Ruhittin Sönmez

Kanuna da ahlaka da uygun olmalı

Ruhittin Sönmez'in 'Kanuna da ahlaka da uygun olmalı' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

KANUNA DA AHLAKA DA UYGUN OLMALI

Geçen hafta, deprem bölgesinde yapılabilen konutlar bir kısım hak sahiplerine dağıtıldı. Bunlardan iki tanesi tartışma yarattı. Evlerden biri AKP Urfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, bir diğeri ise yine AKP'den üçdönem milletvekilliği yapmış olan Şamil Tayyar'a verildiği basına yansıdı.

Depremzedelerin tamamına yakını çadır veya konteynırlarda ve çok zor şartlarda yaşarken bu evlerin milletvekili veya emeklisi maaşı alan iki tanınmış siyasetçiye verilmesi vicdanlarda kabul görmedi. Her iki milletvekili de ağır eleştirilere uğradı. 

Evlerin depremzedeler arasında kura çekilerek verildiği söylense de tepkiler dinmedi. Hiç geliri olmayan, emekli maaşı ile geçinen veya asgari ücrete mahkum depremzedeler dururken en az 110 bin TL maaş (emeklilikle birlikte alanlar 230 bin TL maaş) alanların hak sahibi olarak müracaat etmiş olması bile vicdansızlık olarak görüldü.

Bunun üzerine Şamil Tayyar "Ev benim üzerime kayıtlıydı ve ağır hasar raporu vermişlerdi. Bir süre sonra da yıkıldı. Hak sahibi olarak deprem konutuna başvurduk. Kurada çıkan evi de kardeşim aldı" dedi. Daha sonra da "hak sahipliğinden feragat ettiği" açıkladı.

AK Parti Milletvekili, iş insanı Cevahir Asuman Yazmacı ise sadece milletvekili maaşı ile geçinen biri değildi. İş insanı olan bu milletvekilinin otelleri ve restoranlarının olduğu biliniyordu.

Olay hakkında ilk açıklamasında "Her vatandaş gibi benim de hakkım", ikinci açıklamasında "Daireyi bir depremzedenin kullanımına sunacağım" diyen Yazmacı, yaptığı üçüncü açıklamayla "konut hakkından feragat ettiğini" duyurdu.

Bu iki milletvekilini "hakkından feragat etmeye" zorlayan şey kendi vicdanlarının baskısı değil, kamuoyunun tepkisi ile seçim öncesi oy kaybetme endişesi yaşayan partisinin de talimatı olabilir.

Açıkça yasaların hatta anayasanın bile çiğnenmesine tepki göstermeyen halkımızın bu tepkisi şaşırtıcı olsa da ümit verici idi.

Yasalara uygun olarak yapılmış bir eylemin dahi ahlaki olamayacağını gören bu toplumsal vicdana saygı duydum.

**************************

HER YASAL HAK HELAL DEĞİLDİR

Geçen haftaki köşe yazımda Alev Alatlı'nın bir sözünü hatırlatarak şöyle demiştim: 

Erdoğan'ın "bizimle yol arkadaşlığı yapan ablamızdı" dediği merhum Alev Alatlı'nın, Külliye'de söylediği, şu sözünü hatırlarından çıkarmasınlar.

"Aslolan helalleşmek olmalıdır. Helalleşmek mahkemede dava kazanmaktan (ve seçim kazanmaktan... RS) daha üstün olmalıdır. Çünkü her yasal olan hak helal değildir ve olamaz."

Biz helal olmadığı gibi yasal olmadığını bildiğimiz iş ve eylemler hakkında da suskunuz. Yasal kılıfına uydurularak elde edilen ve de helal olmayan "başarılar" her şeyi örtebilir sanılmasın. "Milletim beni affetsin" demek bir helalleşme sayılmasın.

****

Alev Alatlı'nın bu cümlesini, fikirlerine çok değer verdiğim arkadaşım Reyhan Demirel "helâlleşme" hukuktan, yargıdan nasıl 'üstün' olur?" diye eleştirdi ve "önce hukukun üstünlüğünü savunması gerekirdi" dedi.

Ben de kendisine şu açıklamayı yaptım: Alev Alatlı'nın bahsettiği hukukun üstünlüğünden de bir üst basamak. Yasalara uygun olduğu halde vicdana uygun olmayan durumlar için söylemiş. 

Alev Alatlı bu cümlenin arkasında şöyle örnekler de vermişti: 

"İflas eden kardeşinizin haraç mezat satışa çıkan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir ama helal değildir. Raf ömrünü uzatmak için ekmeğin içine kanserojen madde koyan fırıncının yaptığı, formülü ambalajın üzerine koyduğu sürece yasal dolayısıyla suçsuz ama helal değildir. 

Yasaların tanıdığı haklardan insanlık ya da Allah adına feragat etmenin garipsenmediği bir yeni düzen getirmek zorundayız."

****

Milletvekillerine verilen deprem evleri konusu, Alev Alatlı'nın sözlerini açıklayan iyi bir örnek.

Bu milletvekillerinden beklenen "yasaların tanıdığı haklardan insanlık ya da kutsallarımız/ değerlerimiz adına feragat etmesi" idi.

Ama bu iki milletvekili "yasal olan haklarından" kamuoyu tepkisinden sonra ve muhtemelen parti talimatı ile feragat etmek zorunda kaldılar.

Seçim öncesinde olmasak, halkımızın bu tepkisi böyle etkili olmazdı, diye düşünüyorum.

Yasalar ve Anayasa kuralları açıkça çiğnenirken, seçimlerde rakiplerine hakaret, tehdit cümleleri yanında montaj videolarla propaganda yapılırken, ülke kaynakları insafsızca soyulurken gerekli ve yeterli tepkiyi gösteren bir kamuoyu vicdanı olsaydı bu halde olmazdık.

Kamu gücü ve kaynaklarının bireyler ve parti menfaati için hoyratça kullanılmasına tepki gösterebilseydik, "itibardan tasarruf olmaz" mazeretine sığınılarak yapılan israf ve şatafata karşı çıkabilseydik, hukuk devleti olmanın yanında, ahlaklı ve sorumlu birer vatandaş olmanın huzurunu yaşardık.

Artık, "Milletim beni affetsin" ve "helallik istiyorum" sözlerinin içinin doldurulmasını, içten ve gerçek bir helalleşme talebinin, insanlık ve kutsallarımız adına yapılmasını beklemenin faydasız olduğunu biliyoruz.

Bu talebin olması için toplumsal vicdanın harekete geçmesinden başka çaremiz yok gözüküyor.

Bunca karamsarlık içindeyken bile, deprem konutları verilen milletvekillerine toplumsal vicdanın tepkisi ruhumda bir umut esintisi oluşturdu.

Haydi milletim, bu esintiyi kuvvetli bir rüzgâra dönüştür!

 

Ruhittin Sönmez

15.02.2024

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

Ankara, Erdoğan: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu Hayırlı Olsun”
Siyaset

Ankara, Erdoğan: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu Hayırlı Olsun”

Ankara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun yürürlüğe girmesi dolayısıyla sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Şehit Aileleri ve Gazilere Yeni Haklar Getiren Kanun Yürürlüğe Girdi
Siyaset

Şehit Aileleri ve Gazilere Yeni Haklar Getiren Kanun Yürürlüğe Girdi

Şehit aileleri ve gazilerin ekonomik ve sosyal haklarını güçlendiren kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlülüğe girdi. Düzenlemeyle özellikle malul sayılmayan yaralı güvenlik personeline aylık bağlanmasının yanı sıra şehit yakınları ve gazilerin aylık ve ek gösterge haklarında iyileştirmeler yapıldı.

Çocuk Koruma Kanunu Resmi Gazetede Yayımlanarak Yürürlüğe girdi
Siyaset

Çocuk Koruma Kanunu Resmi Gazetede Yayımlanarak Yürürlüğe girdi

Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan düzenleme 8 Ağustos 2026’da kabul edilmiş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzalamasının ardından resmi gazete de 18.08.2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunla çocukların karıştığı ağır suçlarda cezaların artırılmasının yanı sıra çocukların korunması, rehabilitasyonu ve dijital risklerden uzak tutulmasına yönelik yeni tedbirler getirildi.

Çerçeve Yasa TBMM’de Kabul Edildi: İşte Partilerin Oy Dağılımı
Siyaset

Çerçeve Yasa TBMM’de Kabul Edildi: İşte Partilerin Oy Dağılımı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşmeleri tamamlanan çerçeve yasa, yapılan açık oylamanın ardından kabul edilerek yasalaştı. Oylamaya toplam 562 milletvekili katılırken, teklif 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla Meclis’ten geçti.

Bakan Gürlek: “Çocuk Adalet Sistemini Daha Güçlü Hale Getiriyoruz”
Siyaset

Bakan Gürlek: “Çocuk Adalet Sistemini Daha Güçlü Hale Getiriyoruz”

Bakan Gürlek, göreve geldikleri ilk günlerden itibaren çocukları suçla özdeşleştiren kavram ve uygulamaları değiştireceklerini ifade ettiklerini belirterek, yeni düzenlemeyle “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” kavramının hukuk sistemine kazandırıldığını söyledi.

Şehit Yakınları ve Gazilere Yönelik Kanun Teklifi TBMM’de Kabul Edildi
Siyaset

Şehit Yakınları ve Gazilere Yönelik Kanun Teklifi TBMM’de Kabul Edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, şehit yakınları ile gazilerin ekonomik ve sosyal haklarının genişletilmesine yönelik kanun teklifini kabul ederek yasalaştırdı. Düzenlemeyle şehit aileleri, gaziler ve vazife malulleri için gelir güvencesi ve sosyal haklar konusunda yeni imkanlar getirildi.