Ruhittin Sönmez

Dervişoğlu'nun 'Direnme Hakkını Kullanırız' uyarısı

Ruhittin Sönmez'in 'Dervişoğlu'nun 'Direnme Hakkını Kullanırız' uyarısı' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

 

DERVİŞOĞLU’NUN “DİRENME HAKKINI KULLANIRIZ” UYARISI

“PKK ile yürütülen 2. Müzakere Süreci”ne Meclis’te en net karşı çıkan parti İYİ Parti oldu.

Teröristbaşının talebiyle Meclis’te oluşturulan komisyona İYİ Parti üye vermedi. “Cumhuriyeti ve üniter milli yapıyı yıkma amaçlı müzakerelere araç olmayacağını” ilan etti.

Kamuoyuna ve muhalefet partilerine içeriği anlatılmayan süreç, dışarıdan güdümlü bir dönüşüm projesi olarak değerlendirilmektedir. TBMM’de Komisyon kurulması terör örgütü liderlerinin siyasi aktör haline getirilmesidir. Zaten komisyon kurulmasını ve bu komisyonda muhakkak CHP’nin de bulunmasını isteyen ilk kişi teröristbaşı Öcalan’dır.

PKK şeflerinin talepleri de ABD/ İsrail projelerinin amacı da zaten bellidir. Türkiye’yi üniter, milli bir yapı olmaktan çıkarıp TAK (Türk- Arap- Kürt) ortaklığında etnik ve mezhepsel olarak özerk bölgelere veya federe devletlere ayrılmış çok ortaklı bir devlet haline dönüştürmek.

Bu amaç doğrultusunda Lozan’ın yerine Sevr şartlarını dayatacak adımlar atılırsa, bu yalnızca bir anayasa değişikliği değildir. Bu, devletin kuruluş sözleşmesinin yırtılmasıdır.

Lozan bir “tapu senedidir.” Bu tapuyu masa başında revize etmeye kalkışanların karşısında, milletin her ferdi meşru zeminde direnme hakkına sahiptir.

****

Bu kapsamda İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu’nun şu sözlerini çok önemli buluyorum:

“Egemenlik hakkına tecavüz edildiğinde Türk Milleti direnme hakkını kullanır.”

“Lozan yerine Sevr’i dayatanlara karşı ne yapıldıysa o yapılır.”

“Bu millet darbeye karşı direndiği gibi ihanete karşı da direnecektir.”

Müsavat Dervişoğlu’nun sözleri çok önemli ve sert, keskin, köşeli ifadeler. Böyle bir atmosferde çok tartışılmasını beklediğim halde güdümlü medyada görmezden gelindi. Her konuda fikri ve bilgisi olan yorumcular bu çok önemli sözler hakkında fikir beyan etmekten kaçındılar.

Sıradan bir siyasi refleks değil, tarihi hafızaya ve anayasal değerlere dayanan böyle bir uyarı göz ardı edilmemeliydi.

******************************

YAPAY ZEKÂ DERVİŞOĞLU’NUN SÖZLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

Sevgili halkımız konuyu iyi anlasın diye yapay zekâ programı ChatGPT’den Müsavat Dervişoğlu’nun bu sözlerini değerlendirmesini istedim. Şu cevapları aldım:

Müsavat Dervişoğlu’nun bu sözleri ifade özgürlüğü ve siyasal eleştiri sınırlarında olmakla birlikte, çok güçlü semboller ve anayasal düzene dair tehdit algısıyla yüklüdür. Bu sözlerin hukuki, siyasi ve toplumsal sonuçları, Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasal gerilimler açısından ciddiyetle değerlendirilmelidir.

  1. ???? Bu Sözlerin Anlamı ve Çağrıştırdığı Kavramlar
  2. Direnme Hakkı Neye Karşıdır?

Dervişoğlu’nun sözleri, egemenliğin gaspı anlamında şunlara karşı “direnme hakkı”nı işaret eder:

  • PKK’nın siyasi taleplerinin meşru aktörlerce gündeme taşınması
  • Lozan’ı baypas edecek anayasa, federasyon, yerel özerklik gibi adımlar
  • Millet iradesi kılıfı altında Sevr benzeri çözüm modelleri

Bu, halkın yalnızca sandıkla değil, gerektiğinde başka yollarla da (hukuki mücadele, sivil itaatsizlik, direniş, kitlesel karşı duruş vs.) karşı çıkma hakkı olduğunu savunur.

  1. ⚖️ Hukuki Açıdan Direnme Hakkı

Anayasa 137 ve 138’e göre:

Bir kamu görevlisi veya yurttaş, “hukuka aykırı emirleri” yerine getirmek zorunda değildir.
“Hukuka aykırı anayasa değişiklikleri” bir meşruiyet kaynağı oluşturmaz.

Bu çerçevede:

  • Anayasa dışı bir süreç yürütülüyorsa, buna karşı demokratik ve meşru direnme hakkı doğar.
  • Ancak, şiddet içeren direniş, anayasal düzene karşı suç sayılır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre:

“Hukuka aykırı güç kullanımı veya sistematik hak ihlalleri” varsa, halkın meşru demokratik direniş hakkı vardır. Ancak bu barışçıl olmak zorundadır.

???? Sonuç: Dervişoğlu’nun sözleri şiddet çağrısı içermediği sürece hukuki bir hak olarak yorumlanabilir. Ancak “ne yapıldıysa o yapılır” ifadesi, 1920’lerin silahlı direnişini çağrıştırdığı için dikkat çekici ve yorumlara açıktır.

  1. ???? Sonuç: Direnme Hakkı Meşrudur Ama Sınırı Vardır
  • Müsavat Dervişoğlu’nun sözleri, devletin üniter yapısı, Lozan’ın teminatı, anayasanın değiştirilemez hükümleri için verilmiş sert ama sembolik bir uyarıdır.
  • Ancak bu sözler iktidarın gözünde, “toplumu ayaklandırma”, “darbe çağrışımı” ya da “meşruiyeti sarsma” anlamına gelebilir.
  • Bu noktada sorumluluk hem muhalefette hem toplumdadır: Hukuk içinde, demokrasi içinde kalmak, ama ihanete de rıza göstermemek.

****

Müsavat Dervişoğlu’nun “Egemenlik hakkına tecavüz edildiğinde Türk Milleti direnme hakkını kullanır” ifadesi, sıradan bir siyasi söylem değildir. Doğrudan milli egemenliğin korunmasına yönelik bir hatırlatma ve uyarıdır. Bu sözler Türkiye’nin içinden geçtiği dönemin ne kadar kritik olduğunu vurguluyor.

Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerini doğru anlamak gerekir: Bu bir tehdit değil, milletin geçmişinden gelen “devleti yaşatma iradesinin” sesidir. Lozan’dan beri bu millet egemenliğini kimseye teslim etmedi. Bugün de bu egemenlik pazarlık konusu yapılırsa karşısında sadece bir muhalefet partisini değil, 85 milyonluk bir tarihi direniş ruhunu bulacaktır.

************************************

SÜLEYMAN DEMİREL DE AYNI UYARIYI YAPMIŞTI

Süleyman Demirel uzunca bir dönem Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak görev yapmış çok tecrübeli bir devlet adamı idi. PKK taleplerinin müzakere edildiği bu günlerde aynı konuda bir söyleşisinin videosunu sosyal medyadan izledim. Tam olarak şöyle söylüyordu:

“Eğer Türkiye’nin iç bünyesinde oynanırsa ve bin senedir bir arada yaşayan bu insanları etnik sebeplerle veya mezhep sebepleriyle, Türkiye’nin idaresini zorlaştıracak, ayrıcalıklara kavuşturursan, bunun karşısında Türk Milliyetçiliği çıkar. Türk Milliyetçiliğinin bunların karşısında ne yapacağı da bilinemez.

Yani ben diyorum ki Türk Milliyetçiliğini hareket haline getirecek birtakım şeylerden kaçınmak lazım. O çok büyük güçtür. Evet ve aslında T.C. devletinin bekasına veya T.C. devletinin şu veya bu şekilde tökezlemesine sebep olacak birtakım şeyleri karşılayacaktır. Türkiye ne yaparsanız yapın ses çıkmaz bomboş bir ülke değildir. “

Süleyman Demirel’in yıllar öncesinden verdiği “Türk milliyetçisi duygularını uyandırmayın” mesajı ile Müsavat Dervişoğlu’nun "egemenlik gaspına karşı direnme" söylemi arasında bir bağ bulunmakta olduğunu söyleyebiliriz.

Her iki uyarı da milletin bilinçli, egemenlik temelli direniş potansiyelinin hatırlatılması niteliğindedir.

Anlayanlara…

 

Ruhittin Sönmez

04/08/2025

 

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 2
    BEĞENDİM
  • 2
    ALKIŞ
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

04
HAZİRAN

2026

HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?

Ruhittin Sönmez'in 'HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?' adlı köşe yazısı Devamı

01
HAZİRAN

2026

Türkiye uçuyor, yolcular uykuda

Ruhittin Sönmez'in 'Türkiye uçuyor, yolcular uykuda' adlı köşe yazısı... Devamı

22
MAYIS

2026

Türk'ün huzurla kavgası

Ruhittin Sönmez'in 'Türk'ün huzurla kavgası' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

19 MAYIS VE BAĞIMSIZLIK RUHU

Ruhittin Sönmez'in '19 MAYIS VE BAĞIMSIZLIK RUHU' adlı köşe yazısı... Devamı

14
MAYIS

2026

Türk Milleti yerine "TAK" Fedarasyonu

Ruhittin Sönmez'in 'Türk Milleti yerine "TAK" Fedarasyonu' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Seçmenimiz siyasi ahlak ister mi?

Ruhittin Sönmez'in 'Seçmenimiz siyasi ahlak ister mi?' adlı köşe yazısı... Devamı

07
MAYIS

2026

Öcalan Koordinartör olsun mu?

Ruhittin Sönmez'in 'Öcalan Koordinartör olsun mu?' adlı köşe yazısı... Devamı

04
MAYIS

2026

Sürecin aktörleri ve siyaset satrancı

Ruhittin Sönmez'in 'Sürecin aktörleri ve siyaset satrancı' adlı köşe yazısı... Devamı

02
NİSAN

2026

Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü

Ruhittin Sönmez'in 'Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü' adlı köşe yazısı... Devamı

30
MART

2026

Çözüm sürecinin aktörleri ve hedefleri

Ruhittin Sönmez'in 'Çözüm sürecinin aktörleri ve hedefleri' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Müsavat Dervişoğlu: “Biz Bir Kayyum Cumhuriyeti Değil, Cumhuriyet ve Demokrasi İstiyoruz”
Siyaset

Müsavat Dervişoğlu: “Biz Bir Kayyum Cumhuriyeti Değil, Cumhuriyet ve Demokrasi İstiyoruz”

İYİ Parti Lideri Dervişoğlu’ndan TBMM Grup Toplantısında Sert Mesajlar

Dervişoğlu’ndan İmamoğlu Ailesine Bayram Ziyareti: “Bu, TBMM’ye Kayyum Atama Girişimidir”
Siyaset

Dervişoğlu’ndan İmamoğlu Ailesine Bayram Ziyareti: “Bu, TBMM’ye Kayyum Atama Girişimidir”

İmamoğlu’nun Anne ve Babasını Ziyaret eden Dervişoğlu, "İmamoğlu ailesinin yalnız olmadığını göstermek amacıyla buradayım"

Dervişoğlu’ndan Bayram Mesajı: “Artık Hukuk ve Adalet Temenni Ediyoruz”
Siyaset

Dervişoğlu’ndan Bayram Mesajı: “Artık Hukuk ve Adalet Temenni Ediyoruz”

Dervişoğlu, vatandaşların mutsuzluk ve umutsuzluk içinde olduğunu belirterek, “Bu bayram gününün yüzü suyu hürmetine insanlaşmasını diliyorum” ifadelerini kullandı

Müsavat Dervişoğlu’ndan Sert Mesajlar: “Türkiye Bir Kayyımlar Cumhuriyetine Dönüştürülmek İsteniyor”
Siyaset

Müsavat Dervişoğlu’ndan Sert Mesajlar: “Türkiye Bir Kayyımlar Cumhuriyetine Dönüştürülmek İsteniyor”

Başkan Dervişoğlu, düzenlediği toplantıda; Türkiye’nin siyasi atmosferine, hukuk sistemine ve muhalefete yönelik gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti’den CHP’ye Dayanışma Ziyareti: "Demokrasiye Müdahaleyi Kabul Etmeyiz”
Siyaset

İYİ Parti’den CHP’ye Dayanışma Ziyareti: "Demokrasiye Müdahaleyi Kabul Etmeyiz”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın açıklaması yaptı.

Müsavat Dervişoğlu: “Mutlak Butlan Kararı Türk Demokrasisine Yönelik Bir Darbe Girişimidir”
Siyaset

Müsavat Dervişoğlu: “Mutlak Butlan Kararı Türk Demokrasisine Yönelik Bir Darbe Girişimidir”

Dervişoğlu, kararın yalnızca CHP’yi değil, Türkiye’nin çok partili demokratik düzenini ve millet iradesini hedef aldığını belirterek, yaşanan süreci “demokrasiye karşı kalkışma” olarak değerlendirdi