Ruhittin Sönmez

Türk Milleti yerine "TAK" Fedarasyonu

Ruhittin Sönmez'in 'Türk Milleti yerine "TAK" Fedarasyonu' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

TÜRK MİLLETİ YERİNE "TAK" FEDERASYONU

AKP Genel Başkanı R.T. Erdoğan sık sık bu devletin kurucu unsurlarıymış gibi "Türk- Arap- Kürt" birlikteliğini vurgulayan konuşmalar yapıyor. "Tarih Türk, Kürt ve Arap birliğinin tarihidir", Malazgirt, İstanbul'un Fethi, Çanakkale, Millî Mücadelede bu birliktelik sayesinde başarıldı diyor.

Bazı yorumcular bu söylemlerin tarihi gerçeklere uymadığı, abartılı ve bağlamından koparılmış bir iddia olduğu, arka planında "Türkiye Cumhuriyeti'ni üç ortaklı bir devlete dönüştürme planına zihinleri hazırlamak" olduğu kanaatindeler. TAK, "Türk- Arap- Kürt" Federasyonu ibaresinin kısaltması olarak kullanılıyor.

Yeniçağ yazarı Arslan Bulut bu endişesini şu cümlelerle anlatıyor: "Fiilen kuruluş felsefesinden koparılan devletin, Anayasal olarak da bir federasyona çevrilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti yerine Türk-Arap-Kürt Federasyonu kurulması artık emperyalistlerin projesi olmaktan çıkmış, devleti yönetenlerin 'sevda'sı haline dönüşmüştür. Türk Milleti'nin tarih sayfalarından bile çıkarılması hedeflenmektedir."

Bu cümlede en fazla "TAK" Federasyonu kurulmasının devleti yönetenlerin sevdası haline dönüşmüş olduğu" kısmı içimi yaktı.

Devletin "üniter/ tekil" kimliğini bir "bileşenler" toplamına dönüştürülmek isteyenler hep vardı ama böylesine cesur bir şekilde ifade edemiyorlardı. İktidar ortağı partilerin (AKP+MHP) temsilcileri son dönemde Öcalan/PKK taleplerine uygun beyanlarıyla milletimizi çileden çıkarıyorlar.

İktidarın "süreç ortağı" oldukları DEM/PKK yöneticileri ve seçim işbirliği yaptıkları HÜDAPAR'ı yönetenlerin Türk, Türk Bayrağı, Türk Tarihi, Türkçe gibi vatandaşlarımızı bir arada tutan bütün değerleri ortadan kaldırmaya çalıştıkları görülüyor. Mesela DEM Parti milletvekilleri Türk Bayrağı var diye milletvekili rozeti bile takmıyorlar. HÜDA-PAR Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu "Türk Bayrağı'nın adı değişmeli" diyor.

1924 Anayasası ile perçinlenen "Türkiye Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür" tanımı, "Türkiyeli" veya "etnik gruplar koalisyonu" kavramlarıyla esnetilmeye çalışılıyor.

Türk adının anayasadan ve kamusal alandan silinmesi, federasyonun ilk psikolojik eşiğidir.

**************************************

PROJENİN ASIL MİMARLARI KİM?

Arslan Bulut bunu defalarca yazdı: "Terörsüz Türkiye" projesi, Erdoğan ve Bahçeli tarafından gündeme getirilmiş olsa da Birinci ve ikinci açılım süreçlerindeki "Akil Adamlar Heyeti" gibi, "Meclis'te resmi olmayan Milli Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu kurulması" gibi uygulamalar, öncelikle Graham Fuller ve Heny Barkey tarafından "Türkiye'nin Kürt Meselesi" adlı kitapta, 1998 yılında önerilmiştir!

Bir de Müyesser Yıldız'ın ortaya çıkardığı David Phillips'in 2007 tarihli "PKK'nın Silahsızlandırılması, Dağıtılması ve Yeniden Entegre Edilmesi" adlı raporuna bakalım: "TSK'nın etkisizleştirilmesi, PKK'lılara kademeli bir şekilde 'eve dönüş veya dağdan iniş' imkânı sağlanması, PKK üst yönetimin üçüncü bir ülkeye gönderilmesi, reform paketleri açılması, Meclis'te komisyonlar kurulması, 'Barzanistan'ın tanınması. Türkiye'nin Kerkük'ten vazgeçmesi, Fırat-Dicle sularını paylaşması" önerilmiş.

Muhtemelen bu raporların güncellenmiş halleri ileride açığa çıkacaktır. O raporları gördüğümüzde şimdi yapılan uygulamalarla birebir örtüşeceğinden emin olabiliriz.

Yani uygulanan planın içinde milliyetçi, muhafazakâr, sosyal demokrat, Kürtçü İslamcı hangi partiler/ gruplar olursa olsun planın orijinali "yerli ve milli" değil.

**************************************

ARAP UNSURU NEREDEN ORTAYA ÇIKTI?

Öcalan/ DEM/ PKK ile yapılan müzakerelerle "Türk-Kürt kardeşliği" adı altında PKK terör örgütünü devletimize ortak etme çalışması artık yadırganmıyor. Hatta Meclis'te sadece İYİ Parti bu sürece karşı net tavır koyarken diğer partilerin bu projeye karşı durmadıkları görülüyor. (Meclis'te olmayan Zafer Partisi ile diğer milliyetçi partiler ve bir kısım CHP'liler de sürece karşı.)

Peki, "Arap" sözcüğü neden telaffuz edilmeye başlandı?

Türkiye'deki geçici koruma altındaki yani "sığınmacı" statüsünde bulunan Suriyelilerin ve diğer Orta Doğulu grupların yoğunluğu olabilir mi? Bunların önemli bir kesimine vatandaşlık verilmesi tesadüf diyebilir miyiz?

Bu durumun sadece bir "insani yardım" değil, ülkenin etnik dokusunu "TAK" modeline hazırlayan bir nüfus mühendisliği olduğu iddiası bir evhamdan ibaret midir?

Sığınmacı akınını "silahsız istila" olarak tanımlayanlar haksız mı? Devletin bu nüfusu geri göndermek yerine "entegrasyon" adı altında kalıcılaştırması, federasyonun "Arap" ayağını oluşturma çabası olarak değerlendirilmesi yanlış mıdır?

Bu durumun ekonomik ve sosyal dokuyu bozacağı, etnik nüfusun yoğun olduğu illerde yerel yönetimlerin özerkleşmesi taleplerine zemin hazırlayacağı açık değil midir?

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki çekincelerin kaldırılması tartışmaları Anayasa'nın ilk dört maddesine yönelik eleştiriler bu değişimlere zemin hazırlama maksatlıdır.

****

"Yeni Anayasa" taleplerinin arkasında iki sebep var: Birincisi Erdoğan'a ömür boyu başkan seçilmesinin yolunu açmak. Diğeri DEM/PKK talepleri kapsamında Öcalan'a af ve statü; dağdaki teröristlere af, kamu görevi ve siyaset yapma imkanlarının getirilmesi.

"Yeni anayasa" çalışmalarının iç cepheyi güçlendirecek bir "toplumsal sözleşme" değil, bir "çözülme belgesi" olacağı siyasi aktörlerin açıklamalarından belli.

Bütün vatandaşlara eşit haklar verilmesi yerine "etnik bazlı haklar" verilmesi eşitlik ilkesini bozar. "İmtiyazlı etnik kimlikler yaratılması" iç çatışmalara yol açar.

**************************************

PROJE BOP'UN BİR PARÇASI

TAK Federasyonu projesinin sadece yerli bir siyasi tercih olmadığı, bölgesel dizaynın bir parçası olduğu açık.

Sevr'den bu yana gelen "parçalanmış Anadolu" hayalinin, günümüzde "Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi" (BOP) ile güncellendiğini unutmayalım. Projenin Irak ve Suriye ayağı tamamlanmak üzere. Sırada Türkiye ve İran var.

Buna direnmenin yolu devleti yönetenlerin ve milletin büyük çoğunluğunun milli-üniter devlet yapısından taviz vermemesi, bütün etnisiteleri kucaklayan Türk kimliği ve vatandaşlık tanımının, ortak eğitim dili Türkçe ilkelerinin asla değişmemesi gerekir.

Türk, Arap ve Kürt (TAK) unsurlarının bir federasyon çatısında toplanması Türkiye'yi Lübnanlaştırır, merkezi otoritesi zayıflatılmış ve dış müdahaleye açık bir tampon bölgeye dönüştürür.

Bir devleti yıkmak için her zaman ordularla girmeye gerek yoktur. Önce milletin adını anayasadan siler, sonra demografisini değiştirir ve en nihayetinde 'kardeşlik' adı altında idari yapısını parçalara ayırırsınız. Bugün 'TAK' dedikleri, Türk Milleti'ne biçilen kefenin adıdır.

 

Ruhittin Sönmez

14.05.2026

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi
Bölgesel

Vali Bilgihan Yaylabeli Köyü’nde Vatandaşların taleplerini dinledi

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, köy ziyaretleri kapsamında Merkez ilçeye bağlı Yaylabeli Köyü’nü ziyaret etti.

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”
Siyaset

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”
Siyaset

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”
Siyaset

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.