
ABD Başkanı Donald Trump çılgın bir adam. Bir devlet adamı gibi değil, her nasılsa çok para kazanmayı veya güç sahibi olmayı başarmış narsist bir iş adamı gibi davranıyor.
İkinci defa başkan olduktan sonra söylediği sözler hiçbir devlet başkanından duymadığımız tehlikeli hedefler ve tehditleri içeriyor.
Kişi olarak böyle olmasının bir zararı yok. Ama dünyanın en güçlü devletini yöneten bir kişi yani ABD başkanı olarak söylediğinde milyonlarca insanın uykusunu kaçırıyor.
Meksika Körfezi, Grönland ve Kanada'ya dair egemenlik talepleri ile başta Çin olmak üzere bazı ülkelere yüksek gümrük vergileri koymak, ekonomik yaptırımlar uygulamak gibi kararları bizi pek ilgilendirmiyor gibi görünüyor. Ama uygulandığında Türkiye'yi etkileyecek yönlerini göreceğiz.
Ancak Trump'ın, İsrail'in soykırımcı Başbakanı Netanyahu ile yaptığı görüşmeden sonra, Gazze konusunda söyledikleri tüylerimizi ürpertmiş olmalı. Çünkü bu coğrafyada yapılacak her şey Türkiye'yi, soydaşlarımızı ve dindaşlarımızı doğrudan ve yakından etkileyecektir.
Netanyahu Amerika'ya gitmeden görüşmenin içeriği hakkında ipucu vermişti. "Trump ile el ele verip Ortadoğu'nun yeni sınırlarını çizeceğiz" demişti.
Trump 4 Şubat'taki toplantıdan sonra, Netanyahu'nun beklediğinden de ilerisine gitti. "ABD'nin Gazze'yi yeniden inşa edeceğini ve burada yaşayan Filistinlileri bölge ülkelerine yerleştireceğini" söyledi.
"Gazze'den kaç kişinin başka bir ülkeye yerleştirilmesi gerekiyor?" sorusuna ise "tamamı" diye cevap verdi.
6 Şubat'ta da ABD Başkanı Trump, İsrail'in Gazze Şeridi'ni inşaat için "ABD'ye devredeceğini" Gazze'nin Ortadoğu'nun Rivierası haline getirileceğini belirtti. Filistinlilerin bölgedeki ülkelerde güvenli ve güzel mahallelerde, yeni ve modern evlere yerleştirilebileceğini" ifade etti ancak ülke adı vermedi. Bu fikrinin "Ortadoğu'ya istikrar getireceğini ve herkesin bu fikri çok sevdiğini" söyledi. (Bu cümledeki herkesin kimleri kapsadığını çok merak ediyorum.)
İsrail Savunma Bakanı Katz, "İsrail'in Hamas'a karşı savaşını eleştiren ülkeler bu kişileri almakla yükümlü"diyerek planı biraz daha açtı. Bu ülkelerin başında Türkiye'nin geldiği açık değil mi?
**************************
GAZZELİLERİ GAZZE'DEN SÜRME PLANI
Trump malum bir emlak zengini. Deniz kenarında binlerce kilometrekarelik dümdüz bir arazi var ve üzerindeki binaların tamamına yakını bombalarla yıkılmış.
Bu "kupon araziyi" temizleyip, Trump Tower benzeri yapılar ve peyzaj düzenlemeleriyle Riviera veya Las Vegas gibi bir yerleşim haline getirdiğinde kazanabileceği paralar gözünü kamaştırmış olmalı. Üstelik bu "kupon arazinin" doğu Akdeniz'de deniz hukukundan kaynaklanan münhasır ekonomik bölgesinin avantajlarını da ele geçirmiş olacak. Bölgedeki doğalgazın stratejik değeri de cabası.
Ancak bu "kupon arazinin" bir tek kusuru var. Burada 2 milyondan fazla Filistinli yaşıyor. Bu 2 milyon Filistinli için Gazze bir arazi değil, VATAN. Bu halk 15 ay süren bombardımana rağmen vatanlarını terk etmedi.
Hamas "Gazze halkı yurtlarından koparılma planlarını kabul etmeyeceklerdir" açıklaması yaptı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi (UNHRC) Trump'ın Gazze planı için, "işgal altındaki topraklarda insanların zorla nakledilmesi veya sınır dışı edilmesinin uluslararası hukuku ihlal edeceğini" açıkladı.
Ama ABD ve İsrail'i durduracak bir güç bulunmuyor. Sadece AB ülkelerinden biraz tepki geldi. Arap ülkeleri sessiz. Türkiye'den ise sadece Dışişleri Bakanı ile AKP sözcüsünün cılız tepkileri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda günlerce bir yorum dahi yapmadı.
Bu yazıyı yazdıktan hemen sonra (09 Şubat akşamı) nihayet Erdoğan'ın açıklama yaptığını medyadan okudum.
**************************
ERDOĞAN NEDEN GEÇ TEPKİ VERDİ?
Bazıları Netanyahu ve Trump'ın Gazzelileri vatanlarından ZORUNLU GÖÇ (DEPORTATION) etme planına, Erdoğan derhal "one minute" tarzı sert bir tepki verir sandılar.
Bazıları Trump'ın ilk döneminde "Barış Pınarı Harekatının" başladığı gün Cumhurbaşkanımıza gönderdiği saygısız ve utanç verici mektubu hatırlatıyor:
"Sayın Cumhurbaşkanı, gelin iyi bir anlaşma yapalım! Binlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulmak istemezsiniz ve biz de Türk ekonomisini mahvetmekten sorumlu olmak istemeyiz ve bunu yaparız. Size bunun bir örneğini Pastör Brunson olayında yaşatmıştım."
Ekonomimizin bu kadar kırılgan olduğu bir dönemde yeniden böyle bir tehdidi göze almak kolay olmasa gerek.
Belki de CB Erdoğan ABD devlet mekanizmasının Trump'ı dizginlemesini "devlet aklının" devreye girmesini beklemiştir.
Ama görünen o ki ABD'de artık "devlet aklı" etkin değil. Vatanı "kupon arazi" olarak algılayan bir tüccar başkana hukuku anlatabilecek kurumlar susturulmuş.
****
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın 'Gazze' planının konuşulmaya değer bir yanı olmadığını söyledi. Bunun abesle iştigal olduğunu belirten Erdoğan, "Gazzelileri binlerce yıllık ezeli ve ebedi vatanlarından çıkarmaya kimsenin gücü yetmez. Gazzesi, Batı Şeria'sı, Doğu Kudüs'üyle Filistin, Filistinlilerindir" dedi.
Oysaki bir gün önce yandaş kalem Ahmet Hakan ilginç bir yazı yazmıştı:
"Sayın Cumhurbaşkanı, Trump'a hak ettiği cevabı vermeyin. Sizin Gazze'ye yapabileceğiniz en büyük iyilik, Trump'a esaslı bir cevap vermekten geçmiyor. Sizin Gazze'ye yapabileceğiniz en büyük iyilik, Trump'la kuracağınız diyalogdan geçiyor" diye Cumhurbaşkanına adeta akıl vermişti. Yandaş yazarların Reis konuşmadan böyle yazılar yazması kendilerine sıkıntı yaratıyor. Ahmet Hakan şimdi ne yazacak merak ediyorum.
Bence bu aşamada gazetecilerin şu soruyu sorması daha iyi olurdu:
Sayın Cumhurbaşkanı, Trump ile konuştuğunuzda, ABD Başkanı aynı fikrini tekrarlarsa ve arkasından "siz nasıl olsa 10 milyon sığınmacıyı ülkenize aldınız. Onlar zaten sizin kardeşiniz. 2 milyoncuk Gazzeliyi de alsanız iyi olur. Ben de size her yıl biraz dolar veririm. Gazze'nin imarında sizin müteahhitlerinize de biraz iş çıkartırım" derse ne dersiniz?
10.02.2025
Ruhittin Sönmez
2026
Ruhittin Sönmez'in 'HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Türkiye uçuyor, yolcular uykuda' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Türk'ün huzurla kavgası' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in '19 MAYIS VE BAĞIMSIZLIK RUHU' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Türk Milleti yerine "TAK" Fedarasyonu' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Seçmenimiz siyasi ahlak ister mi?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Öcalan Koordinartör olsun mu?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Sürecin aktörleri ve siyaset satrancı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Çözüm sürecinin aktörleri ve hedefleri' adlı köşe yazısı... Devamı
ASELSAN tarafından düzenlenen "Yeşil Vatan" temalı resim yarışmasında Burdur Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Semanur Gümüş, Türkiye birincisi olarak büyük bir başarıya imza attı.
Çameli Belediyesi Fen İşleri ekipleri, Kirazlıyayla Mahallesi’nde yaşayan iki engelli vatandaşın ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla yol açımı ve kumlama çalışması gerçekleştirdi.
Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde yaşayan Alman vatandaşı Kerstin Struss, İslam dinini seçerek ihtida belgesini aldı. Müslümanların dayanışma kültüründen etkilendiğini belirten Struss, adını "Elif" olarak değiştirdi.
Denizli’nin Acıpayam ilçesinde yalnız yaşayan işitme engelli adamın yakınlarının iki gündür kendisinden haber alamaması üzerine evinde girilen evinde cansız bedeni bulundu.
Burdur’un Gölhisar ilçesinde yaşayan 59 yaşındaki Hüseyin Erkal, 24 yıl önce geçirdiği kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmesine rağmen çalışmayı bırakmadı. Erkal, odun motoru ve süt sağım makinesi tamiri yaptığı küçük atölyesinde hem geçimini sağlıyor hem de engelli bireylere örnek oluyor.
Gölhisar Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş, engelli bir vatandaşın tekerlekli sandalyesi ile ulaşımını kolaylaştıracak yol çalışmasının tamamlandığını açıkladı. Başkan Sertbaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, talebi yerine getirilen vatandaşın mutluluğunun kendilerini de memnun ettiğini belirtti.
Yorumlar (0)