Ruhittin Sönmez

Türkiye'nin en zayıf tarafı

Ruhittin Sönmez'in 'Türkiye'nin en zayıf tarafı' adlı köşe yazısı...

Ruhittin Sönmez

TÜRKİYE'NİN EN ZAYIF TARAFI

Bir yandan ABD/ İsrail ikilisinin Suriye ve İran üzerindeki kısa ve uzun vadeli planları tıkır tıkır işliyor. Diğer yandan bununla bağlantılı olduğundan şüphe duymadığımız "Öcalan'la müzakere süreci" kapsamında yapılan görüşmeler devam ediyor.

Öcalan da Kandil ve Suriye'deki PKK güçlerinin başındaki teröristler de ABD/ İsrail'in çizdiği rotadan bir milim bile sapamazlar. DEM bunların içinde en etkisiz eleman konumundaki aracıdır.

PKK/Öcalan tarafı güya silah bırakacakları vaadiyle Türkiye'nin Milli Devlet yapısını bozup, federasyon tarzı bir yapılanmaya geçmesini istiyor. Bu başarılırsa, iki aşama sonrası Türkiye'den de bir parçanın koparılarak, kurulması planlanan "Büyük Kürdistan" projesinin ilk adımı olacak.

Bunun yapılması ancak "yeni anayasa" ile mümkün olabilir. DEM desteğiyle yapılacak "yeni anayasa" ile bu yeni yapılanmanın temeli atılır. Buna karşılık Erdoğan'ın ömür boyu Cumhurbaşkanı olabilmesinin yolu açılır.

****

Netanyahu birlikte yaptıkları basın toplantısında ABD Başkanı Trump diplomatik teamüllere aykırı sevgi beyanlarıyla, Erdoğan'dan çok yüksek beklentileri olduğunu üstü kapalı olarak ifade etti.

Bu demektir ki ABD çok yakın gelecekte Türkiye'yi çok önemli tercihlere zorlayacak.

***********************************

ABD'NİN BEKLENTİLERİ MİLLİ ÇIKARLARIMIZA TERS

ABD/ İsrail'in Türkiye'den beklentilerinin ne olduğu sır değil:

· Türkiye İsrail'in güvenliğini tehlikeye sokacak hiçbir girişimde bulunmasın.

· "Gazze'nin boşaltılması" için Türkiye destek versin.

· Suriye'deki -halen terör örgütü olarak gördüğümüz- SDG (PKK/YPG/PYD) Türkiye tarafından tanınsın ve desteklensin.

· İran ile başlatacakları muhtemel bir savaşta, Türkiye ABD/ İsrail'in tarafını desteklesin.

****

Oysa ki Türkiye'nin milli çıkarları bu beklentilerin tam tersidir:

· İsrail ile komşu olmak çok tehlikelidir. İsrail'in Suriye ve İran'da etkinliğini artırmaması gerekir.

· "Gazze'nin boşaltılması" demek buranın İsrail toprağı olduğunu kabul etmek yani on binlerce şehit kanıyla sulanmış toprakların soykırımcı bir devlete peşkeş çekilmesi demektir. Ahlaki ve stratejik açıdan felakettir.

· Suriye'de, İsrail için bir garnizon devlet olarak kurulmaya çalışılan ve güçlü bir düzenli orduya dönüştürülen, SDG/PKK/PYD güçlerinin tasfiye edilmesi şarttır.

· İran ile ABD/ İsrail savaşı başladığında Türkiye'nin tarafsız kalması, her iki tarafla ilişkilerini iyi komşuluk çerçevesinde sürdürmesi gereklidir. (Suriye iç savaşında taraf olunmasının zararlarını, Rusya- Ukrayna Savaşında tarafsız olmanın yararlarını gördük.)

***********************************

TÜRKİYE'NİN TERCİHİ NASIL OLABİLİR?

Türkiye yakın tarihimizde de böyle çok önemli tercihlere zorlandı.

AKP iktidara geldiğinde KKTC ile Kıbrıs Rum Yönetimi arasında bir anlaşma yapmaya zorlandı. Erdoğan ve AKP yönetimi milli kahraman, büyük devlet adamı Rauf Denktaş'ı dışlayarak Annan Planını destekledi. Kıbrıslı Türkler üzerinde baskı kurarak, "yes be Annem" kampanyaları ile bu planın Türk tarafı referandumunda, yüzde 65 ile kabulünü sağladı. (Nisan 2004) Ancak bereket Rum tarafındaki referandumda yüzde 75 "hayır" çıktığı için plan devreye giremedi. Annan Planını Rumlar da kabul etseydi bugün KKTC'de Türk varlığı kalmayacaktı.

****

Ağustos 1990'da Irak ordusunun Kuveyt'e girmesiyle başlayan Birinci Körfez Savaşında, ABD Türk Ordusunun da Irak'a girmesini istedi. Cumhurbaşkanı Özal bu teklifi "Türkiye'yi federasyon yapıp Kerkük ve Musul'u bir federe devlet olarak Türkiye'ye bağlamak" hayaliyle kabul etti. Fakat Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay, Başbakan Yıldırım Akbulut, TBMM Başkanı ve bazı akil devlet adamları direndiler. Torumtay istifa etti. Özal kararını geri almak zorunda kaldı.

20 Mart 2003'te İkinci Körfez Savaşı ile Irak'ın İşgaline karar veren ABD'nin bizden talepleri oldu. Güneydoğu bölgemizin tamamında üsler kuracak, Trabzon ve Sabiha Gökçen Havalimanları dahil birçok stratejik alanlarımızı kullanma hakkını elde edecekti. TBMM'de 1 Mart 2003 tezkeresi geçmemiş ve NATO müttefiki olan Türkiye, bu işgal için topraklarının kullanılmasını reddetmiştir.

****

ABD yönetimleri iki Körfez Savaşındaki Türkiye'nin tutumunu hiç unutmadı. Türkiye'nin de ancak kurumların ve kurulların çalışmadığı bir tek adam yönetiminde olması halinde her istediğini yaptırabileceğini gördüler. "Keşke Türkiye de -Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi- bütün zaaflarını, yanlışlarını, haram servetlerini bildiği liderlerin yönettiği ülkeler gibi olsaydı" diye düşündüler.

Bu tür otokrat liderler ömür boyu ülkelerini yönetmek isterler. İktidardan düştüklerinde kaybedecekleri o kadar çok şey vardır ki koltuklarını kaybetme riskini göze alamazlar. Bunların ülke içinde güçlü kalması ve onları dizginleyecek kurumların ve kuralların olmaması ABD'nin işine gelir.

***********************************

EN BÜYÜK RİSKİMİZ: TEK ADAM REJİMİ

Elbette şu anda Türkiye ekonomisinin çok kırılgan yapısı büyük risktir. "Hukukun siyasallaşmasının" ekonomiye olumsuz etkilerini görmeye devam ediyoruz.

En son 19 Mart 2025 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibinin tutuklanmasıyla başlayan süreçte üç haftada Merkez Bankası rezervinden 37 Milyar dolar kaybettik.

Fakat bence en zayıf tarafımız "çok güçlü bir tek adam yönetiminde olmaktır." Kuvvetler ayrılığı yok. Yasama, yürütme, yargı ve idare bir siyasi lidere bağlı. Artık Türkiye'nin milli yararlarına en uygun seçeneği tartışabilecek bir "ortak akıl" mekanizması da yoktur. Tek adamın yanlış kararlarına karşı çıkabilecek kurumlar kalmamıştır.

Üstelik, Erdoğan ömür boyu Cumhurbaşkanı olmayı istemektedir. Ancak aday olmasına Anayasa engeli, aday olsa bile seçmen desteğinin azalmış olması gibi zorluklar var.

Erdoğan tek çıkış yolunu DEM desteğini almak, bunun için PKK ve patronlarıyla anlaşmaya varmakta görürse diye endişe ediyorum.

Bu durumda bizi bölünmekten sadece yüce Tanrının yardımı kurtarabilir. Tıpkı Kıbrıs referandumunda Rum tarafına "hayır" oyu verdirdiği gibi bir mucize olur mu dersiniz?

 

14.04.2025

Ruhittin SÖNMEZ

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 1
    BEĞENDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

10
EYLÜL

2026

Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı

Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı

18
AĞUSTOS

2026

İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi

Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”
Siyaset

Ağıralioğlu’ndan Faiz Kararı Değerlendirmesi: “Milletimizin Sorduğu Soru Çok Basit: Ben Ne Zaman Rahatlayacağım?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eylül ayı faiz kararının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşım yapan Ağıralioğlu, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olmasına rağmen vatandaşın krediye erişmekte zorlandığını ve hayat pahalılığının devam ettiğini belirtti.

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”
Siyaset

DEVA Partili Karal: “Mazot Yüzde 108 Arttı, Destek Yüzde 50; Bunun Neresi Müjde?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretim desteklerindeki artışı “müjde” olarak duyurmasına tepki gösterdi. Karal, son iki yılda mazot ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde yaşanan artışın desteklerdeki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, “Çiftçinin desteğini artırdık diyorlar ama alım gücünün daha fazla düştüğünden bahseden yok” dedi.

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”
Siyaset

DEVA Partili Ekmen: “Adeta İntihar Salgını Var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan intihar vakalarına dikkat çekti. İntiharların yalnızca bireysel ve psikolojik nedenlerle ele alınamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra özellikle gençleri tehdit eden yasa dışı bahis ve madde kullanımına işaret etti.

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin’den Cezaevlerindeki Doluluk Ve Tutuklama Uygulamalarına Tepki

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranları, tutuklama uygulamalarının istisna olmaktan çıkarılması ve cezaevi yatırımlarına ağırlık verilmesine tepki gösterdi. Şahin, mevcut tablonun ceza infaz sistemindeki sorunların yanı sıra hukuk sistemindeki krizleri de ortaya koyduğunu savundu.

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!
Siyaset

DEVA Partili Elif Esen: Dijital Şiddet Viral Olduktan Sonra Değil, Örgütlenirken Durdurulmalı!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, son dönemde yeniden gündeme gelen C31K (Cehennemin 31. Katı) ve Yakuptv44 gibi grupların şiddet içerikli paylaşımları ve tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, dijital ortamda örgütlenen şiddet ağlarına karşı yalnızca hesap kapatmanın yeterli olmadığını belirterek, önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.

Ankara Mansur Yavaş’tan Erdoğan Görüşmesi ve Siyasi Tartışmalara İlişkin Açıklama
Yerel Yönetim

Ankara Mansur Yavaş’tan Erdoğan Görüşmesi ve Siyasi Tartışmalara İlişkin Açıklama

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından kamuoyunda yapılan değerlendirmelere ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Hakkında ortaya atılan iddialara ve siyasi senaryolara yanıt veren Yavaş, önceliğinin Ankara’ya hizmet olduğunu vurguladı.