Ruhittin Sönmez

Düyûn-u Umumiye ve Abdülhamid güzellemesi

Ruhittin Sönmez'in 'Düyûn-u Umumiye ve Abdülhamid güzellemesi' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

DÜYÛN-U UMUMİYE VE ABDÜLHAMİD GÜZELLEMESİ

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum Valisi iken 31 Ağustos 2024 tarihinde, X (Twitter) üzerinden Valilik hesabından bir mesaj yayınlamış.

"Sultan Abdülhamid Han'ın tahta çıkışının 148. yıl dönümü kutlama mesajında" Abülhamid'in "iradesi, kararlılığı, dehası ve ileri görüşlülüğü" övülmüş.

Siyasal İslamcıların ve AKP'lilerin Abdülhamid hayranlığı bilinen bir durum. Abdülhamid'e övgülerini çok işittik.

Daha önce de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Abdülhamid Han döneminde bir karış toprak kaybedilmedi" ifadesi tarihçiler tarafından hayret ve şaşkınlıkla karşılanmıştı. Çünkü, bırakın bir karışı, Abdülhamid döneminde kaybedilen toprakların yüzölçümü bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık iki katı kadardı. 

33 yıllık Abdülhamid döneminde, Tunus, Mısır, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Teselya, Bulgaristan, Kars, Ardahan ve Batum gibi vatan toprakları, toplamda 1,5 milyon kilometrekarelik bir alan elden çıkmıştı. Kıbrıs, 1878'de tek bir kurşun atılmadan İngilizlere "kiralanmış", karşılığında alınan para ise ne yazık ki yatırıma değil, dış borç faizlerine ve cari giderlere gitmişti.

Bu defa yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Abdülhamid güzellemesine pek rastlamadığımız bir şekilde, "Düyun-u Umumiye İdaresini kurarak devletin borç yükünü hafifletmiş" olduğu gerekçesini de eklemiş. Bir İçişleri Bakanı/ Cumhuriyet Valisinin Düyun-u Umumiye İdaresi kurulmasını iyi bir şeymiş gibi sunması çok şaşırtıcı.

******************************

DÜYÛN-U UMUMİYE (GENEL BORÇLAR) İDARESİ

Osmanlı'nın mali iflasının ve egemenlik kaybının sembolü olan Düyun-u Umumiye hakkında biraz bilgi vermek istiyorum:

Osmanlı Devleti, ilk dış borçlanmasını yaptığı 1854'ten 1874 yılına kadar, 15 ayrı dış borçlanma (istikraz) yaptı. Toplam 239 milyon lira borçlanmıştı; ama ağır faiz yükü nedeniyle hükümetin eline yalnızca 127 milyon Osmanlı lirası geçmişti. Borçlar alınırken Maliyenin en değerli gelir kaynakları teminat olarak gösteriliyordu.

Alınan borçlarla üretim yapacak tesislere yatırım yapılacağı yerde Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Çırağan Sarayı gibi sürekli gideri olan, geliri olmayan eserler yapıldı. 

Abdülhamid 1876 yılında tahta oturdu. Bu yıl hükümet borçları ödemek için para bulamadı. Moratoryum ilan ederek, bütün borçlanmalarının taksitlerinin ödenmesini durdurdu. (Sultan II. Abdülhamid zamanında ilan edilen bu moratoryum tarihimizdeki ilk moratoryumdur. İkincisi, Adnan Menderes'in başbakanlığı döneminde 1958'de ilan edildi.)

Buna rağmen Abdülhamid Han, "itibardan tasarruf" etmedi, 1880'de, eski "Yıldız Sarayı"nın yanına bir saat kulesi, bir porselen atölyesi, bir de cami yaptırdı.

Ve 1881'de yabancı alacaklıların temsilcileri ile müzakerelerde bulunuldu. Osmanlı hükümetini Server Paşa'nın başkanlığında bir heyet temsil etti. Bu heyette Münir Bey, Ohannes Efendi, Wettendorf Bey, Gescher Efendi, Tchamitch ve Bertram Efendi bulunmaktaydı.

Müzakereler sonucunda yapılan ve adına "1881 Muharrem Kararnamesi" denilen anlaşmanın gayesi borçların, faiz ve amortismanların ödenmesi için sağlam gelirler bulunması, bu gelirlerin düzenli bir şekilde toplanıp ALACAKLILARA dağıtılması ile görevli olacak bir teşkilat kurulması idi. Muharrem Kararnamesi ile borçlar bir miktar indirildi. Ama bu indirim mali egemenlik haklarından vazgeçme bedeliyle yapıldı.

1882 yılında Düyun-u Umumiye idaresi kuruldu.

Teoride Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar) İdaresi Osmanlı maliyesinin bir dairesi idi. Uygulamada ise tamamıyla ayrı idi. Düyun-u Umumiye İdaresi'ne bağlı memurlar üzerinde Osmanlı hükümetlerinin hiçbir yaptırım hakkı yoktu.

"Düyun-u Umumiye İdaresi, Osmanlı İmparatorluğunun bir devlet olarak maliyesini yönetme, vergi koyma ya da kaldırma, vergi oranlarını değiştirme gibi hükümranlık haklarının bir bölümünü elinden almış oluyordu."

Düyun-u Umumiye İdaresi gittikçe güçlenerek, zamanla devlet içinde devlet haline geldi. Devlet gelirlerinin üçte birini yönetecek ve tahsil edecek bir örgüt kuran idare, Osmanlı İmparatorluğu'nun Maliye Nezareti'nden daha güçlü bir hale gelmiştir. Maliye Nezareti'nde çalışan memur sayısı 5.000 dolaylarında iken, Düyun-u Umumiye İdaresi'ndeki memur sayısı 9.000'e ulaşmıştır.9.000 kişilik dev kadrosu ile Düyun-u Umumiye İdaresi devletin vergi gelirlerinin %70'ini tahsil etmekteydi.

******************************

DÜYÛN-U UMUMİYE İDARESİ TÜRK DÜŞMANIYDI

"Düyun-u Umumiye İdaresi Batı Avrupa devletlerinin ileri karakolu gibi çalışan, Avrupa devletlerinin siyasi himayesinde bir kuruluştur."

Macit İnce, "Düyun-u Umumiye İdaresi devlet içinde devlet olup, tamamen devlet dışında işler yapıyordu. Mesela İtalya, Düyun-u Umumiye yönetiminden aldığı borçlarla Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Trablusgarp savaşını finanse etmiştir. Türk halkının ödediği vergilerle Türkiye'ye karşı yapılan bir savaşa mali destek sağlamıştır" demektedir.

****

Düyun-u Umumiye'ye bağlı Tütün Rejisi, üretimi tekeline almıştı. Türk köylüsünün kendi tarlasında binbir emekle yetiştirdiği tütünü, piyasa değerinin dörtte birine zorla topluyorlardı. Ürününü, üç kuruş fazla versin diye başka tüccara satmak isteyen veya çocuğunun rızkı için bir balya tütünü saklayan köylü, Reji'nin "Kolcu" denilen silahlı birlikleri tarafından "kaçakçı" sayılarak infaz ediliyordu.

Hepimizin bildiği o meşhur "Çökertme" türküsündeki "Burası da Aspat değil Halil'im, aman Bitez yalısı" dizeleri, bir aşk kaçışını değil; tütün kolcularının kurşunlarından kaçan Ege köylüsünün feryadını anlatır. 

Prof. Dr. Tayfun Özkaya'nın araştırmalarına göre, bu dönemde 20 binden fazla Anadolu insanı, sırf Avrupa'ya olan borçlar ödensin diye bu kolcular tarafından katledildi.

Halil'lerin ahını duymadan, Düyun-u Umumiye güzellemesi yapmak, Anadolu insanının hatırasına haksızlıktır.

"Mali bağımsızlığımıza yeniden kavuşmamız ise Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyetin kurucu kadrosunun bize armağanıdır." 

Osmanlı'nın borçlarını, son kuruşuna kadar (1954 yılına kadar) Türkiye Cumhuriyeti temizlemiştir. Ekonomist Mahfi Eğilmez'e göre, T.C. nin ödediği Osmanlı borçlarının güncel değeri 500 milyar dolar mertebesindedir.

****

Devlet yönetmek, tarihi hamasetle süslemek değildir. Geçmişin hatalarından ders çıkarıp, ülkeyi yeni Düyun-u Umumiyelere muhtaç etmemektir. 

Gerçek "yerlilik ve millilik", Halil'lerin ahını işitmekten ve mali bağımsızlığı her şeyin üstünde tutmaktan geçer.

 

Ruhittin Sönmez

16.02.2026

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

02
NİSAN

2026

Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü

Ruhittin Sönmez'in 'Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü' adlı köşe yazısı... Devamı

30
MART

2026

Çözüm sürecinin aktörleri ve hedefleri

Ruhittin Sönmez'in 'Çözüm sürecinin aktörleri ve hedefleri' adlı köşe yazısı... Devamı

23
MART

2026

Halkımız İran'ın yanında devletimiz karşısında

Ruhittin Sönmez'in 'Halkımız İran'ın yanında devletimiz karşısında' adlı köşe yazısı... Devamı

19
MART

2026

Aktif tarafsızlık ve direnen İran'a saygı

Ruhittin Sönmez'in 'Aktif tarafsızlık ve direnen İran'a saygı' adlı köşe yazısı... Devamı

12
MART

2026

Mezhep din değildir

Ruhittin Sönmez'in 'Mezhep din değildir' adlı köşe yazısı.... Devamı

02
MART

2026

Yeni Ortadoğu tasarımında sıra İran'da

Ruhittin Sönmez'in 'Yeni Ortadoğu tasarımında sıra İran'da' adlı köşe yazısı... Devamı

16
ŞUBAT

2026

Düyûn-u Umumiye ve Abdülhamid güzellemesi

Ruhittin Sönmez'in 'Düyûn-u Umumiye ve Abdülhamid güzellemesi' adlı köşe yazısı... Devamı

12
ŞUBAT

2026

Yolsuzlukla mücadele iddiası da çöktü

Ruhittin Sönmez'in 'Yolsuzlukla mücadele iddiası da çöktü' adlı köşe yazısı... Devamı

05
ŞUBAT

2026

Sapık ilişkiler, şantaj ve casusluk örgütleri

Ruhittin Sönmez'in 'Sapık ilişkiler, şantaj ve casusluk örgütleri' adlı köşe yazısı... Devamı

02
ŞUBAT

2026

Yaş aldıkça gençleşmek

Ruhittin Sönmez'in 'Yaş aldıkça gençleşmek' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Abdulhamid Han Camisinin görsel şölen havası
Bölgesel

Abdulhamid Han Camisinin görsel şölen havası

Kahramanmaraş’ta Abdulhamid Han Cami gün batımında görsel şölen oluşturdu.

Burdur'da gelin ve damat evde ölü bulundu, düğün evi cenaze evi oldu
Bölgesel

Burdur'da gelin ve damat evde ölü bulundu, düğün evi cenaze evi oldu

Burdur'un Çavdır ilçesinde düğünleri olacağı gün evlerinde ölü bulunan çiftin evi taziye evine döndü. Burdur son dakika detaylar haberimizde...

Gram altın 6.815 TL! Çeyrek ve tam altın fiyatları bugün
Yerel Yönetim

Gram altın 6.815 TL! Çeyrek ve tam altın fiyatları bugün

25 Nisan 2026 altın fiyatları belli oldu. Gram, çeyrek, yarım ve tam altın kaç TL? Güncel fiyat listesi burada.

Liverpool – Crystal Palace maçı canlı! İşte kanal ve saat bilgisi
Spor

Liverpool – Crystal Palace maçı canlı! İşte kanal ve saat bilgisi

Liverpool ile Crystal Palace Premier Lig’de karşı karşıya geliyor. Maç saat kaçta, hangi kanalda? Canlı izleme bilgileri burada.

Şanlıurfaspor 2-1 kazandı! Ankaraspor’un son dakika golü yetmedi
Spor

Şanlıurfaspor 2-1 kazandı! Ankaraspor’un son dakika golü yetmedi

Şanlıurfaspor sahasında Ankaraspor’u 2-1 mağlup etti. 90. dakikada gelen gol sonucu değiştirmedi. Maçın detayları ve goller burada.

Taşacak Bu Deniz 26. bölüm fragmanı çıktı! Yeni bölümde neler olacak?
3. Sayfa

Taşacak Bu Deniz 26. bölüm fragmanı çıktı! Yeni bölümde neler olacak?

Taşacak Bu Deniz 26. bölüm fragmanı merak ediliyor. Yeni bölümde neler olacak? İşte detaylar ve fragman bilgisi.