Ruhittin Sönmez

HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?

Ruhittin Sönmez'in 'HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

Türkiye'de bir "derin devlet" yapılanması ve yapının siyasi gelişmeleri belirleyen "devlet aklı" denilen bir planlayıcı, uygulayıcı iradesi olduğuna dair tartışmalar yeniden alevlendi. 

Çünkü son yıllarda siyasi gelişmelerin doğal seyrinde gitmediği açık. Daha önce tasavvuru dahi mümkün olmayan, hayatın olağan akışına aykırı bu sistematik olayların faili/ failleri olmalı.

Mesela, "Türk milliyetçiliğinin kalesi" olduğunu iddia eden MHP'nin bugünkü çizgiye geleceğini kim öngörebilirdi? 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Teröristbaşını "kurucu önder" ve "koordinatör" ilan etti. DEM/PKK taleplerini savunmaya devam ediyor.

Üç siyasi parti ve liderleri adeta eski MİT mensubu merhum Prof. Dr. Mahir Kaynak'ın şu sözlerini doğrulamak için gayret içindeler: 

"Devlet, Türkiye'de dini ortadan kaldırmak isterse bunu en dindar/muhafazakâr parti eliyle yapar. Devlet, şeriatı veya dini kuralları getirmek isterse bunu laikliği savunan CHP eliyle yapar. Devlet, sınırları içerisinde bir Kürdistan kurulmasına karar verirse bunu milliyetçi/ülkücü MHP eliyle yapar."

****

Mesela, İBB Başkanı ve ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun hapse gireceğini, diplomasının iptal edileceğini, suç örgütü liderliği ve casuslukla suçlanıp yargılanacağını düşünemezdik. Şimdi sadece İmamoğlu değil, CHP'nin onlarca belediye başkanı ve ekipleri hapiste. 

Ayrıca CHP'nin tüzel kişiliğine böyle bir operasyon olabileceğini düşünemezdik. 

Şimdi, Özgür Özel ve ekibinin seçildiği kurultay için mahkemenin verdiği mutlak butlan ve tedbir kararı ile seçilmiş Genel Başkanı ve yönetimi polis zoruyla Genel Merkez'den çıkarıldı. O'nun yerine eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu getirildi. Ne operasyona ne de Kılıçdaroğlu'nun kayyımlığa bu kadar hevesli oluşuna şaşırmadık. 

CHP'ye gönül vermiş milyonlar, bir önceki Cumhurbaşkanı seçiminde oy verdikleri Kılıçdaroğlu'nu bir "hain" olarak görüyor. "Bay Kemal'in" seçtirdiği milletvekilleri, il ve ilçe başkanları da aynı görüşteler. Kılıçdaroğlu'nun alevi destekçileri bile O'nu "düşkün" ilan ettiler.

İşte bunun gibi kolayca izah edilemeyen her şeyin faili olarak "Devlet aklı" denen şey gösteriliyor.

TÜRK DERİN DEVLETİ VAR MI?

Daha önce de yazdım. Bu konuyu en iyi bilecek kişilerden E. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ile "Derin Devlet" kitabı yazarı, (Kurtlar Vadisi ve Deli Yürek dizilerinin senaristi) Ömer Lütfi Mete'den bizzat kendim duydum: Türkiye'de derin devlet var mı? sorusuna, her ikisi de farklı zaman ve mekanlarda, "keşke olsa ama yok!" demişlerdi.

Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış, emekli korgeneral İsmail Hakkı Pekin ise (Eylül 2024'te Habertürk TV'de)"Türkiye'de bir derin devlet vardır ama bu Amerikan derin devletinin uzantılarıdır. Millî bir derin devlet yoktur. Derin millet vardır. Türkiye'nin millî bir derin devleti olsaydı, 1970-1980 arasındaki olayları, 12 Eylül'ü ve diğer müdahaleleri ve 15 Temmuz'u yaşamazdık" demişti. 

Pekin devamla şu bilgileri de vermişti: "Türkiye'de silahlı kuvvetler veya askerî öğrenciler içinden seçilen gençlere Seferberlik Tetkik Kurulu ve sonra da Özel Harp Dairesi'nde görev verilirdi. Bunların kim olduğunu sadece MİT bilirdi. MİT ise zaten CIA ile Ankara'da aynı binada altlı üstlü çalışırdı. Maaşlarını ABD verirdi.

 

Bu kadrolar içinden devşirilen insanları sonra ABD ve İngiliz istihbaratı Türkiye aleyhine kullandı. Türkiye 12 Eylül'e bu kadrolar tarafından sürüklenmiştir.

Fetullah Gülen, Mehmet Şevket Eygi gibi isimler 1959'da bu yapı içinde görevlendirildi. Görevleri, Yeşil Kuşak projesi çerçevesinde komünizmle mücadele faaliyetleriydi. 12 Eylül'den sonra yakalanan Fetullah Gülen'in serbest bırakılması için Genelkurmay Başkanı aradı ve serbest bırakıldı.

Bu tür insanların bir kısmı CIA tarafından devşirildi ve şimdi FETÖ dediğimiz istihbarat örgütü kuruldu." 

Devlet bürokrasisi içinde görev almış emekli veya halen görevde olan bazı kişilerin siyasi gelişmeleri yönlendirme çabası içinde olduğu söylenebilir. Ama bunların ABD/CIA veya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kurguladığı planların dışında etkin oldukları bir alan bulabildiklerini söylememiz doğru olmaz. 

BÜLENT KUŞOĞLU'NUN DEVLET AKLI AÇIKLAMASI

"Devlet aklı" yorumu yapanlardan biri de "Kemal Kılıçdaroğlu'nun 45 yıllık yol arkadaşı Bülent Kuşoğlu" oldu. Kuşoğlu, KK'nun 2023'teki cumhurbaşkanlığı adaylığının en kuvvetli destekçilerindendi. O dönem aynı zamanda CHP'nin Genel Başkan Yardımcısıydı. Şimdi Mahkeme kararı ile Genel Başkan olan KK tarafından yine Genel Başkan Yardımcısı olarak atandı.

Kuşoğlu, Devlet Aklı'nın "Tayyip Erdoğan sonrasına yönelik planlar yaptığı" kanaatinde. "Çünkü bu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sadece Erdoğan üzerine inşa edilmiş vaziyette. Erdoğan sonrasında Türkiye'yi bir kaos, karmaşa bekliyor. Onun için de o devlet aklı, bürokratik aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor sanki kendine göre. Doğru mu yapıyor, yanlış mı yapıyor onu bilmiyoruz." 

"Böyle bir ortamda CHP'ye bu müdahale neden yapıldı, oturup bunu konuşmamız lazım" diyor.

Bu açıklamalar doğru ise, Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesinin "mutlak butlan" kararını devlet aklı böyle buyurduğu için vermiş olduğunu varsaymamız gerekiyor. Böyle kabul ederseniz yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı gibi emirle karar verdiğini iddia etmiş olursunuz. Dahası, "Kemal Kılıçdaroğlu da 'bu akla uyup' kendisine verilen görevi yerine getiriyor" demiş olursunuz.

Aynı şekilde MHP Genel Başkanının Öcalan'ı "kurucu önder" ve "koordinatör" ilan etmesi de aynı devlet aklına uymanın sonucudur" derseniz, O'nu da bir "görevli" olarak değerlendirmiş olursunuz. 

Bu siyasi liderler "görevli" ise, seçmen iradesinin etkisi çok önemsiz demektir. 

Kanaatimce, "ABD derin devletinin uzantıları" dışında bir "yerli devlet aklı" varsa, bunun Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan'ın bilgi ve iradesi dışında oluşması mümkün değildir. O, devletin görünür ve görünmez bütün aktörlerine hakimdir. 

ABD derin devletinin etki alanı dışında kalanlar hariç, Türkiye'de ne olup bitiyorsa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bilgisi dahilinde ve talimatlarıyla yapıldığına inanıyorum.

 Ruhittin Sönmez

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”
Siyaset

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”
Siyaset

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”
Siyaset

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!
Siyaset

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.