
Bu soru yıllardır sorulur ama cevabı her geçen gün daha da ağırlaşır:
Çalışmak mı zor, çalıştırmak mı?
Eskiden bu sorunun cevabı belliydi.
Çalışmak zordu.
Sabahın köründe kalkmak,
Soğukta, sıcakta ekmek kavgası vermek kolay değildi.
Ama bugün tablo değişti.
Artık sadece çalışmak değil,
çalıştırmak da başlı başına bir mücadeleye dönüştü.
Bir yanda geçim derdiyle sabah işinin başına geçen emekçi,
Diğer yanda ay sonunu nasıl getireceğini düşünen işveren.
İki taraf da yorgun.
İki taraf da haklı.
Ama sistem ikisini de karşı karşıya getiriyor.
Bugün bir işletme açmak cesaret ister oldu.
Vergisi, sigortası, kirası, elektriği, suyu, malzemesi…
Daha kepengi açmadan borç yazıyor.
Çalışan taraf da rahat değil.
Aldığı maaş yetmiyor.
Mesai uzuyor.
Hayat pahalılaşıyor.
Bu yüzden kimse sabah işe mutlu gitmiyor artık.
Herkes mecburiyetten çalışıyor.
Eskiden iş beğenmemek ayıptı.
Şimdi ise iş var ama tutan yok.
Gençler çalışmak istemiyor deniliyor.
Ama kimse şu soruyu sormuyor:
“Bu maaşla bir hayat kurulabiliyor mu?”
Bir yanda “çalışmıyorlar” diyenler,
Diğer yanda “karşılığını alamıyoruz” diyenler…
İşte tam ortasında kalan yine emek oluyor.
Çalıştırmak artık sadece maaş vermek değil.
Motivasyon, sabır, anlayış, denge işi.
Bir çalışanı elde tutmak,
Yeni müşteri bulmaktan daha zor hale geldi.
İşveren eğitiyor,
Yetiştiriyor,
Derken bir sabah mesaj geliyor:
“Abi ben yarın gelmiyorum.”
Sebep yok.
Açıklama yok.
Sorumluluk yok.
Öte yandan çalışan taraf da şunu söylüyor:
“Değer görmüyoruz.”
“İnsan yerine konulmuyoruz.”
“Sürekli azar, sürekli baskı.”
Bu noktada şunu kabul etmek gerekiyor:
Sorun tek taraflı değil.
Ne herkes patronu sömürüyor,
Ne de herkes çalışanı eziyor.
Ama düzen öyle bir hale geldi ki,
İki taraf da birbirine tahammül edemez oldu.
Çalışmak da zor,
Çalıştırmak da.
Eskiden usta–çırak ilişkisi vardı.
Bir saygı vardı.
Bir vefa vardı.
Şimdi herkes geçici.
Kimse uzun vadeli düşünmüyor.
Çünkü gelecek belirsiz.
Bugün işveren yarını göremiyor.
Çalışan önünü göremiyor.
Ortak nokta ise aynı:
Yorgunluk.
Bu ülkede en çok yorulan şey beden değil, umut.
Çalışan “ne kadar çalışırsam çalışayım yetmiyor” diyor.
İşveren “ne kadar uğraşırsam uğraşayım kurtarmıyor” diyor.
Bu yüzden tartışma “kim haklı”dan çıktı,
“nasıl ayakta kalacağız” noktasına geldi.
Çalışmak kutsaldır derdik.
Hâlâ öyledir.
Ama kutsal olan emek, değersizleşirse
İnsan da küser.
Bugün gençler hayal kurmuyor.
Çünkü çalışmanın karşılığını hayatta göremiyor.
İşveren yatırım yapmaya korkuyor.
Çünkü yarını kestiremiyor.
Ve böyle bir ortamda şu soru daha yüksek sesle soruluyor:
Çalışmak mı zor, çalıştırmak mı?
Belki de cevap şudur:
Bu düzende ikisi de zor.
Ama şunu unutmamak gerekir:
Çalışan olmadan iş olmaz.
İşveren olmadan da istihdam olmaz.
Biri diğerinin düşmanı değil,
Tam tersine kader ortağıdır.
Eğer bu denge bozulursa,
Kaybeden sadece taraflar değil,
Toplumun tamamı olur.
Bugün ihtiyacımız olan şey bağırmak değil,
Anlamak.
Suçlamak değil,
Çözüm aramak.
Çünkü bu memlekette hâlâ çalışan da var,
Çalıştırmaya direnen de.
2026
Aytekin Çakmak'ın 'Çalışmak mı Zor, Çalıştırmak mı?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Aytekin Çakmak'ın 'Ramazan-ı Şerif Geliyor, Sofralar İçin Müjdeyi Şimdiden Verelim' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Aytekin Çakmak'ın 'Hizmet sektöründe her saygısızlığı yapıp kendini vazgeçilmez sananlar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Aytekin Çakmak'ın 'Bucak’ta aileler neden şehir dışına çıkıp yemek yemeye gidiyor?' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Aytekin Çakmak'ın 'Patron varken başka, patron yok iken başka çalışanlar' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Aytekin Çakmak'ın 'Kariyer yolculuğunda ilk adım; iş arama stratejileri' adlı köşe yazısı.... Devamı
Antalya Organize Sanayi Bölgesinde hizmet vermekte olan Ankutsan A.Ş., Burdur'un Bucak ilçesinde personel alımı yapacak. İşte alım detayları...
Bünyesindeki 8 kütüphanede, 111 bin basılı kaynak ve 26.529 dijital yayınla Bursalıları buluşturan Büyükşehir Belediyesi, Altıparmak’taki Millet Kütüphanesinin kapılarını 24 saat boyunca kitap kurtları ve ders çalışmak isteyen öğrencilere açtı.
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kenevir üretim izinleri yeniden düzenlenirken, Antalya’nın da aralarında bulunduğu 21 il üretim havzasına dahil edildi. Karar kapsamında lif, tohum ve sap üretimi kontrollü olarak yapılabilecek; tıbbi kenevir ise yüksek güvenlikli tesislerde sınırlandırılacak.
Tokat’ta düzenlenen Türkiye Büyükler Halter Şampiyonası’nda podyuma çıkan MAKÜ öğrencisi Fatmagül Çevik, hem altın madalyanın sahibi oldu hem de yeni Türkiye rekoruna imza attı.
MHP Burdur İl Başkanı Mustafa Gün, Bucak ilçesine bağlı Çamlık ve Elsazı köylerini ziyaret ederek muhtarların ve vatandaşların taleplerini yerinde inceledi. Ziyaretlerde köylerin ihtiyaçları raporlanırken, çözüm noktasında girişimlerin başlatılacağı vurgulandı.
Antalya-Isparta karayolunda meydana gelen zincirleme trafik kazalarının ardından yaşanan heyelan, ulaşımı tamamen durdurdu. Bölgeye sevk edilen ekipler güvenlik ve çalışmaları gerçekleştiriyor.
Yorumlar (0)