Ruhittin Sönmez

İBB İddianamesi ve siyasetin finansmanı

Ruhittin Sönmez'in 'İBB İddianamesi ve siyasetin finansmanı' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

İBB İDDİANAMESİ VE SİYASETİN FİNANSMANI

Ekrem İmamoğlu ve ekibi hakkında düzenlenen "İBB İddianamesi" 3800 sayfadan fazla uzunlukta bir metin. Bu iddianamenin siyasi ve hukuki tarafları var. Ancak bu yazıda sadece dolaylı rüşvet mekanizması iddialarını ele alacağım.

İddianameye göre, belediyeden ihale almak; imar planı, siluet onayı, ruhsat gibi işlemlerin yerine getirilmesi; usulsüzlüklerin giderilmesi gibi işler için bazı iş insanlarından "İBB adına kreş yaptırma/ kreşe maddi katkı sağlama," yardım kartları, market hediye çekleri, giyim mağazası kartları almaları istenmiş. 

Savcılık bunları "rüşvet alma" ve "örgüt finansmanına örtülü aktarım" olarak niteliyor. 

AA'nın haberine göre; İddianame, "kreş, okul, spor salonu" gibi kamuya yardım söylemiyle iş insanlarının ikna edilmeye çalışıldığını, fakat bu yardımın büyük kısmının nakit veya taşınmaz olarak örgüte yönlendirildiğini iddia ediyor. Ayrıca bu bağışların bir "sistem" hâlinde süreklilik kazandığı ileri sürülüyor.

İddianameye göre, "suç örgütü lideri" olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu, 2014 Beylikdüzü Belediye başkanlığından başlayarak "CHP'yi ele geçirmek" ve Cumhurbaşkanı olmak için bu "suç örgütünü" kurmuş... (Bu siyasal kurgu mantıksal olarak tutarlı değil. Ancak biz finans konusuna odaklanalım.)

İş adamı Sarp Yalçınkaya'nın, Ekrem İmamoğlu'nun adamlarına "Seçimi kazanmamız için en az 2 milyar dolara ihtiyaç var"dediği iddiası da bu çerçevede aktarılmış.

Henüz mahkeme kararı yok, bunlar iddiadan ibaret. Savunmayı dinlemek gerek.

*******************************

ŞARTA BAĞLI "BAĞIŞLAR"

Benzer iddialar geçmişte AKP yönetimindeki İstanbul Belediyesi için de dile getirilmişti. Sadece İstanbul Belediyesi değil, birçok AKP'li belediyeler ve kamu kurumlarında bir kısım dernekler ve vakıflara bağış yaptırmak suretiyle "siyasetin finansmanı" için bir mekanizma kurulduğu iddia ediliyordu. 

Devletten veya belediyelerden alınan ihalelerin belli yüzdelerini, yönlendirilen vakıf ve derneklere, bağış adı altında vermekzorunda kalanlar için Prof. Dr. Hayrettin Karaman'ın verdiği fetva çok tartışıldı. 

"Devletten ihale alanların, gönülsüz bile olsalar hayır kurumlarına bağış yapmalarına" cevaz veren Karaman fetvasını şöyle teviletmişti: "İhale almış, para kazanmış bir kimseyi, iş olup bittikten sonra bir yetkili, bir hayır kurumuna yardıma davet ederse ve o da yardım ederse bu rüşvet olmaz' dedim, yine diyorum." (Yeni Şafak, 24 Ocak 2014)

İhale alıp, iş olup bittikten sonra mı "hayır yapmaya davet edildi" yoksa ön şart olarak mı" bağış" yaptırıldı, bunu ispatlamak kolay olmaz. 

Ama Karaman bile "İhale veya işin bağış şartına bağlanmasının" caiz olmayacağını söylüyor.

Peki, bugüne kadar savcılarımız AKP'li belediyelerin dini hizmet yaptıkları söylenen dernek ve vakıflara yönlendirdikleri "bağış" mekanizmasının siyasetin finansmanında, seçim kazanmak amacıyla veya şahsi zenginleşme aracı olarak kullanılıp kullanılmadığını araştırdı mı? 

Gerçek bir ahlaki kaygı ve hukuka uyma çabası olduğuna ve yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna inanabilsek, İBB iddianamesinden bir "temiz eller operasyonu" ümidi doğması gerekirdi. Ama muhalefete de iktidara oy veren seçmenler de "bu davanın siyasi olduğu" kanaatinde.

*******************************

FIKIH VE MEVCUT HUKUKA GÖRE; BAĞIŞ MI RÜŞVET Mİ?

İBB İddianamesinde "Kamudan ihale alan iş insanlarından, kurumlara ya da sosyal yardım çalışmalarına katkısı yapmalarının istenmesi 'rüşvet' olarak tanımlanmış. Aslında bu tanımlama yanlış değildir. Çünkü;

TCK 252 – Rüşvet: "Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir kişiye menfaat sağlanması" rüşvettir. Menfaatin adının "bağış", "kreş", "kart" olması sonucu değiştirmez.

TCK 250 – İrtikap: Kamu görevlisi, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi icbar / ikna suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlatırsa irtikap oluşur.

Ayrıca görevi kötüye kullanma (TCK 257), nüfuz ticareti (TCK 255) de devreye girebilir.

İslam Hukuku (Fıkıh) ile mevcut TCK açısından bu suçlara bakış benzerdir. Zaten Hayrettin Karaman bile "Bir yerlere yardım edecek diye bir kimseye 'layık, ehil, en iyisi, en hesaplısı, kamu için en yararlısı olmadığı halde' ihale verilirse yapılan ihanet olur ve elbette caiz olmaz" diyerek bir düzeltme yapmıştı.

Özetlersek; Belediye görevlileri "kreş bağışını", "hediye çeklerini", "dernek ve vakıflara bağışları" işin yapılması şartına bağlamışlarsa, Rüşvet veya İrtikap söz konusu olur.

İş adamı "ruhsatım çıkmaz, işim yürümez" korkusuyla veriyorsa İrtikap boyutu ağır basar.

Bağış, gerçekten iş bittikten sonra, bağımsız, şeffaf ve gönüllüyse, başlı başına suç teşkil etmez. Ama "süreklilik arz eden" bir hale gelmişse, siyaseten ciddi etik sorun doğurur.

*******************************

UYGULAMALAR BENZER, YARGILAMALAR FARKLI

Bu uygulamaların kamu kurumlarında ve diğer belediyelerin çoğunda yaygın olduğunun herkes farkında. Genel veya yerel iktidarı ele geçirenler -yasal olmasa da- bu güçlerini siyasetin finansmanını sağlamak veya zenginleşmek için kullanıyorlar.

Suçun yaygın olması onu suç olmaktan çıkarmaz. Ama herkesin kırmızı ışıkta geçtiği bir trafik düzeninde bazılarını cezalandırırsanız, toplum bunun adil olmadığını düşünür.

Mesela Reza Zarrab'ın rüşvet verdiğini söylediği bakanlar ciddiyetle yargılansaydı bu duygu oluşmazdı. Hafızalarda sadece para sayma makineleri, çelik kasalar, ayakkabı kutuları ve servet değerindeki kol saatleri görüntüleri kaldı.

Aziz İhsan Aktaş örgütü dosyasında, bu şahsın sadece CHP'li belediyelerden aldığı değil, AKP'li belediyeler ve kamu kurumlarından aldığı ihaleler de incelense idi bu vicdani kanaat değişebilirdi.

İktidara yakın dernek ve vakıflara yapılan büyük meblağlı bağışlar sıkı bir denetimden geçirilse muhaliflere "düşman hukuku uygulanıyor" savunması çürütülebilirdi.

Özellikle "CHP'li belediyeleri silkeleyin" talimatı sonrası yapılan yargı operasyonlarının hukuki olduğuna inanmamız için, iktidar belediyeleri ve kamu kurumlarına yönelik aynı tür iddialar aynı kararlılıkla soruşturulmalıdır. 

Siyasetin finansmanını kayıtlı, şeffaf ve denetlenebilir hale getirmek zorundayız.  

Bu yapılmazsa ve "bağış" ile "rüşvet" arasındaki sınırı hukuk ve din yorumları açıkça çizmezse, bu suçların/ günahların bedelini bütün millet ödemeye devam edeceğiz.

 

Ruhittin SÖNMEZ

17.11.2025

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

ANKARA- İmamoğlu’ndan “Millet Şahidimdir” Kitabına Toplatma İddiasına Tepki
Siyaset

ANKARA- İmamoğlu’ndan “Millet Şahidimdir” Kitabına Toplatma İddiasına Tepki

ANKARA- Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, savunmasının yer aldığı ve Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel tarafından basım aşamasında hakkında “toplatma kararı” alındığı açıklanan “Millet Şahidimdir” adlı kitapla ilgili açıklama yaptı.

Ekrem İmamoğlu CHP'den İstifa Etti: “YENİ Bir Yol Açıyoruz”
Siyaset

Ekrem İmamoğlu CHP'den İstifa Etti: “YENİ Bir Yol Açıyoruz”

Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 17 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. İmamoğlu, mesajında Türkiye'nin geleceğine ilişkin yeni bir siyasi yürüyüş çağrısı yaptı.

İmamoğlu’nun “Çerçeve Yasa” Açıklaması Sonrası YENİ Parti’de Kritik Karar: Vekiller Serbest Bırakıldı
Siyaset

İmamoğlu’nun “Çerçeve Yasa” Açıklaması Sonrası YENİ Parti’de Kritik Karar: Vekiller Serbest Bırakıldı

Tutuklu bulunan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla TBMM gündemindeki “çerçeve yasa” tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu, paylaşımında YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in siyaset çizgisine ve yürüttüğü mücadeleye destek verdiğini belirtti.

Özgür Özel: "Ekrem İmamoğlu, Erdoğan'ı 5'inci Kez Yenmesin Diye Hapiste"
Siyaset

Özgür Özel: "Ekrem İmamoğlu, Erdoğan'ı 5'inci Kez Yenmesin Diye Hapiste"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde düzenlenen "500 Gündür Süren Hukuksuzluğa Karşı Adalet İçin Yürüyoruz" programına katıldı. Beylikdüzü Belediyesi önünden binlerce kişinin katılımıyla Yaşam Vadisi'ne yürüyen Özel, burada yaptığı konuşmada, 19 Mart'ta yaşanan sürecin üzerinden 500 gün geçtiğini belirterek iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Avrupa Konseyi'nden İmamoğlu Davasına İlişkin Adil Yargılanma Uyarısı
Siyaset

Avrupa Konseyi'nden İmamoğlu Davasına İlişkin Adil Yargılanma Uyarısı

Komiser, yargılama sürecinde yaşanan gelişmelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan temel haklar bakımından yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Dilek Kaya İmamoğlu: “Ekrem İmamoğlu Savunmasını Yapmak İstedi, Buna İzin Verilmedi”
Siyaset

Dilek Kaya İmamoğlu: “Ekrem İmamoğlu Savunmasını Yapmak İstedi, Buna İzin Verilmedi”

Toplantıda konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, önceki gün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında yaşananları eleştirerek, eşi Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellendiğini savundu.