm sırlarını ifşa ediyorlar!" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Gıda nimetlerinin beşte birini israf eden çöpe atan bir millet asla iflah olmaz!" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “DPT Yeniden kurulmalı ve Burdur Emniyetinin 'Asayiş Şube Müdürü' kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “İktidar olmak için kuruldular ittifak da bile zorlanıyorlar" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “1071 yılı Bizanslılar için ölüm Türkler için 'yeniden' doğum veya diriliş yılı olmuştur!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Vatandaşlar her olumsuzluğu polise ihbar veya maletmemeli polis de ihbarları ayırt etmeli" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Bu yıl 2 gün arayla 2 mutlu günü birden kutlayacağız! " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Gideceğiniz yere "Selametle gidin saadetle varın İnşaallah ilimizin "Saygıdeğer Jandarma Komutanı" ve gönüllerimizin sevgili kaptanı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur'daki 2.kısım Dostlar'ın kat malikleri, arka cephelerindeki katların 3 ile sınırlandırılacak olamasına tepkililer" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dün, Marmara ya da Gölcük depreminin 27. yıldönümü idi! (Bu depremi kaç kişi hatırladı?)" adlı köşe yazısı. Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Isparta, Aksu, Atabey, Eğirdir, Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Senirkent, Sütçüler, Şarkikaraağaç, Uluborlu, Yalvaç, Yenişarbademli 01 Eylül 2026 Salı günü hava durumu nasıl olacak? Hava sıcaklıkları düşecek mi? İşte günlük 01 Eylül Salı günü hava durumu
Burdur’da 2026-2027 Adli Yılı düzenlenen törenle başladı. Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy adalet ve güven vurgusu yaparken, Baro Başkanı Meltem Özdemir hukukun üstünlüğüne dikkat çekti.
Antalya, Akseki, Aksu, Alanya, Demre, Döşemealtı, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradi, Kaş, Kemer, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Kumluca, Manavgat, Muratpaşa, Serik 01 Eylül 2026 Salı günü hava durumu
Burdur, Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni, Yeşilova 01 Eylül 2026 Pazartesi günü hava durumu nasıl olacak? Hava sıcaklıkları düşecek mi? İşte günlük 01 Eylül hava durumu raporu
Burdur’un Bucak ilçesi Çamlıca Mahallesi’nde, aralarında daha önceden husumet bulunduğu öğrenilen iki komşu arasında çıkan kavgada 7 kişi yaralandı.
Yorumlar (0)