Ruhittin Sönmez

Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü

Ruhittin Sönmez'in 'Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

HÜRMÜZ KİLİDİ VE İSTANBUL BOĞAZLARININ STATÜSÜ

ABD/İsrail- İran Savaşı Hürmüz Boğazı'nda düğümlendi. Bu durum dünya ekonomisini sarsıyor ve daha da derinden etkileme potansiyeli var. Trump "İran Hürmüz Boğazını açarsa İran cephesinden çekileceğini" söyledi.  

Dünya ekonomisinin %20-30 civarındaki petrol trafiğinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kilitlenmesi, "boğazların statüsü, mülkiyeti ve güvenliği" konusunu hatırlattı.

Bu kapsamda İstanbul Boğazlarının statüsünü belirleyen, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin önemini kavramamız gerekiyor.

Birkaç gün önce noktaTV'de Geniş Açı adlı programımda, E. Türk Tarih Kurumu Başkanı ve halen Kutlu Parti Genel Başkanı olan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu konuğum oldu. Halaçoğlu "Montrö olmasaydı Türkiye "Rusya-Ukrayna savaşında" taraf olmak ve savaşa girmek zorunda kalabilirdi" dedi. 

****

Bu tespitin sebebini açıklamadan önce, 1923'te Lozan'da belirlenen Boğazların statüsünün Montrö'de değiştirilmesinin hikâyesini hatırlayalım:

Lozan Antlaşması devletimizin tapu senedidir ve çok değerlidir. Ancak Lozan Antlaşmasındaki Boğazlar rejimi, bağımsızlığımız üzerinde ciddi bir gölgeydi. 

·       Lozan'da Boğazların yönetimi uluslararası bir komisyonda idi. 1936'da Montrö'de komisyon kaldırıldı ve egemenlik tam olarak Türkiye'ye geçti.

·       Lozan'a göre, Boğazlar ve çevresi gayri askeriydi (Asker bulunduramıyorduk.) Montrö'ye göre, Türkiye, savaşta veya savaş tehdidinde Boğazları kapatma yetkisine sahip oldu.

Bu büyük değişimi sağlamak Atatürk'ün diplomatik dehası sayesinde mümkün olabildi.

Atatürk'ün 1930'lu yıllardaki diplomasi uygulaması, dünyayı okuma, zamanlama ve rakiplerin zayıf noktalarını kendi lehine çevirme sanatıdır. Atatürk, Lozan'dan itibaren Boğazlardaki kısıtlamalardan (askersiz bölge ve komisyon) rahatsızdı. Ancak bu düğümü çözmek için doğru anı bekledi.

Mussolini'nin "Bizim Deniz" diyerek Habeşistan'a saldırması ve Akdeniz'de yayılmacı bir politika izlemesi, İngiltere'yi korkuttu. 

Atatürk bu konjonktürü değerlendirip diplomatik deha ürünü olan oyun planını uygulamaya geçti:

"Akdeniz'de güvenlik kalmadı, Boğazlar tehlikede" diyerek İngiltere'nin endişesini kullandı.

Öte yandan Hitler'in Versay Antlaşması'nı yırtıp Ren bölgesine girmesi, statükoyu bozdu. Türkiye, Hitler gibi "yok sayarak" değil, "uluslararası hukuk kanalıyla" revizyon isteyerek prestij kazandı.

Sovyet- Batı çatışmasını kullanarak, Batı'yı Sovyet tehdidiyle, Sovyetleri ise Batı'nın Karadeniz'e girmesi korkusuyla dengeledi.

Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne başvurarak "Şartlar değişmiştir" ilkesini öne sürdü. Eğer reddedilseydi bile, Türkiye'nin askeri hazırlığı tamdı. Ancak Atatürk taleplerini hep uluslararası hukuka dayandırdı. Sonuçta, hedefleri farklı olan ülkelerin hepsinin sözleşmeyi imzalamasını sağladı.

*********************************

TÜRK BOĞAZLARINI İSTİKRAR KAPISI YAPAN MONTRÖ SÖZLEŞMESİDİR

·       Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre: "Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun görevi sona ermiştir" ve "Boğazlar kayıtsız şartsız Türkiye Cumhuriyeti'ne bırakılmıştır." Bu tam bağımsızlık ilkesinin somut belgesidir.

·       Bugün Hürmüz Boğazı'nda gemiler alıkonulurken, petrol fiyatları ve dünya ekonomisi bir "belirsizlik" içindeyken; Türk Boğazları'nın bir istikrar kapısı olarak kalması tesadüf değildir.

Metinde geçen "Karadeniz kıyıdaşı olmayan devletlerin savaş gemileri bu denizde yirmi-bir günden çok kalamayacaklardır" ve " geçiş anındaki toplam tonaj15.000 tonu aşmayacaktır" kısımları hayati önemdedir.

ABD veya Batılı güçlerin Karadeniz'e kalıcı olarak yerleşememesinin, Rusya-Ukrayna savaşının kontrolden çıkmamasının en önemli sebebi bu teknik sınırlamalardır. Bu madde, Karadeniz'i "barış gölü" yapan bir sigortadır.

·       Metindeki "Savaş zamanında, Türkiye savaşan değilse, savaşan herhangi bir Devletin savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi yasak olacaktır" maddesinin önemi şimdi daha iyi anlaşılmaktadır. 

Bu madde sayesinde "Rusya-Ukrayna savaşında" Türkiye, "Rus ve Ukrayna gemilerini (limana kayıtlı olanlar hariç) geçirmiyorum" diyebilmiş ve savaşın dışında kalmayı başarmıştır.

·       En önemli maddelerden biri de "Türkiye kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karsısında sayarsa, Türkiye savaş durumu geçiş rejimini uygulamaya başlayacaktır" ifadesidir.

Bu madde Türkiye'ye, henüz savaş çıkmadan bile "ben risk görüyorum" diyerek Boğazları kapatma yetkisi verir. Bu, diplomatik bir zaferdir.

Bunları halkımız bilmese de Türk ve Atatürk düşmanları iyi bilir, onların Montrö karşıtlığı tesadüf değildir. 

*********************************

HATAY'IN İLHAKI 

Hayatının son iki senesinde, Atatürk'ün Türk Milletine iki büyük hediyesi olmuştur. Bunlardan biri Montrö Sözleşmesi, diğeri Hatay'ın ilhakıdır. 

Montrö ve Hatay aynı diplomatik aklın ürünüdür.

Hatay süreci karmaşık ve riskliydi çünkü doğrudan bir toprak ilhakı söz konusuydu. Hatay'da da Atatürk, yaklaşan II. Dünya Savaşı'nın ayak seslerini kullandı.

Fransa Nazi Almanya'sı tehdidi altındaydı. Hatay için Türkiye ile savaşmayı göze alamazdı. Atatürk, Fransa'nın bu zayıflığını gördü ve "Eğer Hatay'ı vermezseniz, yaklaşan savaşta Türkiye'yi kaybedersiniz" mesajını verdi.

Hastalığının en ağır döneminde Adana ve Mersin'e giderek ordunun başında poz verdi. Bu "gerekirse savaşırım" restiydi.

Hatay'ın ilhakı da büyük bir savaşa girilmeden diplomatik deha ve caydırıcılıkla başarılmıştır.

Ortadoğu'da yaşanan savaşların Türk Milletine Montrö ve Hatay hediyesinin ne kadar değerli olduğunu anlamamıza ve Büyük Atatürk'ü şükran ve minnet duygularıyla anmamıza vesile olmasını diliyorum.

*********************************

BOĞAZ'DA YENİ NATO KOMUTANLIĞI VE MONTRÖ

İran Körfezi'nde savaş sürerken, Güneydoğu'da NATO Müşterek Kolordu Karargâhı ve arkasından Anadolu Kavağı'nda bir NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağı haberlerini okuyoruz.

İstanbul Boğazı'nda bir NATO (fiilen ABD kontrolünde) Deniz Unsur Komutanlığı kurulması şu riskleri taşır:

Montrö ile "Boğazlar'ın tek hâkimi Türkiye'dir" kuralı tescillenmiştir. Boğaz'ın kalbine NATO karargâhı yerleştirmek, Montrö'yü ve Türkiye'nin Boğazlardaki egemenliğini tartışmaya açar.

Montrö, Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin gemilerine tonaj ve süre sınırı koyar. Ancak Boğaz'ın kalbinde sabit bir askeri karargâhın varlığı, bu kısıtlamaları fiilen anlamsızlaştırabilir.

Atatürk'ün 1936'da kovduğu "komisyon" ruhunun NATO kılıfıyla geri dönmesi riskini taşır. Egemenlik paylaşılamaz; paylaşıldığı anda zayıflar.

Boğaz'ın tam girişinde bir NATO komutanlığı, Karadeniz'i bir "NATO Gölü" yapma projesinin parçası olarak değerlendirilir. Bu durum, Türkiye'yi Rusya ile doğrudan karşı karşıya getirerek Montrö'nün bize sağladığı "tarafsız bölge" avantajını yok eder.

Karar vericiler şu soruya cevap vermelidir: 1936'da Boğazlar'dan "Uluslararası Komisyonu" kovan Atatürk, bugün yaşasaydı, Boğaz'da NATO Komutanlığına izin verir miydi?

 

Ruhittin Sönmez

02.04.2026

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 2
    SEVDİM
  • 2
    BEĞENDİM
  • 2
    ALKIŞ
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

02
NİSAN

2026

Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü

Ruhittin Sönmez'in 'Hürmüz Kilidi ve İstanbul Boğazlarının statüsü' adlı köşe yazısı... Devamı

30
MART

2026

Çözüm sürecinin aktörleri ve hedefleri

Ruhittin Sönmez'in 'Çözüm sürecinin aktörleri ve hedefleri' adlı köşe yazısı... Devamı

23
MART

2026

Halkımız İran'ın yanında devletimiz karşısında

Ruhittin Sönmez'in 'Halkımız İran'ın yanında devletimiz karşısında' adlı köşe yazısı... Devamı

19
MART

2026

Aktif tarafsızlık ve direnen İran'a saygı

Ruhittin Sönmez'in 'Aktif tarafsızlık ve direnen İran'a saygı' adlı köşe yazısı... Devamı

12
MART

2026

Mezhep din değildir

Ruhittin Sönmez'in 'Mezhep din değildir' adlı köşe yazısı.... Devamı

02
MART

2026

Yeni Ortadoğu tasarımında sıra İran'da

Ruhittin Sönmez'in 'Yeni Ortadoğu tasarımında sıra İran'da' adlı köşe yazısı... Devamı

16
ŞUBAT

2026

Düyûn-u Umumiye ve Abdülhamid güzellemesi

Ruhittin Sönmez'in 'Düyûn-u Umumiye ve Abdülhamid güzellemesi' adlı köşe yazısı... Devamı

12
ŞUBAT

2026

Yolsuzlukla mücadele iddiası da çöktü

Ruhittin Sönmez'in 'Yolsuzlukla mücadele iddiası da çöktü' adlı köşe yazısı... Devamı

05
ŞUBAT

2026

Sapık ilişkiler, şantaj ve casusluk örgütleri

Ruhittin Sönmez'in 'Sapık ilişkiler, şantaj ve casusluk örgütleri' adlı köşe yazısı... Devamı

02
ŞUBAT

2026

Yaş aldıkça gençleşmek

Ruhittin Sönmez'in 'Yaş aldıkça gençleşmek' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Goldman’dan Petrol Üretimi İçin Kritik Uyarı
Dünya

Goldman’dan Petrol Üretimi İçin Kritik Uyarı

Goldman Sachs, Hürmüz Boğazı açılırsa petrol üretiminin hızla toparlanabileceğini açıkladı.

ABD ve İran anlaştı Petrol fiyatları sert düşüşle 100 doların altına indi
İş Dünyası

ABD ve İran anlaştı Petrol fiyatları sert düşüşle 100 doların altına indi

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı'nın açık kalması şartıyla İran ile 2 haftalık ateşkesi kabul etmesi, Brent petrolün varil fiyatını yüzde 13'ten fazla düşürerek 94 dolar seviyesine çekti.

Bakan Uraloğlu açıkladı! Türk gemileri Hürmüz Boğazından güvenle ayrıldı
Dünya

Bakan Uraloğlu açıkladı! Türk gemileri Hürmüz Boğazından güvenle ayrıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle Körfez'de bekleyen Türk sahipli 3 geminin Hürmüz Boğazı’nı sorunsuz geçerek bölgeden ayrıldığını duyurdu.

İran'dan Hürmüz Boğazı resti! Düşman unsurlarına kapalı kalacak
Dünya

İran'dan Hürmüz Boğazı resti! Düşman unsurlarına kapalı kalacak

İran lideri Ali Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı'nın küresel ticarete açık olduğunu ancak İran düşmanı ülke ve askeri unsurlara kapalı tutulacağını açıkladı.

Hürmüz Boğazı'ndaki enerji krizi Asya ekonomilerini ve günlük yaşamı sarstı
Dünya

Hürmüz Boğazı'ndaki enerji krizi Asya ekonomilerini ve günlük yaşamı sarstı

Hürmüz Boğazı'ndaki fiili kapanma sonrası enerji arzı kesilen Asya ülkelerinde; yakıt karnesi, uzaktan çalışma ve sanayide üretim durdurma kararları alındı. Çin’den Hindistan’a, Filipinler’den Sri Lanka’ya kadar geniş bir coğrafyada ulusal acil durum tedbirleri devreye girdi.

Hürmüz Boğazı Kapatıldı, Küresel Enerji Piyasaları Tehlikede
Dünya

Hürmüz Boğazı Kapatıldı, Küresel Enerji Piyasaları Tehlikede

Kararın ardından bölgede tanker hareketliliğinin durduğu, gemi takip sistemlerinde boğazdaki tanker ve yük gemilerinin hızlarının sıfıra düştüğü bildirildi.