Cemalettin Bektaş

Şimdi Söz Türkiye'nin geleceğinde!!!

Cemalletin Bektaş'ın "Şimdi Söz Türkiye'nin geleceğinde!!!"adlı yazısı

Cemalettin Bektaş

ŞİMDİ SÖZ TÜRKİYENİN GELECEĞİNDE!!!

Sayın Devlet Bahceli’nin 22 Ekim 2024 yaptığı çağrı olgunlaştı ve Devlet politikası olarak kabul edildi. İktidarın ‘’Terörsüz Türkiye’’ DEM partiye göre’’ Barış ve Demokratik toplum’’ MHP nin girişimleri ile ‘’Milli Dayanışma ve Toplumsal  Bütünleşmenin Güçlendirilmesi’’ yasası Türkiye büyük millet meçlisinden 467  Stratejik rekor bir oyla geçti, Gazi Mecliste yakın zamanda böyle birlik ve beraberlik gösterilmedi. Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki alt yapısı na ilişkin Meclis aşamasında önemli bir eşik aşılmış oldu. Yasanın Meclis’ten geçmesi, sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Asıl süreç şimdi başlıyor. Çünkü Türkiye’nin önünde yalnızca hukuki bir metin değil, toplumsal bir mesele var.

Yıllardır terörün, şiddetin, kayıpların ve güvensizliğin gölgesinde yaşayan bir ülkenin yaralarını yalnızca kanun maddeleriyle kapatmak mümkün değil. Hukuk gerekli ama tek başına yeterli değil. Şimdi Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, büyük siyasi sloganlardan daha fazlasıdır.

Güven.

Devletin vatandaşa güvenmesi, vatandaşın devlete güvenmesi, farklı kimliklerin birbirine güvenmesi…

Eğer bu süreç gerçekten “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürütülecekse, toplumun tamamının kendisini bu ülkenin eşit ve değerli bir parçası olarak hissedebilmesi gerekiyor.

Çünkü barış yalnızca silahların susması değildir.

Barış, insanların çocuklarının geleceğinden korkmamasıdır.

Barış, bir annenin evladını askere gönderirken veya sokağa çıkarken yüreğinin ağzına gelmemesidir.

Barış, Diyarbakır'dan Edirne'ye Trabzon'dan İzmir'de aynı ülkeye ait olmanın huzurunu hissedebilmektir.

Barış, hukuk önünde herkesin eşit olduğuna inanabilmektir.

İşte bu nedenle çerçeve yasanın ardından Türkiye'nin önündeki en büyük mesele uygulama olacaktır.

Yasa ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun, uygulama şeffaf değilse, toplum ikna edilmezse ve hukuk devleti ilkeleri korunmazsa beklentiler kısa sürede hayal kırıklığına dönüşebilir.

Bu süreçte Meclis'in sorumluluğu da büyüktür.

İktidarın yanı sıra muhalefetin de yapıcı bir denetim görevi vardır. Çünkü terör meselesi herhangi bir partinin seçim propagandasına indirgenemeyecek kadar ağırdır.

Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, “kim kazandı, kim kaybetti?” tartışması değildir.

Asıl soru şudur:

Türkiye kazanacak mı? Eğer silahlar gerçekten susacaksa, eğer terör örgütü tasfiye olacaksa, eğer gençlerimiz artık terörün ve şiddetin girdabına çekilmeyecekse, bunun siyasi hesabını değil, toplumsal sonucunu konuşmalıyız.

Ama aynı zamanda çok önemli bir çizgiyi de korumalıyız:

Terörsüz Türkiye hedefi ile hukukun üstünlüğü birbirinin alternatifi değildir. Tam tersine, birbirini tamamlamak zorundadır.

Türkiye'nin geleceği, “güvenlik mi özgürlük mü?” gibi yapay bir ikilem üzerine kurulamaz.

Güvenlik de özgürlük de hukukla birlikte yaşar.

Bugün Meclis'ten geçen yasa bu nedenle bir son değil, bir başlangıçtır.

Önümüzde zor bir yol var.

Bu yolun sonunda gerçekten daha huzurlu, daha demokratik, daha güçlü ve daha bütünleşmiş bir Türkiye olacaksa, bunun yolu toplumun bütün kesimlerinin sürece dahil edilmesinden geçiyor.

Artık sözden eyleme geçme zamanıdır.

Türkiye çok şey yaşadı.

Çok can kaybetti.

Çok gözyaşı döktü.

Çok kez umutlandı, çok kez hayal kırıklığına uğradı.

Şimdi yeni bir sayfa açılacaksa, bu sayfanın başlığı yalnızca “Terörsüz Türkiye” olmamalı.

Yanına bir kelime daha yazılmalı:

“Hukuk.”

Çünkü kalıcı barışın en güçlü güvencesi, yalnızca silahların susması değil; adaletin, eşitliğin ve ortak geleceğe duyulan güvenin güçlenmesidir.

Şimdi Türkiye'nin gerçek sınavı başlıyor. Terörle mücadelede 2,3 trilyon dolar heba oldu bu para ile ülkenin kalkınmasında kullanılsaydı nasıl bir ülke olunurdu.

Millet vekillerinin bu yasanın yarım asırlık  terör belasından kurtulmanın daha başlangıcı olarak  bakılması gerekiyor, uzun soluklu ve sabır isteyen bir durum. Bugün karşı çıkanlara bakılacak olursak  ülke için terörün bitirilmesi için fikri olmayanların karşı fikirlerde olamaz bunlar ancak LGBT fikirlerini destekler buna da cinsiyet özgürlüğü olarak bakarlar.

42 senedir terörle mücadele edilmekte, Türkiye’nin enerjisi heba olmakta. kurtuluş savasında ve çanak kalede koyun koyuna yatan şehit dedelerimiz acaba bu günleri görse idi ne derlerdi. MOSSAD, CIA,KGB,MI6, SIS  ve Avrupa birliği PKK yı taşeron örgüt olarak kullandılar, Türkiye’ye yeter artık üçün cü bir göz istemiyoruz, sadece Türkiye ve  Kürt kardeşlerimiz var bunlarla bu sorunlarımızı biz çözeceğiz kendi sorunumuzu kendimiz halledeceğiz anlayışı, çerçeve yasasının çıkmasına ön ayak  anlayışı hakim oldu, şimdi sorun şu bu yasayı kırmadan dökmeden ötekileştirmeden  anlatacak  Mecliste kaç millet vekilimiz var!!!!!!

ŞİMDİ SÖZ TÜRKİYENİN GELECEĞİNDE!!!

Sayın Devlet Bahceli’nin 22 Ekim 2024 yaptığı çağrı olgunlaştı ve Devlet politikası olarak kabul edildi. İktidarın ‘’Terörsüz Türkiye’’ DEM partiye göre’’ Barış ve Demokratik toplum’’ MHP nin girişimleri ile ‘’Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi’’ yasası Türkiye büyük millet meçlisinden 467 Stratejik rekor bir oyla geçti, Gazi Mecliste yakın zamanda böyle birlik ve beraberlik gösterilmedi. Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki alt yapısı na ilişkin Meclis aşamasında önemli bir eşik aşılmış oldu. Yasanın Meclis’ten geçmesi, sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Asıl süreç şimdi başlıyor. Çünkü Türkiye’nin önünde yalnızca hukuki bir metin değil, toplumsal bir mesele var.

Yıllardır terörün, şiddetin, kayıpların ve güvensizliğin gölgesinde yaşayan bir ülkenin yaralarını yalnızca kanun maddeleriyle kapatmak mümkün değil. Hukuk gerekli ama tek başına yeterli değil. Şimdi Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, büyük siyasi sloganlardan daha fazlasıdır.

Güven.

Devletin vatandaşa güvenmesi, vatandaşın devlete güvenmesi, farklı kimliklerin birbirine güvenmesi…

Eğer bu süreç gerçekten “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürütülecekse, toplumun tamamının kendisini bu ülkenin eşit ve değerli bir parçası olarak hissedebilmesi gerekiyor.

Çünkü barış yalnızca silahların susması değildir.

Barış, insanların çocuklarının geleceğinden korkmamasıdır.

Barış, bir annenin evladını askere gönderirken veya sokağa çıkarken yüreğinin ağzına gelmemesidir.

Barış, Diyarbakır'dan Edirne'ye Trabzon'dan İzmir'de aynı ülkeye ait olmanın huzurunu hissedebilmektir.

Barış, hukuk önünde herkesin eşit olduğuna inanabilmektir.

İşte bu nedenle çerçeve yasanın ardından Türkiye'nin önündeki en büyük mesele uygulama olacaktır.

Yasa ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun, uygulama şeffaf değilse, toplum ikna edilmezse ve hukuk devleti ilkeleri korunmazsa beklentiler kısa sürede hayal kırıklığına dönüşebilir.

Bu süreçte Meclis'in sorumluluğu da büyüktür.

İktidarın yanı sıra muhalefetin de yapıcı bir denetim görevi vardır. Çünkü terör meselesi herhangi bir partinin seçim propagandasına indirgenemeyecek kadar ağırdır.

Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, “kim kazandı, kim kaybetti?” tartışması değildir.

Asıl soru şudur:

Türkiye kazanacak mı? Eğer silahlar gerçekten susacaksa, eğer terör örgütü tasfiye olacaksa, eğer gençlerimiz artık terörün ve şiddetin girdabına çekilmeyecekse, bunun siyasi hesabını değil, toplumsal sonucunu konuşmalıyız.

Ama aynı zamanda çok önemli bir çizgiyi de korumalıyız:

Terörsüz Türkiye hedefi ile hukukun üstünlüğü birbirinin alternatifi değildir. Tam tersine, birbirini tamamlamak zorundadır.

Türkiye'nin geleceği, “güvenlik mi özgürlük mü?” gibi yapay bir ikilem üzerine kurulamaz.

Güvenlik de özgürlük de hukukla birlikte yaşar.

Bugün Meclis'ten geçen yasa bu nedenle bir son değil, bir başlangıçtır.

Önümüzde zor bir yol var.

Bu yolun sonunda gerçekten daha huzurlu, daha demokratik, daha güçlü ve daha bütünleşmiş bir Türkiye olacaksa, bunun yolu toplumun bütün kesimlerinin sürece dahil edilmesinden geçiyor.

Artık sözden eyleme geçme zamanıdır.

Türkiye çok şey yaşadı.

Çok can kaybetti.

Çok gözyaşı döktü.

Çok kez umutlandı, çok kez hayal kırıklığına uğradı.

Şimdi yeni bir sayfa açılacaksa, bu sayfanın başlığı yalnızca “Terörsüz Türkiye” olmamalı.

Yanına bir kelime daha yazılmalı:

“Hukuk.”

Çünkü kalıcı barışın en güçlü güvencesi, yalnızca silahların susması değil; adaletin, eşitliğin ve ortak geleceğe duyulan güvenin güçlenmesidir.

Şimdi Türkiye'nin gerçek sınavı başlıyor. Terörle mücadelede 2,3 trilyon dolar heba oldu bu para ile ülkenin kalkınmasında kullanılsaydı nasıl bir ülke olunurdu.

Millet vekillerinin bu yasanın yarım asırlık terör belasından kurtulmanın daha başlangıcı olarak bakılması gerekiyor, uzun soluklu ve sabır isteyen bir durum. Bugün karşı çıkanlara bakılacak olursak ülke için terörün bitirilmesi için fikri olmayanların karşı fikirlerde olamaz bunlar ancak LGBT fikirlerini destekler buna da cinsiyet özgürlüğü olarak bakarlar.

42 senedir terörle mücadele edilmekte, Türkiye’nin enerjisi heba olmakta. kurtuluş savasında ve çanak kalede koyun koyuna yatan şehit dedelerimiz acaba bu günleri görse idi ne derlerdi. MOSSAD, CIA,KGB,MI6, SIS ve Avrupa birliği PKK yı taşeron örgüt olarak kullandılar, Türkiye’ye yeter artık üçün cü bir göz istemiyoruz, sadece Türkiye ve Kürt kardeşlerimiz var bunlarla bu sorunlarımızı biz çözeceğiz kendi sorunumuzu kendimiz halledeceğiz anlayışı, çerçeve yasasının çıkmasına ön ayak anlayışı hakim oldu, şimdi sorun şu bu yasayı kırmadan dökmeden ötekileştirmeden anlatacak Mecliste kaç millet vekilimiz var!!!!!!

Bir sonraki yazımızda buluşmak dileği ile……

 

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Cemalettin Bektaş Diğer Yazıları

05
EKİM

2026

Bu Oyun Bitmez!!!!!!

Cemalettin Bektaş'ın Bu Oyun Bitmez!!!!!! adlı yazısı Devamı

28
EYLÜL

2026

Taşmedreseli Bir Yürekle Liderimizin Emrinde

Cemalettin Bektaş'ın Taşmedreseli Bir Yürekle Liderimizin Emrinde adlı yazısı Devamı

21
EYLÜL

2026

Büyük Dostluklar Büyük Kavgalarla Başlar

Cemalettin Bektaş'ın Büyük Dostluklar Büyük Kavgalarla Başlar adlı yazısı Devamı

14
EYLÜL

2026

Neden İktidar Olunamıyor ?

Cemalettin Bektaş'ın Neden İktidar Olunamıyor ? adlı yazısı Devamı

07
EYLÜL

2026

Burdur'un Siyaset Ve Sermayesi Neden Kaybediyor ?

Cemalettin Bektaş''ın Burdur'un Siyaset Ve Sermayesi Neden Kaybediyor ?adlı yazısı Devamı

31
AĞUSTOS

2026

Alpaslan Gazi'nin İmanlı Kahramanlarından Seyit Nurettin (evladı Resul)

Cemalettin Bektaş'ın Alpaslan Gazi'nin İmanlı Kahramanlarından Seyit Nurettin (evladı Resul) adlı yazısı Devamı

24
AĞUSTOS

2026

Bizde Hain Çoktur Daha Bu Başlangıç

Cemalettin Bektaş'ın Bizde Hain Çoktur Daha Bu Başlangıç adlı köşe yazısı Devamı

17
AĞUSTOS

2026

Şimdi Söz Türkiye'nin geleceğinde!!!

Cemalletin Bektaş'ın "Şimdi Söz Türkiye'nin geleceğinde!!!"adlı yazısı Devamı

10
AĞUSTOS

2026

"Asırlık Gece" 15 Temmuz için geç kalınan muhteşem dizi

Cemalletin Bektaş'ın ""Asırlık Gece" 15 Temmuz için geç kalınan muhteşem dizi"adlı yazısı Devamı

03
AĞUSTOS

2026

Sanal Kumar Bankaların suçu mu?

Cemalletin Bektaş'ın "AHBAP Derneği oldu Cukka Derneği"adlı yazısı Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Bekir Bozdağ, TBMM Başkanvekilliği Görevinden İstifa Etti
Siyaset

Bekir Bozdağ, TBMM Başkanvekilliği Görevinden İstifa Etti

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekilliği görevinden istifa etti. Bir süredir rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Bozdağ’ın istifası Meclis kulislerinde gündem oldu.

Adalet Bakanı Gürlek: “Terörsüz Türkiye Sürecinden Dönüş Yok, Ok Yaydan Çıktı”
Siyaset

Adalet Bakanı Gürlek: “Terörsüz Türkiye Sürecinden Dönüş Yok, Ok Yaydan Çıktı”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Terörsüz Türkiye” süreci, fon soruşturması, futbol ve bahis soruşturmaları, faili meçhul dosyalar, Muhsin Yazıcıoğlu ve Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmalar ile İBB yolsuzluk davası hakkında açıklamalarda bulundu. Gürlek, “Terörsüz Türkiye” süreci için “Bu süreçten dönüş yok, ok yaydan çıktı” derken, fon soruşturmasında 207 kişi hakkında işlem yapıldığını ve 85 şüphelinin tutuklandığını açıkladı.

Eyüpsultan ve Ataşehir Belediyelerinde Seçim Tarihleri Belli Oldu
Siyaset

Eyüpsultan ve Ataşehir Belediyelerinde Seçim Tarihleri Belli Oldu

Eyüpsultan ve Ataşehir belediyelerinde başkanların tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından, belediye meclislerinde yapılacak başkan vekili seçimlerinin tarihi belli oldu. İstanbul Valiliği, her iki belediyede gerçekleştirilecek seçimlerin tarih ve saatlerini açıkladı.

Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı Araçta Ölü Bulundu
Siyaset

Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı Araçta Ölü Bulundu

Finansal Kurumlar Birliği Başkanı ve Türkiye Basketbol Federasyonu Yedek Üyesi Ali Emre Ballı, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde boş arazide bulunan bir aracın içerisinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. 46 yaşındaki Ballı’nın sürücü koltuğunda bulunduğu belirtilirken, ilk incelemelerde tabanca nedeniyle hayatını kaybettiği değerlendirildi.

AK Parti’de Cemil Tugay İddiası: Rozet Töreni İçin Genel Merkez Formülü
Siyaset

AK Parti’de Cemil Tugay İddiası: Rozet Töreni İçin Genel Merkez Formülü

AK Parti’de, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye katılacağı yönündeki iddialar gündemdeki yerini korurken, olası katılımın nasıl duyurulacağına ilişkin yeni bir kulis bilgisi ortaya atıldı.